BTA’da Yaşar Kemal sohbeti

BTA, ilginç bir etkinliğe imza atarak, dünyaca ünlü yazar Yaşar Kemal’i bilinmeyen yönleri ile ele alarak seyirciye anlattı


  • Oluşturulma Tarihi : 14.02.2017 06:46
  • Güncelleme Tarihi : 14.02.2017 06:46
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
BTA’da Yaşar Kemal sohbeti

ONURHAN ALPAGUT-ÖZEL HABER

Bilimsel Tiyatro Atölyesi (BTA), Yaşar Kemal’in ikinci ölüm yıldönümü anısına ilginç bir etkinlik gerçekleştirdi.

Yaptıkları etkinliğe ‘anma buluşması’ sohbeti demeyi tercih eden BTA’lılar; Türk tiyatrosunun zor günler geçirdiği günümüzde, sanatın birleştirici gücüne inandıklarını ve bu inançla gün be gün eksilen insancıl değerlerimizden en güçlüsü olan ‘bilginin ışığında birleşmek’ görüşüne uygun davranmaya çalıştıklarını, bu uğurda ilginç ve farklı sunumlar yapmaya çabaladıklarının altını çizdiler.

BİLİNMEYENLER İLGİ UYANDIRDI

Hayrettin Filiz’in sunumuyla, yaklaşık iki saat süren sohbet buluşması, Yaşar Kemal’in birçokları tarafından bilinmeyen yanlarının anlatılması üzerine kurulmuş.  Önce genel bir anlatımla başlayan sohbet, Yaşar Kemal’in ilk hapse girişi, yazarın çok sevdiği Çukurova’dan neden ayrılmak zorunda kaldığı ve İstanbul’daki ilk günlerindeki sefaletinin son parasıyla bir olta alıp, o oltayla tuttuğu balıkların bir bölümünü yiyip, bir bölümünü satmaya çalıştığı bölümün ayrıntılarıyla anlatılması, seyircide büyük ilgi uyandırdı. “Komünist Kör Kemal”in, aslında ortaokulu bile bitirmediği ancak kitaplarının 49 dilde okunduğunun hikayesiyse başka bir şaşkınlık konusu oldu.

ARALIKSIZ SAHNEDELER

Yaptığı birbirinden ilginç oyun, sunum,  etkinlik ya da sergilerle, İzmir sahnelerinde, yılın yaklaşık 275 günü hiç ara vermeden gösteriler yapan ve sanatsal direncin adı olan BTA, bu kez Yaşar Kemal’i sahnesinde ağırladı.  Seminer havasından çok uzak olan sunumda, büyük yazar Yaşar Kemal’in daha çok Anadolu temizliği taşıyan delikanlılığından kavgasına, halk türkülerine ve yazmaya olan tutkusundan, pek az bilinen şairliğine kadar birçok ayrıntısının öne çıkarılmasının yanı sıra, en az onun kadar ünlü romanı “İnce Memed”in son derece ilginç olan, yayımlanma hikayesinde seyircilerden tam not aldı. Kitabın editörlüğünü yapan Cevat Fehmi Başkut’la Yaşar Kemal’in çekişmesi, seyircinin tanıklığına sunuldu. BTA’nın kurucusu ve öğretmeni Hayrettin Filiz bu bölümü anlatırken, fonda, farklı 33 dilde basılmış İnce Memed kitap kapakları filminin gösterilmesi de, sohbete ayrı bir heyecan kattı.

"KALİTEYİ KİM REDEDER Kİ?”

