Uzmanlardan İzmir uyarısı: Plansız kentleşme felaketleri büyütüyor

İzmir’de her sağanak sonrası yaşanan sel ve su baskınlarının nedeninin doğa değil, plansız kentleşme ve yetersiz altyapı olduğunu belirten uzmanlar, betonlaşma ve nüfus yoğunluğunun artmasıyla kentin felaketlere açık hale geldiğini vurguladı

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : DHA
Uzmanlardan İzmir uyarısı: Plansız kentleşme felaketleri büyütüyor haberinin görseli

İzmir’de etkili olan her sağanak yağışın ardından yaşanan su baskınları ve taşkınlar, kent yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Uzmanlar, bu durumun temel nedeninin plansız kentleşme ve yetersiz altyapı olduğunu vurguluyor.

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, yağışların doğal bir süreç olduğunu ancak yanlış şehirleşme politikaları nedeniyle bu doğa olaylarının felakete dönüştüğünü belirtti. Kentte altyapının son derece yetersiz olduğunu ifade eden Önalan, "Kentin altyapısı çok kötü, felakete davetiye çıkarıyor" dedi. Derenin doğal akışının engellenmesi, dere yataklarına yapılaşmaya izin verilmesi ve orman yangınlarıyla bitki örtüsünün yok edilmesinin bu tür afetleri kaçınılmaz hale getirdiğini söyleyen Önalan, plansız yapılaşmanın sonuçlarının artık açıkça görüldüğünü dile getirdi. Kent nüfusunun mevcut yapıyı aşan bir noktaya ulaştığını belirten Önalan, yağışlar sürdükçe daha büyük sorunlarla karşılaşılabileceği uyarısında bulundu.

- REKLAM -

GÖKDELEN CEHENNEMİ

Kentte betonlaşmanın ve asfalt kullanımının aşırı boyutlara ulaştığını vurgulayan Önalan, her yolun asfaltlanmasının doğru olmadığını ifade etti. Yağmur suyunun toprağa ulaşmasını sağlayacak drenaj sistemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Önalan, "Alsancak ve Konak, gökdelen cehennemine dönmüş durumda" diyerek bu bölgelerdeki yoğun yapılaşmaya dikkat çekti. Özellikle Kordon ve Alsancak’ta binaların yol kotuyla aynı seviyede inşa edilmesinin ciddi bir mühendislik hatası olduğunu belirten Önalan, bu durumun yağışlarda sele neden olduğunu söyledi.

- REKLAM -

Türkiye’de büyük kentlerin köklü bir değişime ihtiyaç duyduğunu dile getiren Önalan, nüfusun büyük bölümünün metropollerde yaşamasının altyapı sorunlarını derinleştirdiğini ifade etti. İzmir’in mevcut nüfusu taşıyamaz hale geldiğini belirten Önalan, kentlerin seyrekleştirilmesi gerektiğini savunarak, "Kentsel değişime ihtiyacımız var" vurgusunda bulundu. Kısa vadede büyükşehirlere göçün önlenmesi, uzun vadede ise kırsal yaşam ve tarıma yönelimin teşvik edilmesi gerektiğini belirten Önalan, aksi halde afetlerin her yıl daha da şiddetleneceğini söyledi.

SU TOPRAĞA ULAŞMIYOR

Öte yandan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar da İzmir’de yaşanan sel ve su baskınlarının temel nedeninin altyapı eksikliği ve çarpık kentleşme olduğunu ifade etti. Kent merkezine çok yoğun yağış düşmemesine rağmen sorun yaşandığını belirten Yaşar, kapatılan kuru dere yataklarının büyük bir hata olduğunu söyledi. Yaşar, geçmişte toprağın yağmur suyunu emdiğini, ancak günümüzde betonlaşma nedeniyle suyun toprağa ulaşamadığını vurguladı.

- REKLAM -

Yağmur suyunun etkin şekilde tahliye edilebilmesi için yolların altına yağmur kanalları açılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Yaşar, İzmir’de altyapı anlayışının tersine işlediğini belirterek, "Biz de önce bina sonra altyapısı yapılıyor" dedi. Gelişmiş ülkelerde altyapının önce hazırlandığını, ardından yapılaşmaya izin verildiğini hatırlatan Yaşar, aşırı yağışlı dönemlerde sorunların artacağını ve kentin bilim insanları ile şehir plancılarının iş birliğiyle yeniden planlanması gerektiğini söyledi.

Kaynak : DHA

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.