İZMIR

Taksici cinayeti İzmir’i sarstı: Her gün direksiyon başına ölüm korkusuyla geçiyoruz

İzmir’de taksi şoförlüğü yapan Deniz Örer, aracına müşteri olarak aldığı kişi tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından konuşan taksi şoförleri, gece yolcu alırken her an ölüm korkusu yaşadıklarını belirterek yetkililere seslendi: Biz sadece ailemize sağ salim dönmek istiyoruz.

İzmir’de yaşanan taksici cinayeti, meslektaşlarını yasa ve endişeye boğdu! Konak ilçesinde meydana gelen olayda 52 yaşındaki taksi şoförü Deniz Örer, aracına aldığı yolcu tarafından silahla vurularak hayatını kaybetti. Olayın ardından konuşan taksi şoförü Örer’in mesai arkadaşları, özellikle gece saatlerinde büyük bir tedirginlik içinde çalıştıklarını belirterek güvenlik önlemlerinin artırılmasını istedi. “Her gün direksiyon başına ölüm korkusuyla geçiyoruz. Can güvenliğimiz yok” diyerek yaşadıkları endişeyi dile getiren şoförler, emekli olup halen çalışmaya devam eden taksicilerin de yoğunlukta olduğunu hatırlattı.

İLKSES’e açıklamalarda bulunan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan da, “Basında yer aldığı gibi bir fiyat anlaşmazlığı söz konusu değildir. Olay, basında oldukça çarpıtılmıştır. Herhangi bir alışveriş ya da ücret tartışması yaşanmamıştır. Şüpheli, tamamen aracı gasp etme niyetiyle arkadaşımızı vurmuştur. Son bir buçuk–iki yıldır taksiciler üzerinden farklı algılar yaratılmaya çalışılıyor. Artık taksici esnafının ne kadar zor şartlar altında çalışarak evine ekmek götürdüğünün görülmesini istiyoruz” sözlerini gündeme getirdi.

CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK

Görüşlerine yer verdiğimiz bir taksi şoförü yaşadığı tedirginliği şu sözlerle anlattı: “Tedirginliğimizi, korkumuzu dile getirmek istiyoruz. Her gün direksiyon başına ölüm korkusuyla geçiyoruz. Şu anda bizim hiçbir şekilde can güvenliğimiz yok. Gündüz bir şekilde idare ediyoruz, ancak geceleri yolcu aldığımızda gerçekten büyük bir tedirginlik yaşıyoruz. Kendimizi güvende hissetmiyoruz. Biz bu durumu sürekli dile getiriyoruz fakat maalesef hiçbir şekilde yeterince önemsenmiyoruz. Dün İzmir’de bir taksici arkadaşımızı kaybettik. Allah rahmet eylesin, ailesine sabır versin. Ancak ne yazık ki giden, gittiğiyle kalıyor. Bizim yetkililerden tek isteğimiz; bizlere daha fazla özen göstermeleri, bizi daha yakından takip etmeleri ve sesimizi duymalarıdır. İzmir merkezde yaklaşık üç bin ticari taksi var ve bunların her biri gece aldıkları yolculardan tedirgin oluyor. Yolcu almadığımız zaman ise bu kez kötüleniyoruz. Oysa biz burada resmi olarak çalışan insanlarız. Sigortamız var, tanıtım belgelerimiz mevcut ve belediyeden alınmış tüm ruhsatlarımız eksiksiz. Yetkililerden tek isteğimiz; bize daha fazla özen göstermeleri ve sesimizi duymalarıdır. Başka bir isteğimiz yok.”

CANIMIZ GİTTİKTEN SONRA GERİYE NE KALIYOR Kİ?

Oda başkanlarının veya ilgili yetkililerin bu konuda taksicilere yönelik bir açıklaması, desteği ya da çalışmasının olup olmadığını değerlendiren başka bir taksi şoförü de, “Açıkçası bize yönelik yapılan şey şu: Her sene tanıtım kartları çıkarılıyor. Bizler hem kendi güvenliğimiz hem de müşterilerimizin güvenliği açısından gerekli tüm işlemlerden geçiyoruz. İki farklı belge alıyoruz; bunlardan biri de psikoteknik belgesi. Ayrıca müşterilere daha iyi ve daha verimli hizmet verebilmek için sürekli bu yönde çalışıyoruz. Ancak işin diğer tarafına baktığımızda, böyle vahim durumlarda canımızı kaybettiğimizde gerçekten söyleyecek söz bulamıyoruz. Zaten çok yüksek ücretler de kazanmıyoruz. Buna rağmen bir de canımızla tehdit ediliyoruz. En acı noktası da bu. Canımız gittikten sonra geriye ne kalıyor ki? Bizim tek isteğimiz ailemize sağ salim geri dönebilmek ve ailemizi geçindirebilmek” mesajını verdi.

