Afetlerde bütünleşik risk yönetimi anlayışını ele almak ve yerel ölçekte dirençli kentler oluşturmaya yönelik yaklaşımları tartışmak amacıyla ‘Afetlerde Bütünleşik Risk Yönetimi: Dirençli Karabağlar Sempozyumu’ düzenlendi. Karabağlar Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyum, Muzaffer İzgü Toplantı Salonu’nda yapıldı.
Sempozyumun açılış konuşmasını yaparken önemli mesajlar veren Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, “İşin bütününe baktığımızda, kentsel dönüşüme en fazla ihtiyaç duyan ilçelerden birinin Karabağlar olduğunu açıkça söyleyebiliriz… Kentlerimizin sorunları ortada. Yaşadığımız afetler ve kayıplar ise hafızamızda… Yeni acılar yaşanmaması için daha hazırlıklı olmak, daha dirençli bir kent oluşturmak adına tüm çalışmalarımızı ekibimizle birlikte kararlılıkla ve sağlam adımlarla sürdürüyoruz” sözlerine dikkat çekti.
BU PLANLARI UYGULAMAYA NASIL DÖKECEĞİZ?
İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Mavi Büyüme Politikaları Birim Başkanı Dr. Saygın Can Oğuz, sempozyumun açılış konuşmasında, “Elimizde planlar ve stratejiler bulunmakla birlikte, afetlere hazırlık konusu da her gün gündemimizde yer alıyor. Asıl önemli soru ise şudur: Bu planları uygulamaya nasıl dökeceğiz? Bu alandaki kapasitemizi ve hazırlık düzeyimizi nasıl geliştireceğiz? Kalkınma ajansları olarak mevzuat gereği doğrudan uygulayıcı kuruluşlar değiliz. Ancak uygulamanın önünü açmak ve süreci güçlendirmek konusunda önemli bir rol üstleniyoruz. Özellikle yerel yönetimler başta olmak üzere uygulayıcı kurum ve kuruluşlar için gerekli bilgi altyapısını sağlamak, bölgesel gelişime ilişkin vizyonu oluşturmak ve kapasite eksikliği bulunan alanlarda iş birliklerini geliştirmek temel görevlerimiz arasındadır. Amacımız; ilgili kurum ve kuruluşları sağlıklı ve nitelikli bilgiyle desteklemek, karar alma süreçlerinin özellikle İzmir’de bilgiye dayalı şekilde güçlendirilmesine katkı sağlamaktır. Ajans olarak bu doğrultuda bir pozisyon ve sorumluluk üstleniyoruz. Bu kapsamda uyguladığımız teknik destek programları öne çıkıyor. Özellikle 2022 yılından bu yana yürüttüğümüz ‘Kentsel ve Mekânsal Çalışmalar’ başlığı altındaki teknik desteklerle; mekânsal planlamaya katkı sunan ve afet yönetimini de içeren çalışmalar ajandamızda önemli bir yer tutuyor” bilgisini paylaştı.
VERİMLİ VE BAŞARILI BİR PROJE SÜRECİ
Açıklamanın devamında Oğuz, “Biz ne kadar çeşitli çağrılar düzenlesek de süreç, esas olarak bu çağrılara yapılan başvurularla ilerliyor. Bugün bu etkinlikte detaylarını dinleyeceğimiz proje de Karabağlar Belediyemizin başvurusu üzerine, iş birliği içerisinde hayata geçirdiğimiz bir çalışmadır. Kentsel dönüşüm, İzmir’in temel ihtiyaçlarından biridir. Bu süreçlerin nitelikli bilgiyle yürütülmesi yalnızca Karabağlar için değil, tüm İzmir için örnek teşkil edecek bir çalışma niteliğindedir. Aynı zamanda bu tür projeleri tekil bir uygulama olarak değil, tekrarlanabilir ve model oluşturabilecek çalışmalar olarak değerlendirmek gerekir. Bu açıdan projenin önemli ve faydalı olduğuna inanıyorum. Yaklaşık altı-yedi aylık uygulama döneminde Karabağlar Belediyemizin proje ekibiyle uyum içinde çalıştığımızı özellikle vurgulamak isterim. Verimli ve başarılı bir proje süreci geçirdik. Bu vesileyle, çağrımıza başvurarak sürece katkı sunan Karabağlar Belediyemize, Sayın Belediye Başkanımız nezdinde teşekkür ediyorum. Ayrıca projede emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Projenin, afet yönetimi alanında İzmir’de yürütülen tüm süreçlere katkı sağlayacağına inanıyorum. Katılımınız için teşekkür ediyor, verimli bir etkinlik diliyorum” mesajını verdi.
