- İzmir
- 07.01.2026 14:07
Soyer’den savcı mütalaasına Sokrates benzetmeli savunma
İZBETON davasında savcı mütalaasının ardından savunma yapan Tunç Soyer, Sokrates benzetmesiyle hakikat ve vicdan vurgusu yaptı. Mahkeme heyetinden hakkaniyet talep ederek suçsuzluğunun raporlarla yıkılamayacağını söyledi
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT İZBETON kooperatif davasında savcının esas hakkında mütalaasını açıklamasının ardından savunma yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem Başkanı Tunç Soyer, mahkeme salonunda dikkat çeken ve felsefi göndermeler içeren bir konuşma yaptı. Soyer, yargılamayı yalnızca kendisine yöneltilen suçlamalar üzerinden değil, adalet, vicdan ve hakikat kavramları çerçevesinde değerlendirdi. Suçsuzluğuna olan inancını vurgulayan Soyer, mahkeme heyetine seslenerek, “Hakkın ve hakkaniyetin yanında durmanızı, bu zulmü ortadan kaldırmanızı diliyorum. Bu dünyayı herkes için cennete çevirmek isteyen birine daha fazla cehennem yaşatmayın” sözleriyle savunmasının çerçevesini çizdi.
HAKİKAT KAYA GİBİ DURUR
Savunmasına Sokrates örneğiyle başlayan Soyer, tarihte haksızlığa uğrayan tek kişinin kendisi olmadığını belirterek, “2000 sene önce Sokrates’e haksızlık yapıldı. Suçsuz olduğunu bilmelerine rağmen idam ettiler. Sokrates ölüme giderken eşine ‘Üzülme, ya haklı olsalardı’ demiş” ifadelerini kullandı. Kendisi ve ailesinin suçsuzluğunu bilmenin verdiği güçle ayakta durduğunu söyleyen Soyer, “Hakikat kaya gibi, dağ gibi durur. Yel esse tozunu kaldırsa da, depremler sarssa da hakikatin heybetinden bir şey eksilmez. Suçsuz olduğum gerçeği yıllar geçse de raporlarla, bilirkişilerle çürütülemez” dedi. Soyer, hakikatin unutulmayacağını vurgulayarak, “Ne çekilen eziyetlerin acısı silinir ne de bunları çektirenlerin zalimliği yok olur. Sokrates ve onu yargılayanların hatırası, 2000 yıl sonra bugün bu salonda yeniden tazelenmiştir” diye konuştu.
VİCDAN KAYBOLURSA TOPLUM ÇÖKER
Mahkeme heyetine hitabında yargılamanın taşıdığı sorumluluğa dikkat çeken Soyer, “Ben özgürlüğümün ve onurumun peşindeyim, sizler ise hukuka uygun karar vermenin sorumluluğunu taşıyorsunuz. Atılan hiçbir adım boşluğa atılmaz, izleri silinmez” ifadelerini kullandı. Vicdan vurgusunu savunmasının merkezine alan Soyer, “Yüzyıllardır devletlerin çöküşünün temel nedeni ahlak ve vicdanda yaşanan çürümedir. Adaleti sağlamakla görevli yargı temsilcilerinin vicdansızlığı, yalnızca mağduru değil, toplumun adalete olan güvenini de yıkar. Vicdanın kaybolması toplumu bitirir” dedi. Bazı yargı mensuplarının mağdurların gözlerine bakamamasının “utanma duygusunun henüz kaybolmadığını” gösterdiğini söyleyen Soyer, bunun giderilmemesi halinde bedelinin gelecek kuşaklara yansıyacağını ifade etti. Savunmasının sonunda görev süresi boyunca yönettiği bütçelere de değinen Soyer, “Beş yıl boyunca 110 milyar lirayı aşan bütçe yönettim. İzmir’e 1 milyar euro, bugünün parasıyla yaklaşık 48 milyar lira finansman getirdim. Tek kuruş İzmir’in hakkını kimseye yedirmedim. Buna rağmen adımın iftiralarla lekelenmesini reddediyorum” dedi.
BU DOSYADA DOLANDIRCILIK YOK
Tunç Soyer’in kızı ve avukatı Defne Soyer, duruşmada yaptığı açıklamada yargılamaya sert tepki gösterdi. Altı aydır süren tutukluluğun hukuki bir dayanağının bulunmadığını savunan Soyer, “Artık isyan noktasındayım. 180 gündür bu dosyada neyi tartıştığımız belirsiz. Burada dolandırıcılık yok” ifadelerini kullandı. Bilirkişi raporuna da dikkat çeken Defne Soyer, yalnızca 30 sayfalık bir rapor için aylarca beklendiğini hatırlatarak, “2024 yılında kamu zararı tespiti yapılmış ama bu tespit nereden, nasıl çıkarılmış belli değil. Dosyaya baktığınızda her yerinden tutarsızlık fışkırıyor. Eğer böyleyse meclis üyeleri de mi zararın ortağı sayılacak?” dedi. Defne Soyer, ortada bir suç unsuru bulunmadığını vurgulayarak, “Suç yok ama Tunç Soyer altı aydır tutuklu. Bu hukuksuzluğun artık sona ermesi gerekiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Kaynak : HABER MERKEZİ