Sayfa Yükleniyor...
İzmir’de 5 yıldır süren otizmli çocuğa tecavüz davasında Hakim, Sanık U.’nun tutukluluk halinin devam etmesine, delillerin ise Adli Tıp Kurumu tarafından yeniden incelenmesine karar verdi
AYSELİN UZUN - İzmir’de faaliyete gösteren ODER isimli otizm derneğinde 2018 yılında yaşandığı öne sürülen cinsel istismar, kamuoyunda büyük tepkiye yol açmıştı. Otizmli çocuğun çantasına anne P. tarafından yerleştirilen ses kayıt cihazı sayesinde Eğitmen U. ve Otizmli çocuk A.’nın arasında geçen şüpheli diyalog ortaya çıktı. Fakat sanık U. başından beri suçlamaları reddederek, bahsi geçen olayın yaşanmadığını, ses kaydının çarpıtıldığını belirtti. Bunun üzerine Yargıtay, ses kaydına ilişkin bilirkişi raporu ve cinsel istismar bulgusuna rağmen bir önceki duruşmada, sanığa verilen 30 yıl hapis cezasını bozdu. Son olarak bugün Bayraklı’daki İzmir 12 Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşen duruşmada, Hakim, sunulan delillerin Adli Tıp Kurumunca yeniden incelenmesine, ses kaydının sanığa ait olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi isteyerek, bu süreçte sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme sonrasında karara ilişkin konuşan davacı anne P. ise, “Sanığın tutukluluktaki 5. Yılı doldurulmaya çalışılıyor. Sonrasında serbest kalacak diye korkuyorum.” Dedi.
İSTİSMAR ÇOK AÇIK
Davacı anne P.’nin avukatları, sanığın bir an önce hak ettiği cezayı almasını talep ettiklerini belirterek,“ Mahkemeye sunulan ses kaydında çocuğun istismara uğradığı çok açık. Ses kaydının reddedip çocuğun kabız olduğunu iddia ediyorlar. Fakat ses kaydında kullanılan üslup ve derin nefes sesleri bunun aksini gösteriyor. Orada bulunması gereken görevli dışarıya çıkıyor ve bu olay gerçekleşiyor. Görevli ise kamera kayıtlarını unutup ben de oradaydım yönünde ifade veriyor. Ancak böyle bir şey yok. Burada alenen yalan var. O sebeple sanığa verilen ve sonrasında bozulan 30 yıl hapis cezasının yeniden verilmesini talep ediyoruz.” diye konuştu.
HAYATIM MAHVOLDU
Mahkemeye görüntü aramayla bağlanan Sanık U. 2018’den bu yana hem kendinin hem ailesinin psikolojik olarak yıprandığını belirterek’ “ Benim hayatım mahvoldu. Ben bu duruma alıştım artık. Maalesef alıştırdılar ama ailem de benimle birlikte yandı. 5 yıl oldu hala ses kaydından bahsediliyor. Oysa ki çocuğun da beyanı var. Üstünü çıkarmadığım, onun canını yakmadığım yönünde. Ben eveleneceğim evlenemiyorum. Bu durum her kararımı etkiliyor.” Sözlerini etti.
SERBEST KALACAK DİYE KORKUYORUM
Anne P., tutukluluk halinin devamı kararını eleştirerek, “ Sanığın tutukluluktaki 5. Yılı doldurulmaya çalışılıyor. Sonrasında serbest kalacak diye korkuyorum. Ses kaydında her şey ortada. Ancak hala gereken ceza verilmiyor. Bozulan 30 yıl hapis cezasının tekrar verilmesini talep ediyorum.” Dedi.
HABER MERKEZİ