ALTI AYLIK BİR PROJE SÜRECİ
“Afetlerin felakete dönüşüp dönüşmemesi büyük ölçüde bizlerin elindedir” diyerek sözlerine başlayan Karabağlar Belediyesi Başkan Yardımcısı Özlem Şenyol Kocaer ise, “Gerekli tedbirleri almak ve yeterli çalışmaları gerçekleştirmek kurumların sorumluluğundadır. Afetlerin doğa ve insan kaynaklı olarak ikiye ayrıldığını biliyoruz. Ancak her doğal olayın bir felakete dönüşmesi, çoğu zaman insan kaynaklı hatalardan ve gerekli önlemlerin zamanında alınmamasından kaynaklanmaktadır. Afetlere yönelik çalışmalara ne kadar erken başlar, plan ve programlarımızı ne kadar sağlıklı oluşturursak riskleri o ölçüde azaltabileceğimiz de açıktır. Bu noktada Birleşmiş Milletler Afet Risklerini Azaltma Ofisi’nin şu sözünü hatırlatmak isterim: ‘Afetleri önleyemeyiz; ancak etkilerini azaltmak bizim elimizde.’ Bu ifade, yaklaşımımız açısından son derece kıymetlidir. Biz de bu anlayışla, ‘Bütünleşik Risk Temelli Kentsel Dönüşüm Alanlarının Belirlenmesi ve Özgün Dönüşüm Stratejilerinin Geliştirilmesi’ projesini, İzmir Kalkınma Ajansı’nın teknik destek programı kapsamında hayata geçirmiş bulunuyoruz. Altı aylık bir proje süreci yürüttük. Bu süreçte İzmir Kalkınma Ajansı ekibiyle birlikte, biraz önce Saygın Bey’in de ifade ettiği gibi, oldukça verimli bir çalışma dönemi geçirdik. Çalışma sonucunda Karabağlar ilçesine ait bütünleşik risk yönetimi çerçevesinde kentsel dönüşüm stratejileri önceliklendirilmiş durumdadır. Bu çıktının yalnızca kentsel dönüşüm çalışmalarına değil, belediyemizin diğer faaliyetlerine de katkı sunacağını ve önemli bir yol haritası oluşturacağını değerlendiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
RİSKLERİ TEK BİR TEHLİKE ÜZERİNDEN…
Söz konusu çalışmanın ilçe ölçeğinde önemli bir değeri bulunduğunu aktaran Kocaer, “AFAD ve diğer ilgili kurumların il ölçeğinde haritalar ve veriler üzerinden eylem planları geliştirdiğini görüyoruz. Bu projeyle birlikte, il ölçeğindeki veriler ilçe ölçeğine uyarlanmış ve Karabağlar’a özgü bir veri seti oluşturulmuştur. Artık Karabağlar ilçesine ilişkin risk azaltım stratejilerinin somut biçimde belirlendiğini söyleyebiliriz. Ayrıca bu proje, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında yer alan ‘Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar’ başlıklı 11. amaca da doğrudan katkı sağlamaktadır… Artık dünya ölçeğinde bu konunun yalnızca lokasyon bazında ya da mikro ölçekte değil, bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bütünsellikten kastım şudur: Biraz sonra değerli bilim insanlarımız ve uzmanlarımız konunun detaylarını aktaracaklar; projeye ilişkin teknik bilgileri de paylaşacağız. Ancak bugün geldiğimiz noktada şunu biliyoruz ki riskleri tek bir tehlike üzerinden, tekil biçimde değerlendirmek yeterli değildir. Tehlikeler çoğu zaman birbirini tetiklemekte ve birlikte çok daha büyük riskler oluşturmaktadır. Bu yaklaşım, artık dünya literatüründe yer alan ve yaygınlaşan bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma kapsamında da tüm tehlikeleri bütünleşik bir anlayışla ele aldık. Deprem, sel, yangın gibi doğal kaynaklı tehlikelerle birlikte insan kaynaklı riskleri de değerlendirdik; bunların birbirleriyle etkileşimini analiz ederek ortaya çıkan toplam risk üzerinden bütüncül bir plan oluşturduk. Ayrıca çalışmanın en değerli yönlerinden biri, konuyu yalnızca fiziki yapı stoku ve mekânsal alanlar üzerinden değil, sosyal kırılganlık boyutuyla da ele almış olmamızdır. Afetleri çoğu zaman yapılar ve fiziki durum üzerinden değerlendiriyoruz. Oysa bu yapıların içinde yaşayan bir toplumsal hayat, bir sosyal doku ve dikkate alınması gereken sosyoekonomik bir gerçeklik bulunmaktadır. Bu doğrultuda ilçemizi hem fiziki yapısı hem de sosyal yapısıyla birlikte değerlendiren, bütüncül bir risk analizi ve planlama çalışmasını hayata geçirmiş bulunuyoruz” şeklinde konuştu.
