27 Nisan 2026, Pazartesi 09:57
20°C İzmir

Zeytinyağında pestisit krizi: Çözüm ihracatçıya özel sertifika

EZZİB Başkanı Emre Uygun’un numunelerdeki pestisit riskinin yüzde 50’yi aştığı yönündeki uyarısını değerlendiren Prof. Dr. Özkaya, çözümün bilinçsiz ilaçlamayı durduracak özel sertifikasyon ve katma değerli üretimden geçtiğini belirtti

  • Oluşturulma:
  • Güncelleme:
  • Kaynak: HABER MERKEZİ
Zeytinyağında pestisit krizi: Çözüm ihracatçıya özel sertifika haberinin görseli
5 dk okuma süresi

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER  Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Emre Uygun’un, sektördeki tarım ilacı kalıntısı (pestisit) riskinin yüzde 50’yi aştığına dair açıklamaları sektörde yankı uyandırdı. Bakanlıktan alınan 100 numunenin yarısından fazlasında risk tespit edildiğini belirten Uygun, bu sorunun üretim aşamasında çözülmemesi durumunda ihracatın büyük zarar göreceğini vurguladı. Sektörün geleceğini tehdit eden bu kritik tabloyu değerlendiren Ankara Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya, sorunun sadece bir ilaç kalıntısı meselesi değil, bir sistem ve vizyon sorunu olduğunu vurguladı. Özkaya, zeytinde yoğun bir ilaç kullanımı olmamasına rağmen üreticinin bilinçsiz zamanlaması nedeniyle pestisit birikimi oluştuğuna dikkat çekerek; her üretimin ihracat için kullanılamayacağı, ihracat amaçlı üretimin mutlaka özel sertifikasyonla sınıflandırılması gerektiği uyarısında bulundu. 

YANLIŞ İLAÇLAMA ZAMANLAMASI


Zeytin ağacında en yaygın kullanılan ilacın bordo bulamacı olduğunu ve gerekiyorsa pamuklu bit ile zeytin sineğine karşı uygulamalar yapıldığını belirten Özkaya, temel sorunun üreticinin zamanlamaya dikkat etmemesi olduğunu vurguladı. Özkaya, “Burada en büyük sıkıntımız, üreticinin zamanlamaya dikkat etmeden yaptığı işlemlerdir. Bu uygulamaların zeytinyağında birikim oluşturduğunu bilmeden hareket ediyorlar. Sofralık zeytinde ilaç kullanımı belli başlı birkaç ilaca dayalıdır ve aslında zeytin çok yoğun ilaç kullanılan bir tür değildir. Ancak üreticinin bir tane böcek gördüğünde yaptığı ilaçlama ile bin tane böcek gördüğünde yapacağı ilaçlamayı birbirinden ayırması gerekir. Üretici bunun farkında olmadığı için önüne gelen miktarda, zamanlı zamansız uygulama yapıyor” dedi.

- REKLAM -

MALİYET VE MARKA KISKAÇI


Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında Avrupa pazarındaki kısıtlamalara değinen Özkaya, “Biz dökme olarak satarsak Avrupa bir şey istemiyor ancak markalı satmak istersek yüzde 35 gümrük vergisi koyarak bizi dezavantajlı pozisyona düşürüyorlar. Zaten gübreden ilaca, elektrikten mazota kadar tüm tarım girdilerimiz ithal olduğu için maliyetlerimiz oldukça yüksek. Bu yüksek girdi maliyetlerinin üzerine bir de yanlış ilaç kullanımı eklenirse Avrupa pazarında tutunmamız imkansız hale gelir. Aslında genel toplama baktığımızda zeytinyağı ihracatında pestisit açısından çok büyük bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum; çünkü zaten ürettiğimizin sadece bir kısmını ihraç edebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

İHRACAT AMAÇLI ÖZEL SERTİFİKASYON


Üreticinin tarladaki ürünün nihai hedefini bilmediğine dikkat çeken Özkaya, her üretimin ihracat için kullanılmaması gerektiğini savundu. Özkaya, “Üretici, yetiştirdiği ürünün nereye gideceğini bilmiyor. İhracata mı, iç tüketime mi yoksa sanayiye mi yönelik üretim yaptığının farkında olmayınca önüne gelen uygulamayı yapıyor. Oysa hedef organik ihracat ise üretimin buna göre planlanması gerekir. Şu anki sistemde ürün sınırda yakalanınca ceza üreticiye değil, Türkiye’ye geliyor. Bu yüzden üreticinin sınıflandırılması şarttır. Eğer ham madde ihracata uygun değilse, o üreticiye ihracat sertifikası verilmemeli. Kaliteli ve katma değerli ürün elde etmek istiyorsak, önce kaliteli ham madde kullanmamız gerekiyor” diye belirtti. 

- REKLAM -

İTALYA VE YUNANİSTAN YOLU


Türkiye’nin üretim miktarında İspanya ile yarışmasının gerçekçi olmadığını belirten Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya, katma değerli ürün vurgusu yaptı. Özkaya, “Şu anda ihracatçıların çoğu katma değerli üründen ziyade seri üretime odaklanmış durumda. İspanya dünyadaki zeytinyağının yarısını tek başına üretiyor ve tek bir kooperatifleri bizim binlerce fabrikamız kadar yağ yapabiliyor. Bu maliyetlerle onlarla rekabet etmemiz mümkün değil. İtalya ise İspanya’nın üçte biri kadar üretiyor ama zeytinyağını bir gurme ürünü olarak markalayıp iki katı para kazanıyor. Yunanistan ise ‘sağlık için zeytinyağı’ sektörünü yaratarak 250 mililitresini 80 Euro’ya satıyor. Bizim de yapmamız gereken budur; farklı bir sektör yaratarak katma değer katarsak para kazanabiliriz” dedi.

 

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.