Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Arkeoloji ve Arkeometri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Barış Gür, Hitit dönemini merkezine alan “Çekirge Tanrısı’nın İki Rahibi” isimli arkeolojik macera romanı ile edebiyat dünyasına adım attı. İzmir ve çevresinde meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından şekillenen bir yolculuğu konu alan eser; dönemin insanlarını, inanç dünyalarını ve doğayla kurdukları ilişkiyi iki sıradan insanın gözünden anlatıyor. Alışılagelmiş tarihsel romanlarda öne çıkan kusursuz ve güçlü kahramanların aksine anti-kahramanları odağına alan roman, Batı Anadolu’dan Orta Anadolu’ya uzanan zorlu yolculuk boyunca insanın değişebilme, hayatta kalma ve yeni bir yaşam kurma çabasına ışık tutuyor.
DOĞA OLAYLARI VE İNSANIN DEĞİŞİMİ
Romanın Hitit Çağı’nda geçmesine karşın insanın zamansız duygularına ve davranış biçimlerine odaklandığını belirten Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji ve Arkeometri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Barış Gür, tırnak içinde şu değerlendirmelerde bulundu: “Romanın arka planında depremler, çekirge sürüleri ve insanların bu doğa olaylarını anlamlandırma çabaları bulunuyor. Binlerce yıl önce yaşayan insanlar da karşılaştıkları felaketleri kendi inanç dünyaları üzerinden açıklamaya çalışıyordu. Bu tarihsel zemini bir macera anlatısının içinde okura aktarmayı amaçladım.” Eserin iki sıradan insanı merkezine almasının bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji ve Arkeometri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Barış Gür, tırnak içinde sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanın olumlu yönde değişebilme ihtimali romanın temel düşüncelerinden birini oluşturuyor. Kahramanlık yalnızca güçlü veya ayrıcalıklı insanların yaşamları üzerinden anlatılmak zorunda değil. Sıradan insanların hayatta kalma çabaları, yaptıkları hatalar ve zaman içinde geçirdikleri dönüşüm de güçlü bir anlatının merkezinde yer alabilir”
BİLİMSEL KAZI ÇALIŞMALARI KURGUYA YANSIDI
Ayasuluk Tepesi’ndeki kazılarda uzun yıllardır ekip üyesi olarak görev yapan ve Geç Tunç Çağı uzmanı olan Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji ve Arkeometri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Barış Gür, aynı zamanda Ayasuluk Tepesi ve Metropolis Antik Kenti’ndeki eski deprem izlerinin incelendiği çok disiplinli bir projeyi yürütüyor. Antik Çağ yazarlarının İzmir depremlerine dair aktardığı bilgiler ile arkeolojik katmanlardaki fiziksel izleri birlikte değerlendirdiklerini belirten Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji ve Arkeometri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Barış Gür, tırnak içinde şunları söyledi: “Geçmişte yaşanan depremlerin tarihlerini, yıkıcılıklarını ve tekrarlanma aralıklarını anlamaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Romanda da eski deprem izlerine ve bu afetlerin insanlar üzerindeki etkilerine yer verdim. Ancak bilimsel bilgileri doğrudan aktarmak yerine dönemin atmosferini destekleyen bir kurgu içinde değerlendirdim.”