Sayfa Yükleniyor...
Kafe ve kitabevlerinin aynı mekân içerisinde buluşturulması geleneği İzmirde de yaşatılıyor. Önemli gördüğümüz kitap kafelerin kapısını çalıp sahipleri ve müşterileriyle keyifli bir sohbet gerçekleştirdik
İzmir her ne kadar çok sevilse de bazen kalabalığı yüzünden çekilmez bir hal alabiliyor. Özellikle sakin bir yerde oturup, hoş vakit geçirmek kimi zaman zor oluyor. Bizlerde İLKSES Gazetesi olarak gürültü kirliliğinden uzak kalabileceğiniz, kafelere gidip çay ve kahvenin yanında kitap okuyabileceğiniz birkaç mekanı derledik. Kitap kafelerin ne derece ilgi gördüğüne, kuruluşundaki hikâyeye ve daha birçok konuya değindik.
5 YIL HAYALİNİ KURDUM
Hayyam Şarap Kitabevi Sahibi Erdal Taşkıran işletmenin hayalini 5 yıl boyunca kurmuş. Şair ve bilim adamı Ömer Hayyama olan ilgisinden dolayı bu ismi seçtiğine dikkat çeken Taşkıran,Kitap kafeler son zamanlarda daha çok gündeme geldi. Kitap Kafelerde kitaplar daha çok dekorasyon amaçlı kullanılıyordu. Biz de onlar gibi olmaktan korktuk çünkü amacımız hadi birkaç kitap koyalım, entelektüel bir profil oluşturalım değildi. Bu nedenle şarabı ve kitabı bir araya getirdik. Bunu da sanırım İzmirde sadece biz yapıyoruz. Kitap okumak için çok öyle elverişli yerler yok. İnsanların kitaplarla buluşması, içeriye girdikleri zaman kitaplarla karşılaşması elbet olumlu. Hayyamın dünya görüşünden kaynaklı bir seçim oldu bu isim. Onun fikirleri, şiirleri çok hoşuma gidiyordu. Şarap, edebiyat, kitap deyince Hayyam biraz daha denk düştü dedi.
TİCARİ KAYGIDAN UZAK
Amaçlarının ticari kaygı olmadığını, bu işi yaparken mutlu olmak istediklerini belirten Taşkıran, Üç, beş kuruşta alsak bizim için yeterli. Edebiyat bölümü mezunuyum aynı zamanda. Şiire ve sanata bu yüzden daha yakınım. Bizi bilenlerin gelip burada sohbet etmesi, şarap ya da diğer içecekler eşliğinde bir kaç kitap okuması dahi yeterli. Edebiyat bölümünden mezun diğer arkadaşlarımı da toplayıp bu kafeyle ilişkili bir çalışma da yürütmek istiyorum ama nasıl olacağına karar veremedim. Üst katımızda yine kendi arkadaş çevremizin oluşturduğu film atölyesi ve meditasyon salonu var. Dediğim gibi tek amacımız yaptığımız işten mutluluk duymak. Ticari bir kaygıya dönüştüğü an vazgeçerim zaten. Amacımız insanların ve kendimizin keyifli sohbet gerçekleştireceği, sanat anlamında kazanım sağlayacağı bir ortam oluşturmak. 5 yıl önce hayalini kurup açmayı planlamıştım, 2 ay önce mekânı açtık. Bu yüzden müşteri yoğunluğumuz çok yok. Derdimizde bu değil. Kitaplar bize ait ve onlara çok değer verdiğimiz için müşterilerimize satmıyoruz. Gelip okumaları ve bunu devamlılık haline getirmeleri yeterli diye konuştu.
KAYBOLAN KAMUSAL ALANI TEKRAR YARATIYORUZ
Yakın Kitabevi Ortağı Mehmet Nusrettin Özbay, mekan isminin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklam Atölyesi Öğrencileri tarafından 3 aylık bir süreç sonucu ortaya çıktığını belirtti. Özbay, Biz onlara nasıl bir mekân istediğimizi anlattık ona istinaden 3 ay sonunda Yakın ismine karar verdik. İnce eleyip sık dokumaya çalıştık. 9 yıldır varız. İlk başta kafe olarak işletiyorduk daha sonra okurlardan gelen istek üzerine kitabevine dönüştürdük, böyle bir oluşuma gittik. Okurlar da bu durumdan oldukça memnun. Çok rağbet görüyor. Çünkü buradan kitap satın alan müşterilerimiz oturup çayını, kahvesini içip sohbetini de yapabiliyor. Eskilerde var olan ancak günümüzde yok olmaya çalışan kamusal alanları yaratmaya çalışıyoruz dedi.
İZMİRLİLER İLGİLİ
İzmirin aydın bir şehir olduğunu bu yüzden mekânlarının her daim dolduğunu ifade eden Özbay, İzmir insanı gerçekten okuyor. Sadece üniversiteliler geliyor diyemem. Okumayı seven herkes burada yer ediniyor. Güneydoğuda kitabevi açan arkadaşlarım var. Onlar mesela sinek avladıklarını söylüyor. Hatta kapatmayı düşünenler dahi var. Tabi dekorda çok önemli. Biz hem dekorumuzla hem kitaplarımızla hem de entelektüel kişiliğimizle onlara hitap ediyoruz. Sadece kitabevi olarak değil sıcaklığı ve samimiyetiyle kendine ait bir mekân olarak hissettiriyor. Aktivitelerle, etkinliklerle çalışmalarımızı daha da etkili hale getiriyoruz diye konuştu.
Kitap okuma grupları, atölyeler ve imza günleri düzenlediklerini de belirten Özbay, Sergiler açıyoruz. İmza günlerinde İzmirin birçok yerel yazarlarını davet ettik. Ulusal anlamda ön plana çıkan isimleri de davet ettik. Hasan Ali Toptaş, Murathan Mungan, Ece Temelkuran, İdil Biret, Ülkü Tamer, Emrah Serbest gibi birçok isim. Sürekli temas halindeyiz. Bu etkinlikler kitabevini tabii ki çekim merkezi haline de getiriyor. Yayın evleriyle direkt çalışıyoruz. İkinci kitap satışımız yok şimdilik, müşterilerde getiremiyor. Biz kendimizde çok kitap okuruz, okumayan zaten bu işi yapamaz. Her şey sevmekle başlar. Sosyal sorumluluk Projeleri altında birçok ödül aldık. Çünkü burası sadece kitap alışverişinin olduğu bir yer değil. Kente katkısı ve misyonu olsun diye de açtık. Geri bildirimlerde bu anlamda çok iyi dedi.
KENDİ EVİME GELİR GİBİYİM
Yakın Kitabevi Kafenin sıkı takipçilerinden Gökmen Hançer ise sürekli geldiğini ve sayelerinde kitaba olan ilgisinin arttığını söyledi. Hançer şunları ekledi: Ben burayı kitabevi gibi görmüyorum, kendi evime gelir gibiyim. 15 yıldır başka hiçbir yerden kitap alışverişi yapmıyorum. Kahraman bakkal süper markete karşı misillemesi gibi. Nusret Bey ve onun gibi düşünüp bu tarz yerler açan kişilikleri pamuklar içerisinde muhafaza etmemiz lazım. Geçen sene yakın kitapevinden aldığım kitap sayısı tutarı toplamda 19 bin TL. Bin 206 sayfa kitap okumuşum hedefim ise bin 800 sayfa. Çok farklı okumalar yapmaya başladım burada.
Haber Merkezi