İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda ekip ruhu sahada olduğu kadar iftar sofralarında da kendini gösteriyor. Ramazan ayında kurulan sofralar, ekip üyelerinin imece usulüyle hazırladığı çorbalardan salatalara, pilavlardan diğer yemeklere kadar her birinin katkısıyla şekilleniyor. Ateş savaşçıları sofralarını kurarken ihbar geldiğinde ise tereddüt etmeden görev başına geçiyor.
“AÇLIK YA DA SUSUZLUK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ DEĞİL”
Torbalı Çaybaşı İtfaiye Grubu’nda da itfaiye personeli iftar sofralarında bir araya geliyor. Ancak görev her zaman öncelikli. Güney Bölge Amiri Türkay Kaptan, “İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı olarak insanların canını ve malını korumak için çalışıyoruz. Ramazan ayında iftar anında bile vaka çıkabiliyor. Böyle anlarda ekiplerimiz bir dakika bile durmadan görevine koşuyor. Döndüklerinde iftarlarına devam ediyorlar. Açlık ya da susuzluk bizim için önemli değil. Önceliğimiz her zaman yurttaşların can güvenliği” dedi.
“BİZİM İÇİN ÖNCE CAN KURTARMAK”
Güney Bölge Amirliği’nde İkinci Posta Gruplar Amiri Uğur Şahin, bölgenin kırsal yapısı nedeniyle arazi ve ot yangınlarının sık yaşandığını belirterek, “Ramazan ayında yemeklerimizi genellikle arkadaşlarla imece usulü yapıyoruz. Ancak yemek sırasında vaka geldiğinde herkes yemeğini bırakıp araçlara koşuyor. Bir dakika içerisinde tüm personel hazırlanıp araçlara biniyor ve çıkış yapıyoruz. Bizim için önce can ve mal kurtarmak geliyor” ifadelerini kullandı. 14 yıldır görev yapan İtfaiye Çavuşu Uğur Ayvaz da iftar sofralarında herkesin kendi istediği yemeği hazırladığını söyledi.
GÖREV BİTİNCE ORUÇLAR AÇILIYOR
19 yıllık itfaiye eri Ramazan Karakoç, ihbarların iftar saatine denk geldiğini hatırlatarak, “Benim gibi birçok arkadaşım oruçlu. Hepimiz 24 saat görev başındayız. İzmir’de milyonlarca insanın canına ve malına zarar gelmesin diye tetikte bekliyoruz. Bazen ihbarlar tam iftar saatine denk geliyor. Olaya gittiğimiz zaman önceliğimiz yangını söndürmek ve yurttaşların canını kurtarmak oluyor. Önce işimizi yapıyoruz, ardından su veya ayran ile iftarımızı açıyoruz. Yangını tamamen kontrol altına aldığımızda grubumuza dönerek yemeğimizi yiyoruz” dedi.
“BİZİM ÖZEL GÜNLERİMİZ OLMUYOR”
9 ay önce göreve başlayan itfaiye eri Gül Akın, özel günlerde bile görevlerinin öncelikli olduğunu belirterek, “Bizim özel günlerimiz, bayramlarımız olmuyor. Her zaman görevimizin başındayız. Birinin canının yanmaması, kimsenin burnunun kanamaması için elimizden geleni yapıyoruz. İftar yapmadan yangına ya da başka bir olaya gittiğimiz zaman o an aklıma ne açlık ne de susuzluk geliyor. Aklımdaki tek şey tehlikede olan insanlar oluyor” dedi.
“YEMEKLERİMİZİ KENDİMİZ YAPIYORUZ”
İki yıldır itfaiye eri olarak görev yapan Batuhan Olgun, yemeklerini genellikle kendi hazırladıklarını belirterek, “Burada yemeğimizi kendimiz hazırlıyoruz ya da bazen dışarıdan alıyoruz. Güzel yemekler yapıyoruz ama vaka geldiğinde her şeyi bırakıp göreve koşuyoruz. Çünkü önceliğimiz bu. Bugün yaptığımız yemekler ve özellikle çorba çok güzeldi” ifadelerini kullandı.