Berkay Erden Bornova’da hayata geçirilen Mikro Orman Projesi’nin açılışının ardından gündeme dair açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Karşıyaka Belediyesi ile yaşanan tartışmalardan İZBAN’daki sorunlara, körfez kirliliğinden Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yaşanan yetki anlaşmazlığına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Tugay, hem merkezi yönetime hem de kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verirken, İzmir’e hizmet konusunda kimsenin siyaset üstü sorumluluğunu unutmaması gerektiğini söyledi. Tugay ayrıca, İZBAN’ın işletilmesi konusunda Büyükşehir Belediyesi olarak tüm sorumluluğu almaya hazır olduklarını ifade ederek mevcut sistemin İzmir’e zarar verdiğini savundu.
ARAMIZDA SAVAŞ YOK
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile yaşanan fikir ayrılıkları üzerine konuşan Tugay, “Değerli arkadaşlar aramızda bir savaş yok ki barışalım yani, öyle bir durum yok. Sonuçta ben her mecliste bir şekilde itham ediliyor olmaktan rahatsız olduğum için artık tepki gösteriyorum ve bunda da haklıyım. Hep başından beri söylüyorum; ben Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Karşıyaka’ya da diğer otuz ilçemizin tamamına da elimden gelen hizmetin en iyisini yapıyorum. Karşıyaka’da uzun yıllardır yapımı beklenen bir sürü işi yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Karşıyaka Stadı, opera binası, Kemal Baysak Köprüsü, birçok karayolu ve kavşak projesi var. Yakında Karşıyaka İskele ile ilgili de bir çalışma yapacağız, iskele yenilenecek, çevresine yeni alan kazandırılacak, çarşı ile iskele arasında bir yaya köprüsü oluşturacağız. Ben Karşıyaka’yı çok iyi bildiğim için bu tür çalışmaları daha rahat yapıyorum. Yani görevimi yapıyorum. Herkesten de beklediğim şey görevini yapmasıdır. Benim kimseyle bir savaşım ya da tartışmam yok. Sadece haksız ve yanlış ithamlara maruz kaldığım için kendimi savunmak zorunda kalıyorum. Bunu yaparken de gerçekten üzülüyorum. Ama şunu hatırlamamız lazım; bizler hizmet etmek için buradayız. Karşıyaka’ya da hizmet etmek için çalışıyoruz ve tamamen buna odaklanmamız gerekir. Herkes kendi işini yaparsa zaten bir sorun kalmaz” diye konuştu.
KİRLETENLERİN İSMİNİ AÇIKLAYAMIYORUZ
Körfezi olası kirletmelere karşı sürekli izlediklerini açıklayan Tugay, “Kasım ayından bu yana körfezi kirleten yedi gemiyi tespit ettik ve bunları sizinle paylaşıyoruz. Bakanlıktan daha önce yetki talep etmiştik ama ret geldi. Şimdi oraya bir sistem kuruyoruz, kısa zamanda kuracağız, yaza kadar tamamlamayı hedefliyoruz. 24 saat gemilerin atıklarını takip eden sensörlü bir kamera sistemi olacak. Ondan sonra tekrar yetki talebinde bulunacağız. Ama şunu söylemem lazım; bu yetkiyi bize vermemelerinin iki sebebi var. Birisi tersane, diğeri liman. Tersane ve liman körfezi özgürce kirletebilsin diye bizim denetim yapmamızı istemiyorlar diye düşünüyorum. Biz yedi tanesini yakaladık ama yakalayamadığımız kim bilir kaç tane var. Yirmi dört saat gözlem yapabilmek için bu sistemi kuruyoruz. Şu anda bunlar günlük drone kontrolleriyle yakalanan görüntüler. Ama eminim buna benzer kaçak şekilde kirleten çok gemi vardır. İzmir Körfezi’nin sirkülasyonu yok, kendini temizlemekte çok zorlanıyor. O nedenle bu tür kirletmelerin mutlaka durması lazım. Tahminlerimiz var ama hem yetkimiz olmadığı için hem de hukuki nedenlerden dolayı isimlerini açıklayamıyoruz. Ama İzmir halkının bu konuda bilinçli olmasını istediğimiz için bu paylaşımları yapıyoruz” dedi.
BASKI VARKEN PARTİ İÇİ AYRILIK OLMAZ
İktidar tarafından sürekli baskı altına alınırken parti içinde aykırı sesler çıkmasının yanlış olduğunu belirten Tugay, “Herhangi bir Cumhuriyet Halk Partilinin parti içinde ayrışmayı desteklemesini normal bulamam. Hele hele böyle bir dönemde, bu kadar saldırı altındayken, dünya tarihinde belki eşi az görülür bir baskı varken birilerinin parti içinde kendi hikâyesini yazmaya çalışması en hafif tabirle ayıptır. Bunu doğru bulamayız. Ama ben belediye başkanıyım ve belediye başkanlığı görevimi en iyi şekilde yapmakla meşgulüm. İl başkanımız gerekli açıklamayı yaptı, genel merkezimizin de bu tür şeyleri sakin ama dikkatli bir şekilde takip ettiğini biliyorum” diye konuştu.
İZBAN’IN SORUMLULUĞUNU ALMAYA HAZIRIZ
TCDD ile ortak işletilen İZBAN’daki sorunların TCDD kaynaklı olduğunu dile getiren Tugay, Büyükşehir’in İZBAN’ın tüm sorumluluğunu almaya hazır olduğunu söyledi.
