İZMIR

Phoenix Antik Kenti araştırmaları İEÜ’ye emanet

İzmir Ekonomi Üniversitesi, Phoenix Antik Kenti’ndeki arkeolojik çalışmaları üstlendi. Dr. Öğretim Üyesi Asil Yaman yönetimindeki proje, Bozburun Yarımadası’nı dünyaca ünlü bir kırsal turizm merkezine dönüştürmeyi ve bölgenin UNESCO adaylığına katkı sağlamayı hedefliyor.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde yer alan ve 2 bin 600 yıllık geçmişiyle dünyanın en değerli kültürel miraslarından biri olarak gösterilen Phoenix Antik Kenti’ndeki arkeolojik kalıntıları belgelemek için 5 senedir süren yüzey araştırması ve kazı çalışmaları, artık İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin (İEÜ) yürütücülüğünde devam edecek. İEÜ bünyesine katılan Dr. Öğretim Üyesi Asil Yaman’ın direktörlüğünü üstlendiği ‘Phoenix Arkeoloji Projesi’, geçmiş uygarlıkların yaşantısını gün yüzüne çıkararak Bozburun Yarımadası’nı dünyaca ünlü bir ‘kırsal turizm merkezi’ haline getirecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle 30 kişilik deneyimli ekip tarafından sürdürülen bilimsel araştırmalar, 2026 özelinde Phoenix’in kuzeyindeki Taşlıca ve Söğüt köylerinde yoğunlaştırılacak. Araştırmalar sırasında belgelenen kültür varlıkları korunarak, bölgenin UNESCO adaylığına giden sürece de büyük katkı sağlayacak.

“YENİ NESİL BİR ARKEOLOJİ PROJESİ OLARAK ÇALIŞMAMIZ DİKKAT ÇEKİYOR”

Projeye dair detaylı bilgiler paylaşan Dr. Asil Yaman, Phoenix Antik Kenti’nde yalnızca kazı çalışmaları yapmadıklarını, aynı zamanda çok yönlü bir kültürel coğrafya okuması gerçekleştirdiklerini vurguladı. İnsan, doğa, mimarlık ve üretim pratikleri arasındaki ilişkileri çözümleyerek 2 bin 600 yıllık geçmişi günümüzle buluşturmayı amaçladıklarını belirten Dr. Yaman, şunları söyledi: “2021 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi izniyle yürütülen çalışmalar kapsamında sistematik yüzey araştırmaları, mimari belgeleme, arkeolojik analizler ve kültürel miras eğitim projeleri gerçekleştiriliyor. Proje; arkeoloji, mimarlık, jeoloji, ekoloji, tarih ve antropoloji gibi farklı disiplinleri bir araya getiren bütüncül yaklaşımıyla çağdaş arkeolojinin sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk ilkelerini sahaya taşıyor. Bölge halkından da çok destek görüyoruz. Onlar da süreci merakla takip ediyor. Halkla iç içe yürüyen, yeni nesil bir arkeoloji projesi olarak çalışmamız dikkat çekiyor.”

KIRSAL YAŞAM MODELİNİN SOMUT BİR ÖRNEĞİ

Dr. Asil Yaman, Phoenix Arkeoloji Projesi’nin özgün yaklaşımını açıklayarak, alanı dolanıklık (entanglement) kuramı çerçevesinde değerlendirdiklerini belirtti. Bu yöntem sayesinde mekansal düzen, üretim pratikleri ve gündelik yaşam, yalnızca fiziksel kalıntılar üzerinden değil, tarihsel, toplumsal ve çevresel ilişkiler ağı içinde okunabiliyor. Dr. Yaman, Phoenix’in tarih boyunca kendi kendine yetebilen ve sürdürülebilir kırsal yaşam modelinin somut bir örneği olduğunu vurguladı. Türkiye, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nden araştırmacıların yer aldığı proje, İzmir Ekonomi Üniversitesi çatısı altında Türkiye’nin en kapsamlı kırsal arkeoloji ve kültürel peyzaj araştırmalarından biri olarak öne çıkıyor.

“BİR SONRAKİ AŞAMADA KAZI ÇALIŞMALARI BAŞLAYACAK”

Dr. Yaman, Phoenix Antik Kenti’nin, sahip olduğu özgün kültürel peyzaj ve tarihsel süreklilik özellikleriyle ‘dünya mirasının’ da potansiyel adayı olduğunu dile getirdi. Dr. Yaman, “Bu doğrultuda bilimsel, mekansal ve yönetsel altyapının oluşturulmasına yönelik çalışmaları sürdürüyoruz. Projenin bir sonraki aşamasında arkeolojik kazı sürecinin başlatılması planlanıyor. Uzun vadeli bilimsel araştırma stratejisi ve alan yönetim planı çerçevesinde yapılandırılan çalışmalar, Phoenix’i uluslararası akademik ve kültürel platformlarda daha görünür kılmayı hedefliyor” dedi.

“SERGİ DÜZENLEMEYİ PLANLIYORUZ”

Önümüzdeki dönemde projeye ilişkin çalışmaları anlatan bir sergi düzenlemeyi de planladıklarını söyleyen Dr. Yaman, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Phoenix Arkeoloji Projesi, bilimsel araştırmayı çağdaş sanat üretimiyle de buluşturuyor. Taşlıca’da faaliyet gösteren Phoenix Arkeolojik Araştırma Merkezi (PAAM) bünyesinde yürütülen çağdaş sanat programı kapsamında sanatçılar; kırsal miras, su yönetimi sistemleri, üretim pratikleri ve yerel hafıza temaları üzerinden alanla etkileşime giriyor. Hazırlıkları süren bir sergi programımız da var. Buna ilişkin detaylar, önümüzdeki süreçte netleşecek. Phoenix’in kültürel peyzajı, yalnızca akademik bir araştırma konusu olmaktan çıkarak kamusal ve estetik bir tartışma alanına dönüşüyor. Böylece proje, geçmişi korumakla kalmayıp onu güncel üretimle yeniden yorumlayan dinamik bir kültürel platforma evriliyor.”