- İzmir
- 15.01.2026 13:41
Tarımda dijital dönüşüm B-Reçete Sistemi İzmir'de tanıtıldı
Bitki koruma ürünlerinde doğru kullanım ve izlenebilirliği sağlamayı amaçlayan B-Reçete Sistemi, kapsaml bilgilendirme toplantısıyla İzmir’de tanıtıldı. Uygulama, zirai ilaç satışını bilimsel reçeteye bağlayarak çevre ve tüketici güvenliğini güçlendirmeyi hedefliyor
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT / Bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı ve izlenebilirliğinin sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek B-Reçete Sistemi, Bornova Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen kapsamlı bir bilgilendirme toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıda; zirai ilaç bayileri, reçete yazma yetkilileri ve sektör paydaşlarıyla bir araya gelinerek, zirai ilaçların elektronik reçete ile satılacağı yeni uygulamanın kapsamı, işleyişi ve sahaya yansımaları detaylı şekilde aktarıldı. Toplantıda konuşan yetkililer, B-Reçete Sistemi ile bitki koruma ürünlerinde izlenebilirliğin güçlendirileceğini, reçetesiz ve kontrolsüz satışın önüne geçileceğini vurguladı. Sistemle birlikte zirai ilaç kullanımının bilimsel veriye dayandırılacağı, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin teşvik edileceği ifade edildi.

İZMİR TARIMIN KALBİ
İzmir’in Türkiye’de tarım ve hayvancılığın kalbi konumunda bulunduğunu belirten İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Şahin, “Yılın 12 ayında hem açık hem kapalı alanlarda üretim yapan, organik ve iyi tarımı benimseyen, doğru kimyasalı doğru zamanda kullanmak için gayret gösteren çok kıymetli çiftçilerimizle ülke tarımına destek vermeye devam ediyoruz” dedi. Bakanlık, üniversiteler ve STK’larla yürütülen projeler kapsamında özellikle Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede Türkiye’nin en büyük başarılarından birinin İzmir’de elde edildiğini vurgulayan Şahin, bu yıl neredeyse hiç kimyasal kullanılmadan mandalinde mücadele yürütüldüğünü söyledi. Şahin, “Bunun daha iyileri önümüzdeki sezonda olacak. İnşallah çok kısa sürede sadece İzmir’de değil, tüm Türkiye’de Akdeniz Meyve Sineği sorununu çözebilecek çalışmalar tamamlandı. Yurt dışı kaynaklı ekipmanlarla birlikte zirai mücadelede yeni bir çığır aşılmış olacak” diye konuştu.
DİJİTALLEŞEN DÜNYAYA AYAK UYDURDUK
Dijitalleşen dünyada tarım sektörü olarak geride kalmadıklarını vurgulayan Şahin, “Özellikle yaklaşık 350 aktif maddenin kullanıldığı bir ülkede, ilk etapta beş aktif maddenin 1 Temmuz itibarıyla e-reçete ya da B-Reçete sistemiyle satışa sunulacağını” söyledi. Dijitalleşen dünyada sektörün bu sürecin gerisinde kalmadığını belirten Şahin, Bakanlığın yaptığı çalışmalarla manuel reçetelerden dijital ortama geçildiğini ifade etti. Şahin, artık reçetelerin e-reçete sistemiyle yazılacağını ve satış sisteminin de buna göre değişeceğini belirterek, “Ürün satışları; alan, bitki, bitkisel ürün ve zararlı organizmalara göre tespit edilecek, gerekli tavsiyeler yapılacaktır” dedi. Geçmişte reçetelerin ziraat fakültesi mezunu ve bitki koruma dersi alan meslektaşlar tarafından yazıldığını hatırlatan Şahin, ilk etapta sadece ziraat fakültelerinin bitki koruma bölümlerinden mezun olanların bu yetkiye sahip olacağını, ilerleyen süreçte ise ihtiyaç doğması halinde Bakanlık takdiriyle değişiklikler yapılabileceğini ifade etti.

2027'DEN SONRA AKTİF OLARAK KULLANACAĞIZ
B-Reçete uygulamasını 2027 yılından itibaren aktif bir şekilde uygulamaya sokmayı hedeflediklerini belirten Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram, “Türkiye sadece kendi vatandaşının ihtiyacını karşılamıyor, aynı zamanda dünyada önemli bir gıda arzını da karşılıyor. Bu kadar büyük üretim ve farklı agroekosistem elbette büyük bir mücadele, emek ve maliyet gerektiriyor. Türkiye’de 669 zararlı organizma bulunmaktadır. Bu zararlıların yönetiminde biyolojik, biyoteknik, entegre ve bazen de kimyasal mücadele kaçınılmaz olmaktadır. Yasal mevzuatımızı bu kapsamda güncelleyerek 13 Aralık itibarıyla iki yönetmeliğimizi güncelledik. Bu iki yönetmelikle birlikte bitki reçete sistemiyle hem sistemsel hem de yasal altyapıyı oluşturarak dört pilot ilde 12 Ocak itibarıyla uygulamaya başladık. İnşallah 1 Temmuz itibarıyla da bütün Türkiye’de yaygınlaşacak. Özellikle Antalya, Mersin, Adana, İzmir, Muğla, Aydın, Samsun, Kırklareli ve Ankara gibi illerimizde sahaya inerek il müdürlükleri ve sektörün sorularını doğrudan aldık. 1 Temmuz’a kadar hâlâ 5–5,5 aylık bir süremiz var. Bu, hepimizin ortak noktada buluştuğu bir sistem. Eleştiri ve önerileri baş göz üstüne kabul edeceğiz. Bu nedenle sistemi daha sınırlı modüllerle, az sayıda aktif madde ve bitkisel ürünle başlatarak 2026 yılı boyunca geliştirmeyi, 2027 itibarıyla da aktif şekilde uygulanmasını hedefliyoruz” dedi.
PESTİSİTLE MÜCADELEMİZ BİTMEDİ
Dünyada pestisit kullanımının 1990’dan 2022’ye kadar yaklaşık iki kat arttığına dikkat çeken Bayram, “Ancak 2023’ten itibaren bir kırılma beklenmektedir. Yeşil Mutabakat kapsamında 2030 ve 2050 hedefleri doğrultusunda ülkelerin atması gereken adımlar bulunmaktadır. Pestisit iki tarafı keskin bir kılıçtır. Doğru dozda, doğru zamanda ve doğru yöntemle kullanıldığında yönetilebilir; aksi halde insan ve çevre sağlığı açısından ciddi riskler oluşturur. Avrupa Birliği’nde yapılan toprak analizlerinde örneklerin yüzde 75’inin en az bir pestisitle kontamine olduğu görülmüştür. Bakanlığımız 2010’dan bu yana biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi desteklemekte, 2021’den itibaren kalıntı eylem planlarını uygulamaktadır. 2021’de 356 olan AB bildirim sayısı, 2024 sonunda 137’ye, 2025’te ise 86’ya düşmüştür. Türkiye, hasat öncesi ve sonrası denetimlerde Avrupa Birliği’nin çok önündedir. Bu süreçler 20 resmi ve 40 özel laboratuvarla yürütülmektedir. Bu demek değildir ki işimiz bitmiştir. Elbette hâlâ yapılması gereken çok şey vardır. Ancak pestisit yönetiminde hem tüketici güvenliği hem de çevre sağlığı önceliğimizdir” diye belirtti.
Kaynak : HABER MERKEZİ