- İzmir
- 20.01.2026 14:27
Tugay: Kredileri kendileri veriyormuş gibi davranıyorlar
Gerçekleştirdiği fuar açılışının ardından gündeme dair açıklamalarda bulunan Cemil Tugay, AK Partili isimlerin Büyükşehir’in bulduğu dış kaynaklı kredileri kendileri veriyormuş gibi izlenim yarattıklarını söyledi.
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
Berkay Erden - Gaziemir’de yer alan Yeni Fuar alanında IF Wedding Fashion İzmir Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın açılışından sonra gündeme dair açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, AK Partili siyasetçilere tepki gösterdi. Büyükşehir’in projeler için kendi kaynaklarını veya dış finansman desteklerini kullandığını belirten Tugay, hükümetten para değil gerekli onayları vermelerini istedi.
BAZI PROJELER FİNANSMANA İHTİYAÇ DUYUYOR
Hayata geçirmeyi planladıkları bazı projeler için finansman desteği gerektiğini söyleyen Tugay, “İzmir’in tamamına hizmet götürmeyi hedefleyen bir anlayışla hareket ediyorum. Bu doğrultuda hükümetle, bakanlıklarla uyum sağlamaya; İzmir’e hizmet gelmesini sağlamaya çalışıyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kendi imkânları çerçevesinde her gün daha iyiye giden bir hizmet üretme gayreti içindedir ve bu çalışmalar devam edecektir. Bekleyen sorunları tek tek çözmeyi hedefliyoruz. Ancak İzmir, 4 buçuk milyon nüfusuyla büyük bir metropoldür ve her metropol gibi pek çok yapısal sorunu bulunmaktadır. Biz bu sorunları da çözmek istiyoruz. Ulaşım ana planı, depremle ilgili planlamalar, kentsel dönüşüm çalışmaları bu kapsamda sürmektedir. Körfez temizliği konusunda ise İzmir tarihinde daha önce yapılmamış ölçekte bir temizlik çalışmasını İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak yürütüyoruz. Ancak bazı konular bizim yetki alanımızın dışındadır ve bazı projeler ciddi finansman desteği gerektirmektedir. Bu noktada İzmir Büyükşehir Belediyesi, kendi kredi notu ile uluslararası finans kuruluşlarından kredi anlaşmaları yapmaktadır. Mevzuat gereği bu anlaşmaların bakanlıklar tarafından onaylanması zorunludur. Burada yanlış anlaşılan bir durum var: Bakanlıkların bu kredilere kefil olması ya da Hazine garantisi vermesi söz konusu değildir. Yurt dışındaki finans kuruluşları yalnızca mevzuat gereği bu onayı istemektedir” ifadelerini aktardı.

22 AYDIR ONAYLANMADI
Göreve geldiğinden beri hiçbir kredi onayı alamadıkları için bazı projeleri hayata geçiremediklerini belirten Tugay, “Yaklaşık 22 aydır görevdeyim. Bu süre içerisinde, benim dönemimde yapılan hiçbir kredi anlaşması onaylanmamıştır. Maliye Bakanlığı’na, Çalışma Bakanlığı’na ve ilgili tüm kurumlara giderek görüşmeler yaptım. ‘Olabilir, yapılır, yapılandırmayla çözeriz’ denildi ancak bugüne kadar somut bir sonuç alınmadı. Bunun sonuçları çok nettir. Örneğin Şakran’da yapılacak kanalizasyon ve arıtma tesisleri için kredi anlaşmamız olmasına rağmen bu projeleri hayata geçiremiyoruz. Dikili’de aynı durum söz konusudur. Altyapıyla ilgili pek çok projemiz, dördüncü faz dahil olmak üzere, kredi onayı beklediği için ilerleyememektedir. Bu nedenle projeleri kendi öz kaynaklarımızla yürütmek zorunda kalıyoruz. Çamur çürütme ve kurutma tesisleri, Güneybatı Arıtma Tesisi gibi önemli projelerimiz bulunmaktadır. Bunun yanında ulaşım alanında da tramvay ve metro araç alımları, Buca Metrosu’nun Gaziemir’e uzatılması, elektrikli otobüs alımı gibi projeler için ilave kredi anlaşmalarına ihtiyaç vardır. Bunların hangisinin siyasi bir konu haline getirildiğini gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Bu projelerin tamamını siyaset üstü görüyoruz. Ben de bu anlayışla bakanlıklarla ve üst düzey bürokrasiyle görüşmeler yapıyorum. Ancak buna rağmen İzmir’in AK Parti’li siyasetçileri bu konuları sürekli siyasete mal ediyor. Hükümetin kasasından tek bir kuruş çıkmadığı, tamamı dış kaynaklı krediler olduğu halde, sanki bir lütuf yapılıyormuş gibi bir algı oluşturuluyor. Bundan rahatsızlık duyuyorum ve bunun değişmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
HÜKÜMETTEN PARA İSTEMİYORUZ
Merkezi iktidardan para istemediklerini yalnızca gerekli onayları vermelerini istediklerini belirten Tugay, “Biz hükümetten para istemiyoruz. Yalnızca, kendi yaptığımız dış kredi anlaşmalarının, hiçbir kefalet ya da ek şart aranmadan, sadece mevzuat gereği onaylanmasını talep ediyoruz. Konu bundan ibarettir. İzmir’in temel sorunlarına baktığımızda; altyapı, ulaşım ve kentsel dönüşüm başlıklarında beklediğimiz desteği göremiyoruz. Bunun siyasi olmaması gerektiğini her fırsatta söylüyorum. Eğer AK Parti İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisi ile yarışacaksa, bunu hizmet üreterek yapmalıdır. CHP’li belediyelerin hizmet etmesini engelleyerek siyaset yapılırsa, bunun bedelini İzmir halkı ve şehir öder. Çöp, körfez kirliliği, ulaşım gibi konular siyaset konusu yapılamaz. Kuraklık Türkiye’nin tamamını etkileyen bir sorundur. Ankara’da, İstanbul’da, Bursa’da da su sorunu yaşanmaktadır. Buna rağmen İzmir özelinde ‘beceriksizlik’ suçlaması yapılmaktadır. Oysa İzmir, Türkiye’nin en düşük kayıp-kaçak oranlarından birine sahiptir. Yanlış ve çarpıtılmış rakamlarla kamuoyu yanıltılmaktadır. Biz sürekli altyapı yatırımı yapıyoruz. Yaptığımız yatırımların büyük bölümü yerin altındadır. Görünmeyen ama kentin geleceği için hayati öneme sahip çalışmalardır. Bunlar doğru işlerdir ve yapılması zorunludur. Şehrin sorunlarına gerçek çözümler üretmek zorundayız. İzmirlilerin bunu gördüğünü ve anladığını biliyorum” dedi.
İZMİRLİNİN MALINA EL KONMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve eski gasilhane için başlattığı tapu devrine ilişkin açıklamalarda da bulunan Tugay, yapılan el koyma işlemini kabul edemeyeceklerini söyledi. Söz konusu yerlerin İzmir halkına hizmet ettiğini vurgulayan Tugay, “Öte yandan belediyenin aktif olarak kullandığı üç bina ile ilgili, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne herhangi bir bildirim yapılmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tapu işlemi gerçekleştirildiğini sonradan öğrendik. Bu binalar yıllardır belediyenin bakımını üstlendiği, eğitim, kültür ve hizmet amaçlı kullanılan yapılardır. Ticari bir amaçla kullanılmamaktadır. İzmir halkına ait olan bu binalara bu şekilde el konulmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Bu konuda hukuki haklarımızı sonuna kadar savunacağız. Mahkeme ihtiyati tedbir kararı almıştır ve süreç devam etmektedir. İzmir halkının malına el konulmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini aktardı.
LAİK CUMHURİYETE YÖNELEN TEHDİTLERE KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI
Menzil Tarikatının İzmir’de gerçekleştirdiği miting hakkında da yorumda bulunan Tugay, laiklik vurgusu yaptı. Laik Cumhuriyete yönelen tehditlerin bedelinin geçmişte ağır ödendiğine dikkat çeken Tugay, “Laiklik, herkes için son derece kıymetlidir. İnanç özgürlüğü de laikliğin güvencesidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve benim, insanların inancıyla ilgili herhangi bir sorunumuz yoktur. Ancak laik, demokratik Cumhuriyet’e yönelik tehditlere karşı da dikkatli olunmalıdır. Bu ülke geçmişte bunun bedellerini ağır şekilde ödemiştir. Aynı hataların tekrarına izin verilmemelidir” dedi.
YASAL DAYANAĞI YOK
Paylaşımlı yolculuk uygulaması olarak bilinen ve geçtiğimiz gün belediyeye 48 bin dilekçe sunan Martı Tag hakkında da açıklamalarda bulunan Tugay, uygulamaya izin vermeyeceklerini söyledi. Tugay, "Söz konusu uygulamanın yasal bir dayanağı yok. Büyükşehir Belediyesi olarak yasal dayanağı olmayan bir oluşuma izin vermemiz mümkün değil" diye konuştu.
Kaynak : HABER MERKEZİ