İZMIR

Kemalpaşa’da maden tepkisi: Suyumuz ve tarım ürünlerimiz tehlike altında

Kemalpaşa’da Yukarı Kızılca Mahallesi’nde devam eden maden arama çalışmalarına tepki gösteren bölge halkı ve doğa savunucuları, sondaj faaliyetlerinin içme suyu kaynakları ile tarım alanlarını tehdit ettiğini savundu. CHP’li Meclis Üyesi Ahmet Cemil Balyeli, “Üç köyün içme suyu risk altında. Aynı zamanda Kemalpaşa’nın kirazı ve zeytinlikleri zehirlenecek” dedi

Kemalpaşa Belediye Meclisi’nin ağustos ayı ilk toplantısında gündem, Yukarı Kızılca Mahallesi’nde sürdürülen maden arama çalışmaları oldu. Bölgede çok sayıda ağacın kesilmesine neden olduğu belirtilen çalışmalara karşı çıkan köylüler, topraklarına ve su kaynaklarına sahip çıkmak için meclis toplantısına katıldı. Kemalpaşa Bölge Halkı ve Doğa Savunucuları tarafından hazırlanan açıklamayı CHP’li Meclis Üyesi Ahmet Cemil Balyeli okudu. Balyeli, maden sondaj çalışmalarının bölgenin içme suyu kaynakları ve tarımsal üretimi açısından ciddi risk oluşturduğunu ileri sürdü. Balyeli, “Planlanan ve şu anda sondaj çalışmaları devam eden Mahmut Dağı ve civarı kireçtaşından oluşan devasa bir süngerdir. Bu alandan beslenen 2 kaynak ile Yukarıkızılca, Aşağıkızılca ve Örnekköy mahallelerimizin içme suyu karşılanmaktadır. Bu üç mahallemizde yaşayan insan sayısı tamı tamına 8239 kişidir” ifadelerini kullandı.

“SONDAJDA KULLANILAN KİMYASALLAR SU KAYNAKLARINA ULAŞABİLİR”

Bölgenin jeolojik yapısına dikkat çeken Balyeli, kireçtaşının geçirgen bir yapıya sahip olduğunu belirterek, sondaj sırasında kullanılabilecek malzemelerin yer altı sularına karışabileceğini iddia etti. Balyeli açıklamasında, “Kireçtaşı geçirgen bir yapı olup buraya düşen her damla su çeşmelerimizden içme suyu olarak akmaktadır. Şu anda her geçen dakika suyumuz zehirlenmektedir” dedi. Sondaj çalışmalarında kullanılan suyun Armutlu Çayı’ndan alındığını öne süren Balyeli, Bayramlı Mahallesi ile Bayındır’a bağlı Çınardibi Mahallesi’nde arıtma tesisi bulunmadığını, kanalizasyon sularının Armutlu Çayı’na aktığını savundu. Balyeli, “Firmanın sondaj sırasında kullandığı suyu şu anda Armutlu Çayı’ndan aldığını tespit ettik. Üç köyün kanalizasyonunun aktığı bu sudan alınan kaynak, sondaj alanlarından süzülerek çeşmelerimize ulaşmaktadır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir” diye konuştu.

“KEMALPAŞA KİRAZI VE ZEYTİNLİKLERİ ZARAR GÖREBİLİR”

Maden çalışmalarının yalnızca içme suyunu değil, bölgenin tarımsal üretimini de tehdit ettiğini belirten Balyeli, Kemalpaşa’nın coğrafi işaretli kirazına ve zeytinliklerine dikkat çekti. Balyeli, “Bu pis su sadece bu üç köyü değil bütün Kemalpaşa havzasını etkilemektedir. Üzerinde durduğumuz topraklar sıradan bir arazi değil; Kuzey Yarımküre'nin ilk hasadını veren, Coğrafi İşaretli Kemalpaşa Kirazı ve asırlık zeytinliklerimiz tam olarak bu havzanın içindedir” ifadelerini kullandı. Bölgedeki kaynak sularının tarım alanlarında kullanıldığını belirten Balyeli, “Suyumuzun zehirlenmesi demek ürünlerimizin de zehirlenmesi demektir” dedi.

“ÇALIŞMALAR. DERECE DOĞAL VE ARKEOLOJİK SİT ALANINDA”

Açıklamada, iş makinelerinin çalışma yaptığı alanın doğal ve arkeolojik açıdan korunması gereken bir bölge olduğu da vurgulandı. Bölge halkı adına yapılan açıklamada, “İş makinelerinin ormanı yararak girdiği alan, İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından resmi olarak sınırları çizilmiş ‘1. Derece Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı’dır” denildi. Açıklamada ayrıca, bölgede yaşayan endemik türlere dikkat çekilerek, “Efe Çenberi gibi dünyada sadece ve sadece bu dağın zirvelerinde yaşayabilen dar yayılışlı endemik türlerin evi; kılıfına uydurulmuş ‘kapasite bölme’ hüllesiyle veya ‘arama ruhsatı muafiyetiyle’ yerle bir edilemez” ifadeleri kullanıldı.

“BAŞKA KEMALPAŞA YOK”

Bölge halkı, maden faaliyetlerinin sona ermesinin ardından ortaya çıkabilecek çevresel sorunların yerel halkı etkileyeceğini savundu. Açıklamada, “Maden cevheri bitip şirket bölgeyi terk ettiğinde, arkasında kalacak olan zehirli açık ocak göllerinin ve silikozis hastalarının faturası şirketin bilançosuna değil; doğrudan yerel halkın sağlığına ve belediyenin kısıtlı altyapı bütçesine kesilecektir” denildi. Kemalpaşa Belediye Meclisi’nden destek isteyen bölge halkı, belediyenin ilgili kurumlar nezdinde açılacak hukuki süreçlere dahil olmasını talep etti. Açıklama, “Dağımızı, suyumuzu, zeytinimizi çamurlu bir ranta kurban etmeyeceğiz. Çünkü başka Kemalpaşa yok” sözleriyle sona erdi.