OSMAN AKSÜNER’DE KENTSEL DÖNÜŞÜM
Karabağlar’da kentsel dönüşüm konusunu bir kez daha vurgulayan Kocaer, “Bütüncül bir yaklaşımla değerlendirdiğimiz ve bir yol haritası olarak önümüze koyduğumuz bu çalışmaya paralel olarak yürüttüğümüz kentsel dönüşüm uygulamamız da bulunuyor. Belediye yönetimi olarak konuya şu çerçeveden bakıyoruz: Evet, risklerimizi ve önceliklerimizi bütünsel bir değerlendirmeyle ortaya koymak zorundayız. Mevcut ekonomik koşullar ortadadır; kamu kaynaklarının verimli ve etkin kullanılması büyük önem taşıyor. Bu nedenle, önceliklerimizi doğru belirlemeli ve kararlarımızı bu çerçevede almalıyız. Ancak zaman ne yazık ki aleyhimize işliyor. Her geçen gün, bu alanda somut adımlar atma sorumluluğumuzu daha da artırıyor. Bu bilinç ve sorumlulukla, Osman Aksüner Mahallemizde kentsel dönüşüm uygulamamızı başlatmış bulunuyoruz” sözlerini gündeme getirdi.
AFETLER ARTIK KAÇINILMAZ BİR GERÇEKLİK
Son sözü alan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay ise, “Biz Karabağlar’da; dönüşen, yaşayan ve yaşatan bir kent anlayışıyla, yapısal, yaşamsal ve sosyoekonomik tüm süreçleri kapsayan güçlü bir Karabağlar ailesi oluşturmaya çalışıyoruz. Afetler artık yaşadığımız ve kaçınılmaz bir gerçeklik olarak karşımızda duran süreçlerdir. Bu nedenle bu gerçeği kabul ederek hazırlıklı olmak zorundayız. Bugün burada, Karabağlar’ın tamamında riskleri bilimsel yöntemlerle ortaya koyduğumuz ve ilçe belediyesi ölçeğinde bir ilk olma özelliği taşıyan çalışmamızı paylaşmanın gururunu yaşıyorum. Elli sekiz mahallemizde; depremden sele, iklim değişikliğinden sosyal kırılganlıklara kadar her türlü riski hem yapısal hem de toplumsal boyutlarıyla değerlendirdiğimiz kapsamlı bir veri çalışması gerçekleştirdik. Belirttiğim gibi bu, ilçe belediyesi ölçeğinde öncü bir çalışmadır. Bu çalışma sayesinde kentsel dönüşüm stratejilerimizi, önceliklerimizi ve atacağımız adımları çok daha doğru, planlı ve bilimsel bir zeminde ilerletiyoruz” yorumunda bulundu.
