İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali, Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında İZOTAŞ tarafından yaklaşık 80 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildi. İZOTAŞ, 25 yıllık işletme süresince sözleşme kapsamında brüt cirosu üzerinden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne pay ödedi.
İZOTAŞ Hukuk Müşaviri Mehmet Dinçer, Yap-İşlet-Devret modelinin sıradan bir kiralama ilişkisi olmadığını belirterek, yatırımın finansmanı, inşası ve işletme riskinin İZOTAŞ tarafından üstlenildiğini ifade etti. Dinçer, “İZOTAŞ, belediyenin inşa ettiği hazır bir tesisi kiralayarak faaliyete başlamadı. Terminalin finansmanını sağladı, tesisi inşa etti ve yatırım riskini üstlendi. Yap-İşlet-Devret modelinin özü, yatırım bedelinin ve işletme süresinin birlikte değerlendirilmesine dayanır. Bu nedenle İZOTAŞ’ın 25 yıllık süreçteki hukukî konumu sıradan bir kiracı ya da geçici işletmeci gibi ele alınamaz” diye konuştu.
İZOTAŞ’IN KİRACILIK HAKKINA HUKUKİ DAYANAK VURGUSU
İZOTAŞ Hukuk Müşaviri Mehmet Dinçer, taraflar arasındaki sözleşmede İZOTAŞ lehine düzenlenen öncelik hakkının, otogarın gelecekteki yatırım ve işletme modeli belirlenirken şirketin teklifinin öncelikli olarak değerlendirilmesini gerektirdiğini belirtti. Dinçer, öncelik hakkı ile devamında oluşan kiracılık hakkının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sözleşmenin sona ermesinin ardından yasal süre içerisinde herhangi bir tahliye ihtarı göndermediğini ve sonrasında tahliye davası açmadığını söyleyen Dinçer, İZOTAŞ’ın sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında4 Aralık 2023 itibarıyla kendiliğinden birer yıllık dönemlerle yenilenen kira sözleşmesine dönüştüğünü kaydetti.
İZOTAŞ’TAN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE ÇAĞRI
Dinçer, “Sözleşmenin İZOTAŞ’a tanıdığı öncelik hakkının ve devamında oluşan kiracılık hakkının işletilmesini istiyoruz. Kaldı ki Yap-İşlet-Devret sözleşmesi yalnızca başlangıç ve bitiş tarihinden ibaret değildir. İZOTAŞ’ın üstlendiği finansman, yapım ve işletme sorumlulukları ile sözleşmede kendisine tanınan haklar bir bütündür. Büyükşehir Belediyesi, sürenin sona erdiğini söylerken aynı sözleşmede yer alan öncelik hakkını ve devamında oluşan kiracılık hakkını görmezden gelemez. İdarenin yalnızca kendi lehine gördüğü hükümleri esas alması, hukukî güven ve sözleşmeye bağlılık ilkeleriyle bağdaşmaz İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, İZOTAŞ’ın sözleşmeden doğan öncelik haklarını ve kiracılık hakkını inceleyerek tekliflerini gerekçeli biçimde değerlendirmesini istiyoruz” dedi.
İZOTAŞ’TAN İZMİR OTOGARI İÇİN YENİ YATIRIM MESAJI
İZOTAŞ’ın İzmir Otogarı’nın yenilenmesine yönelik çalışmalarını sözleşme süresi sona ermeden yıllar önce başlattığını belirten Dinçer, “2018 yılında hazırlanan yenileme projesinde, belediyenin ilgili birimlerinin 2030 yılı projeksiyonları ile ulaşım ve transfer merkezi ihtiyaçları dikkate alındı. Yenileme projesi, dönemin koşullarında yaklaşık 20 milyon avroluk yatırım öngörüyordu. Yıllar önce yenileme projesi hazırladık, belediyenin teknik birimleriyle görüştük ve yatırım irademizi ortaya koyduk. Bugün de yeni yatırım yükümlülükleri üstlenmeye ve terminali çağdaş bir ana transfer merkezine dönüştürmeye hazırız” dedi.Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken, öncelik hakkını ve devamında oluşan kiracılık hakkını görmezden gelmek değil; İZOTAŞ’ın teklifini belirlenmiş ölçütler üzerinden değerlendirmek ve kararını gerekçeleriyle açıklamaktır. Sözleşmeden doğan bir hakkın sessiz kalınarak ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca İZOTAŞ’ın sözleşmesinin4 Aralık 2023 tarihi itibarıyla kendiliğinden birer yıllık dönemlerle yenilenen kira sözleşmesine dönüştüğü görüşündeyiz. İZOTAŞ ayrıcalık istemiyor; yatırımını yaptığı terminal için sözleşmeyle kendisine tanınan öncelik hakkının ve devamında oluşan kiracılık hakkının uygulanmasını istiyor. İzmir Otogarı’nın geleceği ancak sözleşmeye bağlılık, şeffaf değerlendirme ve yeni yatırım iradesiyle belirlenebilir”