İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığı altında faaliyet gösteren “Afet ve Risk Yönetimi Şube Müdürlüğü”nün adının “Deprem Risk Yönetimi Şube Müdürlüğü” olarak değiştirilmesi ve Mühendislik Jeolojisi Şube Müdürlüğü’nün kapatılarak görevlerinin Zemin İnceleme Şube Müdürlüğü bünyesinde sürdürülmesi yönündeki karar, Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nin tepkisine neden oldu. 14 Eylül 2026 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulan karara ilişkin açıklama yapan oda, itirazlarının yalnızca bir müdürlüğün adının değiştirilmesiyle sınırlı olmadığını, asıl sorunun mühendislik jeolojisinin bağımsız ve uzmanlaşmış kurumsal yapısının ortadan kaldırılması olduğunu belirtti. İzmir’in çok sayıda jeolojik tehlikenin bir arada bulunduğu bir kent olduğunu vurgulayan oda, düzenlemenin “tasfiyeci ve indirgemeci bir yaklaşım” olduğunu ifade ederek mühendislik jeolojisinin belediyenin planlama, proje ve karar süreçlerindeki ağırlığının azaltılmaması gerektiğini savundu.

SORUN SADECE DEPREM DEĞİL
Afet ve Risk Yönetimi Şube Müdürlüğü’nün adının Deprem Risk Yönetimi Şube Müdürlüğü olarak değiştirilmesini eleştiren Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, afet yönetiminin yalnızca deprem üzerinden ele alınamayacağını belirtti. Açıklamada, “Yasa ile kurulmuş Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığı çatısı altında kurulan ‘Afet ve Risk Yönetimi Şube Müdürlüğü’ isminin ‘Deprem Risk Yönetimi Şube Müdürlüğü’ olarak değiştirilmesi, vahim bir hatadır. Zira sorun sadece deprem değil, deprem ve diğer doğa-insan kaynaklı afetlerin yönetimidir” ifadelerine yer verildi. İtirazlarının yalnızca müdürlüklerin isimlendirilmesine ilişkin olmadığını vurgulayan oda, “Asıl üzerinde durulması gereken konu, İzmir gibi çok sayıda jeolojik tehlikenin bir arada bulunduğu bir kentte mühendislik jeolojisinin bağımsız ve uzmanlaşmış kurumsal yapısının neden ortadan kaldırıldığıdır” dedi.
MÜHENDİSLİK JEOLOJİSİ SADECE ZEMİN İNCELEMESİ DEĞİL
Mühendislik jeolojisinin yalnızca zemin incelemesinden ibaret olmadığına dikkat çeken oda, çalışma alanının aktif tektonik, heyelan, kaya düşmesi, sıvılaşma, yeraltı suyu koşulları ile kaya ve zeminlerin mühendislik davranışlarından arazi kullanım kararlarına ve büyük mühendislik yapılarının jeolojik değerlendirilmesine kadar uzandığını belirtti. Açıklamada, “Mühendislik jeolojisi yalnızca ‘zemin incelemesi’ değildir. Mühendislik jeolojisi; aktif tektonikten heyelanlara, kaya düşmelerinden sıvılaşmaya, yeraltısuyu koşullarından kaya ve zeminlerin mühendislik davranışlarına, yer seçimi ve arazi kullanım kararlarından büyük mühendislik yapılarının jeolojik değerlendirilmesine kadar geniş bir çalışma alanını kapsamaktadır. Bu konuların tamamı, Jeoloji Mühendisliği meslek disiplini sınırları içerisinde tanımlanmıştır” denildi.
BELEDİYE PROJELERİNDE KRİTİK ROL ÜSTLENİYOR
Mühendislik jeolojisinin belediyenin çok sayıda hizmet ve projesinde farklı disiplinler arasında ortak bir çalışma zemini oluşturduğunu belirten oda, ulaşım master planı ve ulaşım projelerinden bina projelerine, kentsel dönüşümden rezerv alanlara, kat artış sahalarından mezarlık alanlarına ve altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda mühendislik jeolojisine ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Açıklamada, “Dolayısıyla belediyecilik hizmetleri arasında yer alan ulaşım master planı, ulaşım projeleri, belediye hizmet alanlarındaki binaların projelendirilmesi, kentsel dönüşüm için rezerv alanların belirlenmesi, katı atık sahalarının, mezarlık alanlarının belirlenmesi, altyapı çalışmaları vb. projelerin hazırlanması ve mevcut projelerden kaynaklı sorunların çözümünde (heyelan, kaya düşmesi vb.) eksikliklerin giderilmesine yardımcı, Jeoloji Mühendisliği’nin konusu olan Mühendislik Jeolojisi ne olan ihtiyaç, projelerdeki sorunların çözümlerinde farklı meslek disiplinleri ile iletişimde ortak dili kullanmada, acil müdahale, hataların düzeltilmesindeki gerekliliğinden kaynaklıdır” ifadeleri kullanıldı.
KURUMSAL AĞIRLIĞI ARTACAK MI AZALACAK MI?
Oda, Mühendislik Jeolojisi Şube Müdürlüğü’nün 2017 yılından itibaren belediyenin önemli çalışmalarında yeterince yer almadığını, bir takım işlerle görevlendirilerek pasif bir müdürlük konumunda bırakıldığını belirtti. Eylül 2026’da meclise sunulan düzenlemenin ise yıllardır gösterilen bu yaklaşımı doğrular nitelikte olduğu ifade edilirken, “Belediye bünyesinde daha da dikkatle alınarak kadrosunun zenginleştirilmesi, eğitilmesi, farklı meslek disiplinleri ile projelerdeki sorunların çözümlenmesinde kapsamında daha da bilgilendirilmesi gereken Mühendislik Jeolojisi Şube Müdürlüğü kapatılarak, görevlerinin Mühendislik Jeolojisi’nin inceleme alanlarından bir kısmını oluşturan ve şeflik düzeyinde Mühendislik Jeolojisi Şube Müdürlüğüne bağlı olması gereken bir birim olan Zemin İnceleme Şube Müdürlüğü bünyesinde sürdürülecek olması, cevaplanması gereken temel soruyu ortadan kaldırmamaktadır” denildi. Açıklamanın sonunda düzenlemenin belediyedeki kurumsal yapıya etkisine dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, “Bu değişiklik mühendislik jeolojisinin İzmir Büyükşehir Belediyesi içerisindeki kurumsal yetki, etkinlik ve karar süreçlerindeki ağırlığını artıracak mıdır, yoksa azaltacak mıdır?” sorusunu yöneltti. Oda, İzmir’in jeolojik gerçekliğinin idari kararlarla ortadan kaldırılamayacağını belirterek, mühendislik jeolojisinin kent yönetimindeki yerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın