- İzmir
- 29.08.2025 17:22
İzmir Körfezi'nde geçen yıl kirlilik kaynaklı kötü koku ve balık ölümleri yaşanmıştı; benzer durumlar bu yıl da görüldü. Ancak alınan önlemler sayesinde balık ölümlerinde azalma gözlemlendi
İzmir Körfezi Bilim Kurulu Üyesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, sorunun derin ve uzun vadeli olduğunu vurgulayarak, “Körfez bu hale 40 yılda geldi. 1-2 yılda toparlanır demek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir” diye konuştu.
Prof. Dr. Özkan, geçtiğimiz yıl 70 ton balığın öldüğünü, bu yıl ise belediye verilerine göre 6 ton ölü balığın toplandığını ifade etti. Körfezdeki suyun berrak olmaması nedeniyle kamuoyunda herhangi bir iyileşme olmadığı yönünde bir algı oluşabileceğini belirten Özkan, alınan önlemlerin etkili olduğunu söyledi.
Körfezin yarı kapalı bir yapıda olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özkan, çevresindeki 33 derenin taşıdığı kirlilik yüküne dikkat çekti. Özellikle yaz aylarında, organize sanayi bölgelerinden geçen Ağıl Deresi ve Gediz Nehri'nin, yüksek miktarda kirli suyu iç körfeze taşıdığını ifade etti.
Balık ölümlerine karşı acil çözüm yöntemi olarak uygulanmasına karar verilen 'modifiye kil' yönteminde Bayraklı'nın pilot bölge seçildiğini belirten Prof. Dr. Özkan, "Kil ilk defa uygulanacağı için kısa vadede etkisi olabilir. Bu kil doğal değil, alüminyum sülfat açısından zengin modifiye edilmiş bir kil. Su kolonundaki birtakım organik ve inorganik maddeleri kendisine bağlayabiliyor. Ancak kil zamanla sedimente inecek. Sediment üzerine yığılması istediğimiz bir durum değil" diye konuştu.
Körfezin sadece su kolonundan ibaret olmadığını söyleyen Prof. Dr. Özkan, "Körfezi körfez yapan dipteki sediment yapısı. Siyahımsı, çamurumsu tabakanın sediment üzerinden uzaklaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Sedimentin eski haline dönmesi, su kolonundan çok daha zor" dedi.
Kirliliğin önlenmesinde halkın da rol alması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Özkan, "Organize sanayi bölgelerinde çok sayıda fabrika var. Bu fabrikaların arıtmalarını düzgün şekilde çalıştırması ve kontrol edilmesi gerekiyor. Derelerdeki insan kaynaklı atıkların iç körfeze geldiğini görüyoruz. Burada yaşıyorsak ve kordonda temiz su görmek istiyorsak elimizi taşın altına koymamız gerekiyor" dedi.
Körfezdeki sorunlardan birinin de derelerin betonlanması olduğunu belirten Prof. Dr. Özkan, "Betonlama çok uzun yıllar önce yapıldı. Şimdi körfezde bunun sonucunu görüyoruz. Dere yataklarını betonladığımız zaman oraya gelen organik madde ve yük olduğu gibi körfeze karışır. Beton dökülmeden önce yükün bir kısmı bitkiler, bir kısmı sediment tarafından tutuluyordu. Eğer körfeze dışarıdan çok fazla organik madde ve besin tuzu girerse körfezin bu hali alması kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.
Kaynak : DHA