ÇOĞUMUZ EMEKLİYİZ AMA ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ

Öldürülen taksicinin mesai arkadaşlarından olan 75 yaşındaki Yusuf Ziya Susamcılar ise, “Arkadaşımız çok efendi ve çok düzgün bir insandı. Gerçekten hala inanamıyoruz, ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Her an tehlikedeyiz; nerede, ne zaman ne olacağı belli değil. Bunun sebebi nedir, para için mi yapılıyor artık bilmiyoruz. İnsan hayatı gerçekten çok ucuzladı. Bu yüzden çok üzgünüz. Şu an olayla ilgili çok fazla bilgi de yok ama ne yazık ki böyle şeyler yaşanıyor. Artık sanki kaderimizde bu tür olaylar varmış gibi hissediyoruz. Ne diyeceğimizi, ne düşüneceğimizi bilemiyoruz. Kendisi emekliydi. Buna rağmen çalışmaya devam ediyordu. 1 çocuğu vardı, onu en iyi şekilde okutmaya çalışıyordu. Çoğumuz emekliyiz ama çalışmaya devam ediyoruz. Bu da başlı başına bir sorun. Emekliyi ölene kadar çalışmaya mahkum edenlere yazıklar olsun!” serzenişinde bulundu.

YAŞADIĞIMIZ İKİNCİ OLAY

“Bu ilk olay değil, bizim yaşadığımız ikinci olay” diyen Susamcılar, “Peki bu bölge çok mu tehlikeli? Aslında öyle değil. Duyduğumuza göre arkadaşımız, Çankaya civarında bir yolcu alıyor. Yolcu, ‘Eşyalarım var’ diyerek ara sokaklardan birine girmesini istiyor. Orada da arkadaşımızın başına ateş ediyor… Karşıyaka’ya gitmek için pazarlık yapıyorlar. ‘Ne kadar tutar?’ diye soruyor. Beş yüz, altı yüz lira civarında bir ücret konuşuluyor ve arabaya biniyor. Eşyalarını alacağı sırada da arkadaşımızı vuruyor. Zaten orada hayatını kaybediyor… Daha sonra arabayı alıp Cumhuriyet Mahallesi’ne gidiyor. Artık evine mi gitmiştir, başka bir yere mi gitmiştir bilmiyoruz. Zaten ortada mantıklı bir neden de yok. Yolcuyu duraktan değil, yoldan almış… Para alıp almadığını da tam bilmiyoruz. Duyduğumuza göre arkadaşımızın cebinde para yokmuş. Oysa cebinde olması gerekiyordu. Arabanın içinde de sağa sola bakmışlar ama para bulunamamış. Kesin bir bilgi yok; yapan kişi parayı aldı mı, bu yüzden mi yaptı bilmiyoruz. Şahıs zaten yakalanmış. Araçlarda kamera var, her şey kayıt altında. Konuşmaların da duyulduğu söyleniyor” açıklamasını gündeme getirdi.

BİZ DE KORKUYORUZ

Son olarak ise Susamcılar, “Tabii ki biz de korkuyoruz. Her an benzer bir şey başımıza gelebilir diye endişe ediyoruz. Odamız elbette bu konularla ilgileniyor, uğraşıyor. Başkanımız da gerçekten çok koşturuyor ve mücadele ediyor. Ama onların da yapabilecekleri sınırlı. Odanın doğrudan bir yaptırımı yok. Duyduğumuza göre şahsın evinde uyuşturucu da bulunmuş. Artık ne diyelim… Maalesef can güvenliğimiz yok. Dört dörtlük bir ülkede yaşamıyoruz” dedi.

OLAY BASINDA OLDUKÇA ÇARPITILDI

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan da İLKSES’e şu açıklamalarda bulundu: “Olay dün gece 11 sularında meydana geliyor. Saat 1 sularına kadar uzuyor. Saat 1:30 gibi de bize bilgi ulaştı. Aracın nerede olduğunu kamera kaydı ve uydu görüntüsünden bulduk. Emniyete teslim ettik… Sizler aracılığıyla özellikle de şu konuya değinmek istiyorum. Basında yer aldığı gibi bir fiyat anlaşmazlığı söz konusu değildir. Olay, basında oldukça çarpıtılmıştır. Herhangi bir alışveriş ya da ücret tartışması yaşanmamıştır. Şüpheli, tamamen aracı gasp etme niyetiyle arkadaşımızı vurmuştur. Son bir buçuk–iki yıldır taksiciler üzerinden farklı algılar yaratılmaya çalışılıyor. Artık taksici esnafının ne kadar zor şartlar altında çalışarak evine ekmek götürdüğünün görülmesini istiyoruz. Bu olay içimizi acıttı. Yüreğimizi yaktı. Ekonomik zorluklar içinde ve taksicilerin gündemde tutulduğu dönemde bu olayın yaşanması bazı gerçekleri bir kez daha ortaya çıkardı. Üzüntümüz çok büyük. Yaşanan bu olayı esefle kınıyoruz.”

Öte yandan, hayatını kaybeden taksi şoförü Deniz Örer’in, 1 Şubat 2024’te aracına aldığı müşteri tarafından tabancayla vurularak öldürülen Oğuz Erge’nin de çalıştığı Kahramanlar Fuar Taksi Durağı’nda görev yaptığı ortaya çıktı.