KEMAL ÖZKURT / Martı TAG firmasının İzmir’de ‘paylaşımlı yolculuk yönetmeliği’ çıkarılması talebiyle UKOME’ye başvuracağının duyurulmasından bir gün önce, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın resmi itiraz dilekçesini İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’ne sunduğu açıkladı. Oda, paylaşımlı yolculuk adı altında yürütülen faaliyetin mevzuata aykırı ticari taşımacılık olduğunu savunarak, yeni bir yönetmelik çıkarılmasının hukuka ve ulaşım planlamasına aykırı olduğunu vurguladı. Oda Başkanı Erkan Özkan, sürecin geriden izlenmediğini vurgulayarak, “Bu şehirde korsan taşımacılığa karşı duruşumuz sözde değil, belgelerle, dilekçelerle ve hukuki girişimlerle ortadadır. İzmir esnafı yalnız değildir, bu şehir sahipsiz değildir” ifadelerini kullandı. Özkan, taksici esnafının alın terini ve meslek onurunu korumak için geri adım atmayacaklarını vurguladı.
SÜRECİ GERİDEN İZLEYEN DEĞİL, İNİSİYATİF ALAN TARAFIZ
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, Martı TAG’ın başvurusundan önce UKOME’ye resmi dilekçelerini sunduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Korsan taşımacılığa karşı duruşumuz sözde değil, belgelerle, dilekçelerle ve hukuki girişimlerle ortadadır. Kim ne zaman ne yaptıysa hepsi kayıt altındadır. Taksici esnafımızın alın terini, ekmeğini ve meslek onurunu korumak için gereken her adımı atmaya devam edeceğiz. İzmir esnafı yalnız değildir. Bu oda, bu meslek ve bu şehir sahipsiz değildir."
MEVZUATA AYKIRI FAALİYET HUKUKİ GÖSTERİLEMEZ
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın UKOME’ye sunduğu dilekçede, sahada yürütülen faaliyetin sürekli, ücret karşılığı ve dijital platform üzerinden organize edilmesi nedeniyle hukuken “ticari yolcu taşımacılığı” niteliği taşıdığı açıkça vurgulandı. Emniyet birimlerinin sahadaki denetimlerinde bu kapsamda değerlendirilen araçlara cezai işlem uygulandığı, araçların trafikten men edildiği ve bağlandığı hatırlatıldı. Dilekçede, yönetmelik çıkarılması talebiyle bu denetim ve yaptırımların etkisiz hale getirilmek istendiği, bunun ise dolaylı olarak emniyet birimlerinin görev yapmasının engellenmesi anlamına geldiği kaydedildi. Hukuka aykırı bir faaliyetin, sonradan çıkarılacak bir yönetmelikle hukuki zemine oturtulmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edildi. UKOME’nin görevinin fiili durumları sonradan meşrulaştırmak değil, kamu yararı doğrultusunda şehir içi ulaşımı planlamak ve mevcut mevzuat çerçevesinde düzenlemek olduğu vurgulanan dilekçede, “paylaşımlı yolculuk yönetmeliği” talebinin kabul edilmemesi gerektiği görüşü bildirildi. Dilekçenin sonunda, şehir içi ulaşımın Ulaşım Master Planı, mevcut mevzuat ve kamu düzeni ilkeleri çerçevesinde değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği ifade edildi.