KENTSEL DÖNÜŞÜME EN FAZLA İHTİYAÇ DUYAN İLÇE
Kentsel dönüşüm, afetlere hazırlık ve toplumun afete dirençli hale gelmesi noktasında üç ayaklı bir çalışma yürüttüklerini aktan Başkan Kınay, “Kentsel Dönüşüm Müdürlüğümüz ile birlikte Osman Aksüner Mahallemizde başlattığımız birinci etap dönüşüm çalışması, yapısal dönüşümün önemli bir parçasıdır. Afet İşleri Müdürlüğümüz aracılığıyla yürüttüğümüz afetlere hazırlık çalışmaları, kurumsal kapasitemizi güçlendiriyor. Kent Konseyimiz, mahallelerimizdeki afet gönüllülerimiz ve ‘afete hazır mahalle’ anlayışıyla yürüttüğümüz toplumsal bilinçlendirme faaliyetleri ise toplumun dirençli hale gelmesini hedefliyor. Bunların yanı sıra, bugün paylaştığımız proje gibi; bilimi, mühendisliği ve akademik çalışmaları esas alan, ancak aynı zamanda toplumla bağını güçlü tutan bir yol haritasını da hayata geçirmiş bulunuyoruz. Tüm bu ayakları eş zamanlı ve uyum içinde yürütmeye çalışıyoruz… İşin bütününe baktığımızda, kentsel dönüşüme en fazla ihtiyaç duyan ilçelerden birinin Karabağlar olduğunu açıkça söyleyebiliriz. Tüm kentlerimizin acil biçimde kentsel dönüşüme ihtiyacı var. Biz Karabağlar’da; tüm kurumlarla iş birliği içinde, mevzuata, yasaya ve yönetmeliklere uygun; bilimi ve planlamayı esas alan, aynı zamanda halkımızla süreci açıkça paylaşan bir anlayışla ilerliyoruz... Kentlerimizin sorunları ortada. Yaşadığımız afetler ve kayıplar ise hafızamızda… Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Yeni acılar yaşanmaması için daha hazırlıklı olmak, daha dirençli bir kent oluşturmak adına tüm çalışmalarımızı ekibimizle birlikte kararlılıkla ve sağlam adımlarla sürdürüyoruz. Bu proje, İzmir Kalkınma Ajansı ile birlikte yürüttüğümüz bir teknik destek çalışmasıdır. Bu vesileyle İzmir Kalkınma Ajansı’na ve değerli ekibine, Karabağlar Belediyemizde emek veren çalışma arkadaşlarıma, projeye katkı sunan akademisyenlerimize ve her zaman yanımızda olan Karabağlar ailemize teşekkür ediyorum” mesajını verdi.
AFET RİSKLERİNDEN KENTSEL DÖNÜŞÜME
Açılış konuşmalarının ardından iki oturum halinde yapılan sempozyumda; deprem riskleri, sosyal kırılganlık, iklim değişikliği, kentsel ısı adası etkisi ve kentsel dönüşüm başlıkları bilimsel ve yerel ölçekte ele alındı. ‘Afet Risklerinin Çok Boyutlu Yapısı ve Bütünleşik Yaklaşımlar’ başlıklı birinci oturumun moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hilmi Evren Erdin üstlendi. Oturumda; Prof. Dr. Himmet Karaman, ‘Yapılı Çevrede Deprem Risk Analizleri’ başlıklı sunumuyla deprem tehlikesini, Prof. Dr. Melike Tekindal, ‘Afet Kimin İçin Afet? Afete Dirençli Toplumların İnşasında Sosyal Hizmet ve Sosyal Hasargörebilirlik’ başlığı altında sosyal boyutu, Doç. Dr. Nurdan Erdoğan, ‘Bütünleşik Afet Riski Perspektifinden Kentsel Isı Adası ve İklim Değişikliği’ sunumuyla iklim krizinin kentlere etkisini, Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan ise ‘Afetlerden Çıkarmamız Gereken Dersler’ başlıklı konuşmasıyla deneyim ve çıkarımları paylaştı. ‘Karabağlar İlçesi Özelinde Bütünleşik Risk Temelli Yaklaşım’ başlıklı ikinci oturumda ise Karabağlar Belediyesi’nden Özge Uzun, ‘Bütünleşik Risk Temelli Kentsel Dönüşüm Alanlarının Belirlenmesi ve Özgün Dönüşüm Stratejilerinin Geliştirilmesi’ konulu sunumuyla Karabağlar’a ilişkin çalışmaları aktardı.