KEMAL ÖZKURT / Urla’da bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali kapılarını açtı. Urla Belediyesi ve GastroFarmUrla iş birliğiyle düzenlenen festivalde ilçenin köklü zeytin üretim geleneği, gastronomi kültürü ve sanatsal birikimi bir araya geldi. Atatürk Kültür Merkezi Eski Tamirhane binasında gerçekleşen resmi açılış törenine Urla Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Yaşar Yücel, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, YENİ Parti Urla İlçe Başkanı Ahmet Bahri Yalaz ve Güzelbahçe Belediye Başkanvekili Ayşe Akın katılım gösterdi. Zeytinin tarımsal bir ürün olmanın yanı sıra bölgenin yaşam biçimi ve kültürel mirasının önemli bir parçası olduğuna dikkat çekilen festival, 6-7-8 Kasım tarihlerinde çeşitli etkinliklerle devam edecek.
BALKAN: URLA’NIN HAFIZASI TOPRAĞINDA SAKLI
Urla’nın zeytin kültürünün binlerce yıllık geçmişine dikkat çeken Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, kentin üretim geleneğini koruyarak gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflediklerini söyledi. Klazomenai’den günümüz zeytinliklerine uzanan mirasa sahip çıkmanın önemini vurgulayan Balkan, “Bir kentin hafızası, toprağında saklıdır. Urla’da o hafızanın kökleri binlerce yıl öncesine uzanır. Klazomenai’den bugünün zeytinliklerine, kuşaktan kuşağa aktarılan bir üretim kültürü yaşar bu topraklarda. Biz, ağaçların evlerden yüksek olduğu bir yerdeyiz. Geçmişin gölgesinde büyüyor, geleceğe kök salıyoruz. Bize düşen, bu kesintisiz mirası korumak ve yaşatmaktır. Klazomenai’deki dünyanın bilinen ilk zeytinyağı işliği, bu topraklarda yüzyıllardır süren üretim geleneğinin tanıklarından biridir. Bugün biz de aynı toprağın bereketini geleceğe taşımak için çalışıyoruz” dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyeti üzerine geçen yıl festival kapsamında Zeytin Koleksiyon Bahçesi’ni kurduklarını belirten Balkan, bu yıl da yeni zeytin ağaçlarını toprakla buluşturacaklarını ifade etti. Tarım Okulu bünyesinde geliştirilen Yeşil Eczane Projesi hakkında da bilgi veren Balkan, “Tarım Okulumuz bünyesinde geliştirdiğimiz Yeşil Eczane Projemiz de bu anlayışın yeni bir adımı olacak. Urla’nın doğal bitki zenginliğini, tıbbi ve aromatik bitkilerin dünyasını çocuklarımızla buluşturmayı hedefliyoruz. Bitkilerin şifa, kültür ve yaşamla olan bağını tanıtacağımız bu özel alanla çocuklarımızın doğa bilincini geliştirmeyi, geleneksel bitki bilgisini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyoruz. Her yıl yeni projelerle Tarım Okulumuzu zenginleştirerek çocuklarımızın toprağı, doğayı ve üretim kültürünü daha yakından tanımalarını istiyoruz” diye konuştu.
"25 BİN ZEYTİN FİDANINI ÜRETİCİMİZE HEDİYE ETTİK"
Sürdürülebilir tarım ve kırsal kalkınmanın öncelikleri arasında yer aldığını belirten Balkan, üreticilere yönelik destekleri anlattı. Doğru zeytin hasadı tekniklerinden farklı tarımsal uygulamalara kadar eğitimler verdiklerini, tohum ve leonardit gübre desteği sağladıklarını kaydeden Balkan, “Atamızın mirasına sahip çıkmak, onun aklın ve bilimin ışığında gösterdiği yolda yürümek demektir. Bizim için bu yolun temelinde üretim, emek ve bağımsız bir tarımsal gelecek vardır. Bu nedenle sürdürülebilir tarımı ve kırsal kalkınmayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Üreticilerimize doğru zeytin hasadı tekniklerinden farklı tarımsal uygulamalara kadar eğitimler veriyor; tohum ve leonardit gübre destekleri sunuyoruz. Bugüne kadar 1.200 zeytin kasasını üreticilerimize ulaştırdık, 120 bini aşkın sebze fidesi dağıttık. 25 bin zeytin fidanını üreticimize hediye ettik. Her desteğin amacı, çiftçimizin emeğini güçlendirmek ve üretimin devamlılığını sağlamaktır” ifadelerini kullandı. Gençlerin yeniden tarıma yönelmesinin önemine de değinen Balkan, tersine göçün kalıcı hâle gelmesi için gençlerin tarımda gelecek görebilmesi gerektiğini söyledi. Balkan, “Önümüzde önemli bir hedef daha var: Gençlerin yeniden toprağa dönmesi. Tersine göçün kalıcı olması için gençlerimizin tarımda bir gelecek görebilmesi gerekiyor. Bilgiye, üretim imkânlarına ve desteğe erişebilen gençler, kırsal yaşamın geleceğini de güçlendirecek. Biz, geleneksel üretim kültürünü bilimle buluşturan ve gençlerin önünü açan bir anlayışla çalışıyoruz” dedi.