Tugay, “İZBAN konusuna gelince; geçenlerde Halkapınar’da İZBAN’ın yürüyen merdivenleri iki aydan fazla süre çalışmamış. Bunu maalesef geç öğrendim. Sorup soruşturduğum zaman şunu anladım; İZBAN’ın genel müdürü Devlet Demiryollarından geliyor ve oralarda verilen kararların yavaşlığı ya da süreçlerin yavaş işlemesi nedeniyle böyle bir durum yaşanmış. İZBAN’daki hizmet aksamalarının büyük bölümünden Devlet Demiryolları sorumlu. Rayların şehrin ortasından böyle bölerek geçmesi zaten yanlış. Bunun dışında yük trenleri ve yolcu trenleri İZBAN’ın yoğun olduğu saatlerde oradan geçiyor diye bekletiliyor. Bu da yanlış. Rayların bakımı, sinyalizasyonun güncellenmesi gibi konular da Devlet Demiryollarının sorumluluğunda ve bunlar yapılmıyor. Ben açıkça söylüyorum; o cümleleri kuran siyasetçi neyimize güvenmiyor anlamadım. Beceremiyorsanız verin biz işletelim. Ama bizden çok yüksek hat bedelleri, ray kirası isteyemezsiniz. Böyle bir şey yapmaya hakkınız yok. Madem İzmir halkına hizmet için yapıyorsunuz, o zaman bırakın biz yapalım. Düzgün yapamazsak o zaman konuşuruz. Bize vermiyorsunuz, kendiniz de almıyorsunuz, ortada bırakıyorsunuz ve kötü yönetiyorsunuz. İZBAN’daki kararların büyük bölümü Devlet Demiryollarının kararlarıdır, biz ikinci pozisyondayız. Bu model Türkiye’de başka hiçbir yerde yok. İstanbul’da Marmaray ve diğer banliyö hatlarını Devlet Demiryolları işletiyor. Gaziantep’te hat yapıldı ve belediyeye verildi, belediye bir süre sonra işletemediğini söyleyip geri verdi. Aydın’da yapılması planlanan hat da tamamen Devlet Demiryolları tarafından yapılacak. Biz burada yüzde elli ortaklıkla üzerimize düşeni yapmaya hazırız ama bize neden bu kadar yüksek ray kirası ödetiliyor, İzmir’i cezalandırır gibi niye davranılıyor anlamıyorum. Bu iki başlılıktan kurtulalım diyorum. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak İZBAN’ın bütün sorumluluğunu almaya hazırız ama ödenemeyecek kadar yüksek ray kiraları ve katana ücreti gibi masraflar çıkarırsanız bu sistem yürümez” ifadelerini kullandı.
VAKIFLARA TEPKİ: MESELE HİZMET ÜRETMEK DEĞİL
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yaşanan sorunlara ilişkin konuşan Tugay, gerekli belgeleri ortaya koyduklarını belirtti. Yapılmaya çalışılan işlemin haksızlık olduğunu belirten Tugay, “Vakıflar konusuyla ilgili hukuki süreçler devam ediyor. Belgesiyle, bilgisiyle, kanıtıyla bu binaların vakıflar tarafından yapılmadığını ortaya koyduk. Vakıfların hakkı ödenmiş, kamu tarafından yapılmış yapılar bunlar. Altında Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün imzalarının olduğu belgeleri çıkardık, yeni belgeler de çıktı. Bu binaların tamamı kamu hizmetinde kullanılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kendi internet sitesinde onlarca yer kiraya çıkarılıyor. Eğer hizmet için bir yere ihtiyaç varsa kiralamak yerine bu binaları kullanabilirler. Aşevi mi yapılacak, o amaçla kullanılsın; başka bir kamu hizmeti mi verilecek, onun için kullanılsın. Ama kalkıp da belediyenin elindeki binaları almak doğru değil. Geçenlerde gasilhane binasını elimizden alıp aşevi yapacaklarını söylediklerinde oradaki muhtar haklı olarak itiraz etti. Çünkü yakınında zaten 30 bin kişiye hizmet veren bir aşevi var. Demek ki mesele hizmet üretmek değil, belediyenin malını mülkünü almak. Hizmet üretmek isteyen kurumlar binaları kiraya vermez, oralarda hizmet üretir. Yapılan bu uygulamalar İzmir’e büyük bir haksızlık, İzmir halkına da saygısızlık. İzmir Büyükşehir Belediyesine yapılmaması gereken büyük bir yanlış. Bunlar İzmirlilerin vicdanında yara açan işler ve çok yanlış. En kısa zamanda bu tavırlarından geri adım atmalarını bekliyoruz” dedi.
YARIŞMAK İSTİYORSANIZ HİZMET GETİRİN
AK Partili isimlerin kendisine ve Büyükşehir’e yönelik eleştirilerine yanıt veren Tugay, İzmir halkının samimiyeti çok kolay ayırt edebildiğini söyledi. Kendileri ile yarışmak isteyen iktidara “hizmet üretin” çağrısında bulunan Tugay, “AK Parti’nin eleştirileriyle ilgili de şunu söylemek isterim; bu durumun samimi olup olmadığını halk çok kolay takdir eder. Daha önce de söyledim, yine söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerle yarışmak istiyorsanız buraya hizmet getirerek yarışacaksınız, engel olarak değil. Sosyal medyada şov yaparak, yalan yanlış şeyler uydurarak bir yere varamazsınız. İzmir halkı bilinçlidir, bunları yemez. İnsanların gönlünü ancak hizmet getirerek kazanabilirsiniz. Bu güzelim şehre haksızlık yapmaya kimsenin hakkı yok. O yüzden onları akıllarını başlarına toplamaya ve İzmir’e hizmet etmek için çalışmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın