- İzmir
- 09.01.2026 19:51
KESK İzmir'den zam ve enflasyon karşı iş bırakma kararı
KESK İzmir Şubeler Platformu, TÜİK verileriyle açıklanan maaş artışlarının kamu emekçilerini yoksulluğa mahkûm ettiğini vurguladı. Artan kira ve vergilerle alım gücünün eridiğini belirten emekçiler, talepleri karşılanmazsa 14 Ocak’ta iş bırakacaklarını duyurdu
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte 2025 yılına ilişkin enflasyon tablosu netleşti. Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 olarak açıklanırken, yıllık enflasyon oranı yüzde 30,89 oldu. Açıklanan verilerle birlikte memur ve memur emeklilerinin maaş artışları da belli oldu. Buna göre, 6 aylık enflasyon farkı yüzde 6,85 olarak hesaplanırken, bu orana yüzde 11’lik toplu sözleşme zammının eklenmesiyle memur ve emeklilerin 2026 yılının ilk altı ayı için alacağı zam yüzde 18,6 olarak belirlendi. Enflasyon rakamları ve maaş artışlarının açıklanmasının ardından KESK İzmir Şubeler Platformu üyesi kamu emekçileri, 14 Ocak Çarşamba günü iş bırakma kararı aldıklarını duyurdu. KESK İzmir Şubeleri iş bırakma eylemi öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Basın açıklamsını okuyan KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Başak Edge Gürkan, memur maaşlarının alım gücünün yıllar içinde ciddi biçimde düştüğünü vurgulayan Gürkan, gelir adaletsizliğinin derinleştiğini, kamu emekçilerinin yoksullaşırken sermaye kesimlerinin büyüdüğünü belirtti. Taleplerinin ek zam, güvenceli ücret, grevli toplu sözleşme hakkı ve sosyal destekler olduğunu kaydeden Gürkan, bu nedenle 14 Ocak’ta iş bırakacaklarını açıkladı.

ESKİ HALİMİZİ ARAR OLDUK
Mevcut iktidarın “Yeni Türkiye” söylemine gönderme yapıarsk, emeğiyle geçinen kesimlerin eski günleri arar hale geldiği vurgulayan Gürkan, 'Hakem Dayatması İle Biten Son Toplu Sözleşme hükmünü yitirdi. 5 Ocak’ta açıklanan TÜİK verilerine göre enflasyon farkı ve taban aylığına bin TL zam dâhil maaşlarımız ortalama yüzde 20 artacak. Ama hepimiz biliyoruz ki enflasyon farkı geçtiğimiz altı ayda yaşadığımız hayat pahalılığını “sözde” telafi etmek için verilen bir fark. Üstelik TÜİK’in sanal verilerine göre, ki gerçek enflasyonun yarısı bile değil. Kamu emekçileri ve emeklileri olarak 2026’ya ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile başlıyoruz. Buna karşın 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı. Ocaktan itibaren kiralar yüzde 35 artacak. Aralıkta 55 bin TL maaş alıp 25 bin TL kira veren bir memurun enflasyon farkı dahil maaşı 66 bin TL olacak. Buna karşın kirası 33 bin 720 TL’ye çıkacak. Yani maaş artışının neredeyse tamamı kiraya artışına gidecek. Üstelik maaşlarımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi, bir kez daha Yeniden Değerleme Oranının altında tutuldu. Yani maaş artışımız yine cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak" diye belirtti.
HER GÜN FAKİRLEŞİYORUZ
Memur maaşları erirken her geçen gün fakirleştiklerini söyleyen Gürkan, "10 yıl önce en düşük memur maaşı ile 17 adet çeyrek altın alınabiliyordu. Bugün 6 adet bile alınamıyor. 25 yıl önce Türkiye’de bir memur emekli olduğunda emekli ikramiyesi ile ortalama standartlarda bir ev alabiliyordu. Bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamıyor. 25 yıl önce ortalama memur emeklisi aylığı asgari ücretin 2 katıydı. Bugün asgari ücretin dahi altına inmiş durumda. Gündem biz olunca ‘kaynak yok’ diyorlar. Oysa bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılıyor. Bizlerin gelirleri küçülürken büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar oldu. Antidemokratik uygulamalar yoksullaştırma politikalarına rıza üretmek için dayatılıyor. Bizleri biat eden modern kölelere dönüştürmeye çalışıyorlar. Tam da bu yüzden tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır. İnsanca yaşanacak ücret yoksa demokrasi de yok. Bir avuç azınlığın lehine olan bu gelir adaletsizliğini, biz seçmedik" dedi.
14 OCAK'TA İŞ BIRAKIYORUZ
Memurların yaşadığı kayıpların telafisi için taleplerini sıralayan Gürkan, "Maaşlarımızda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılması, 2024 Temmuzdan itibaren hayata geçirilen “İlave seyyanen ödeneğin” taban maaşlarımıza yansıtılması, iki yıl önce verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesi: Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesi, mülakatın kaldırılması, Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesi, en geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulması, en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılması, kira, kreş ve yol desteği verilmesi, Talepleriyle 14 Ocak 2026 Çarşamba günü tüm yurtta üretimden gelen gücümüzü kullanacak, iş bırakacağız. Bizler biliyoruz ki haklarımızı ancak ortak mücadele ile alabiliriz, bu sebeple tüm kamu emekçileri sendikalarını mücadelede birleşmeye ve ortak mücadeleye çağırıyoruz" dedi.
Kaynak : HABER MERKEZİ