"ZEYTİNİN KADİM HİKÂYESİNİ YAŞATACAĞIZ"
Zeytin ve Sanat Festivali’nin üretim, sanat ve gastronomiyi bir araya getiren özel bir organizasyon olduğunu belirten Balkan, festival kapsamında gerçekleştirilen etkinlikleri anlattı. Zeytin kütüklerinin sanatçıların ellerinde heykellere dönüştüğünü, zeytinyağından sabun üretimi atölyeleriyle geleneksel yöntemlerin yeniden tanıtıldığını ifade eden Balkan, “Zeytin ve Sanat Festivalimiz, bu kadim kültürün farklı biçimlerde hayat bulduğu, üretimle sanatın ve gastronominin buluştuğu özel bir alan. Zeytin kütükleri sanatçılarımızın ellerinde heykellere dönüşüyor; zeytinyağından sabun üretimi atölyelerimiz, geleneksel üretim yöntemlerini yeniden hayatımıza taşıyor. Yurt dışından gelen şeflerimizin mutfaklarında ise Akdeniz’in ortak hafızası olan zeytinyağı, gastronomi kültürümüzü besleyen yeni yorumlarla buluşuyor. Zeytin, bu coğrafyada toprağın, emeğin, sofraların ve sanatın ortak hikâyesini anlatıyor. Biz bu kadim hikâyeyi yaşatacağız. Zeytinliklerimizi koruyacak, üreticimizi destekleyecek, gençlerin tarımda yer bulmasını sağlayacak adımlar atmaya devam edeceğiz. Çünkü bugün diktiğimiz bir fidanın gölgesinde belki biz olmayacağız. Ama o ağacın meyvesini gelecek kuşaklar toplayacak” diye konuştu. Urla’nın turizm vizyonunun kentin kendi kimliğinden doğduğunu vurgulayan Balkan, doğal mirasın ve üretim kültürünün korunarak sürdürülebilir turizmin geliştirilmesini hedeflediklerini söyledi. Balkan, “Bizim turizm vizyonumuz, Urla’nın kendi kimliğinden doğuyor. Bu toprakların yaşam kültürünü, üretim geleneğini ve doğal mirasını koruyarak sürdürülebilir turizmi büyüteceğiz. Urla’nın özgünlüğünü popüler tüketim anlayışının gölgesinde bırakmayacak, kendi değerleriyle dünyaya açılan bir kent olarak geleceğe taşıyacağız. Kökleri geçmişte, dalları gelecekte… Zaman geçer, zeytin kalır. Zeytin ve Sanat Festivalimize katılan tüm konuklarımıza, üreticilerimize, sanatçılarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hasadımız bereketli, üreticimizin kazancı bol, festivalimiz hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.
USLUCAN: ZEYTİN AĞACI BİR YAŞAM BİÇİMİDİR
Urla’nın zeytin kültürünün binlerce yıllık geçmişine dikkat çeken Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, zeytinliklerin korunması, çiftçilerin desteklenmesi ve gençlerin yeniden üretime kazandırılması gerektiğini söyledi. Urla’nın gastronomi kültürünün zeytin, enginar, üzüm ve şifalı otlarla şekillendiğini belirten Uslucan, “Bugün burada yalnızca bir festivali kutlamak için değil, binlerce yıllık bir mirasa sahip çıkmak için buradayız. Bundan tam 2 bin 600 yıl önce zeytinyağı üreten bu topraklar, bugün hâlâ aynı bereketi, aynı emeği ve aynı kültürü yaşatıyor. Çünkü Urla’da zeytin yalnızca bir ağaç değildir. Kökleri tarihimize, dalları geleceğimize uzanan bir yaşam biçimidir. Bugün Urla gastronomi dünyasında önemli bir yere sahipse bunu yalnızca eşsiz doğasına değil; zeytinine, enginarına, üzümüne, şifalı otlarına ve her şeyden önemlisi o toprağı sabırla işleyen üreticisine borçludur. Urla mutfağının kalbinde zeytinyağı vardır. Enginarımıza lezzet, otlarımıza tat, soframıza bereket katan odur” dedi. Toprağın değerinin yalnızca verdiği ürünle değil, onu yaşatan insanla ölçüldüğünü vurgulayan Uslucan, “Bu nedenle zeytinliklerimizi korumak, çiftçimizi desteklemek ve gençlerimizi yeniden üretime kazandırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz istiyoruz ki Urla’nın zeytin ağaçları yalnızca geçmişimizin tanığı değil, çocuklarımızın da geleceği olsun. Bu güzel festivalde zeytin sanatla buluşurken bizler de geçmişimizle geleceğimiz arasında güçlü bir köprü kuruyoruz. Unutmayalım, zeytin ağacı yüzlerce yıl yaşayabilir. Ama onu yaşatacak olan bizim bugün vereceğimiz kararlardır. Bu duygu ve düşüncelerle 3. Uluslararası Urla Zeytin ve Sanat Festivali’nin düzenlenmesinde emeği geçen herkese, özellikle alın teriyle toprağımıza hayat veren üreticilerimize teşekkür ediyorum. Zeytinimiz bereketli, toprağımız verimli, üreticimizin yüzü daima gülsün. Festivalimiz kutlu olsun” ifadelerini kullandı.