Bu film gibi, kendi hazırladıkları 5 ayrı film gösterimi daha yapan BTA’lılar, bu hazırlıkların sohbetin çekiciliğini arttırmaktan çok, “Darmadağın olmuş olan toplum dikkatini toplamak için küçük bir girişim” olduğunu söylüyorlar. Bu hazırlanan filmler; “Kültür Adamı Yaşar Kemal”, “Halk Adamı Yaşar Kemal”, “Şair Yaşar Kemal” gibi bölüm başlıkları taşıyor. Ancak, Hayrettin Filiz’in, bu filmlerin önünden ya da ardından yaptığı açıklamalar ve anlattığı hikâyeler; seyircilerde, büyük bir merakla izlendi.Filiz'e bunun nedenini sorduğumuzda,  “Kaliteyi kim reddeder ki?  Sen iyi şeyler söyle, temiz işler yap, seni dinleyen mutlaka çıkacaktır. Ama samimi ol, dürüst ve yalansız ol. Hatta sakin ol... Oysa günümüzde en değerli şey nedir? Hız! Hızın nasıl tehlikeli bir tuzak olduğunun üzerinde bile durulmuyor ki. Buna da reklamlar ya da kitle iletişim aygıtları üzerinden teknolojiye ortak olmak deniyor üstelik... Oysaki, toplumsal olarak bencil, saldırgan oluşumuz ve korku üzerinden şekillendirilmeye çalışılan karanlık kuşkularla dolu toplumsal yapı en çok, en masum yanını kaybetti; birbirine güvenmeyi... Önceliklerimiz ve başkalarına katkı koyduğunca gelişirisin ancak düşüncesinin katili dikkatsizliğimizin, bizi bilim ve sanattan uzaklaştıran kuvvetin,  tutkularımızı ve direncimizi kırmak için, pis ve güvensizliğimiz arttırmaktan başka hiç bir işe yaramayan, onsuz nefes alamaz hale getirildiğimiz sanal vahşetin buna neden olduğunu nasıl görmüyoruz, çok şaşırıyorum” dedi.

SAMİMİYET KATILIMI SAĞLADI

Hayrettin Filiz’in soğukkanlı ve neşeli anlatımı, dönem dönem seyirciyle şakalaşmaları, seyircinin de sohbete katılmasını sağladı. Bu tavrının, sanat yapanla, yapılanı sadece tüketen burjuva sanat kültürüne karşı bir duruş olduğunu söyleyen Filiz, “Sanatın ateşleyici dinamiği seyircidir. Katılan, eleştiren, samimi olan seyirci... Onu nasıl uyuşturmanın her türüne, eylemsizliğe, yapılan eylemin sadece tüketicisi olmaya çağırabilir ki birileri? Onların başka çıkarları olmalı... Onlar sahte ve yalancıların işidir. Biz ne sahtekarız ne de yalancı... Ne diyorsak, önce yüreğimizin suyuyla yıkadıktan sonra diyoruz sözümüzü. Küfrederek kim neyi çözebilmiş ki? Biz daha adaletli ve eşit haklara sahip bilinçlendirilmiş bir topluma gitmek için, üstümüze atılmış bu cehalet adlı kara perdeyi yırtmaya çalışan birçok insan gibi, tarihin önünde sorumluluklarımızı gerçekleştirmek ve yarın çocuğumuz, ‘Ne yaptın o günlerde?’ dediğinde, ona yanıt vermek için çabalıyoruz. Herkesin içinde olduğuna inandığımız ama türlü korkularla gizli mağaralara kaçmış olan umutlu yanlarını yeniden yeşertmeyi, insancıl değerlerinin ellerinden tutup, korkmadan sokağa çıkmalarını ve mavili yeşilli bir düş kurma hakkının, en temel yaşam hakları olduğunu, bu hakkı kimselere vermeme mücadelelerinde, onların yalnız olmadıklarını göstermeye çalışıyoruz.Ben, Yaşar Kemal’i direnen ve mücadele eden büyük bir yazar olarak anlatırken, belki de, ‘Yaşar Kemal dirayetini’ içinde taşıyan ama ortaya çıkarması için bir işaret bekleyen dikkatli bir çocuğun karşısında olduğumu, asla unutmadan, Yaşar Kemal’e yakıştığı gibi en temiz Türkçeyle, o ‘Bir çocuğa sonsuz bir saygıyla’ yaklaşarak ve yüzümüzden çalmaya çalıştıkları gülümsememle anlattım ne anlattıysam” dedi.

SANCILI YANLARINI ANLATTI

Hayrettin Filiz, Yaşar Kemal sohbetinde, yazarın bazı sancılı yanlarını da tartışmaya açtı. Örneğin, küçük bir bölüm olarak anlatılan “Şair Yaşar Kemal”, romancı ve hikayeci olarak bilinen yazarın, şair olarak da önemli eserleri olduğunu ortaya koydu. “Ulaş”, “Hannaya Şiirler” ya da “Kırmızı Deynek” isimli şiirlerden bölümler okuyan Filiz; Yaşar Kemal’in ne yazarsa yazsın, aslında, Türkçemize kendi katkısı olan bir sözcük olan umudu yazdığını söyledi. “Romanlarında birçok yeni ve yöresel sözcük kullanan Yaşar Kemal için, Ali Püsküllüoğlu adlı incelemeci bir ‘Yaşar Kemal Sözlüğü’ hazırlamıştır” diye konuşan Hayrettin Filiz, “Hannaya Şiirler” adlı şiiri bilmeden bir şiir okuyucusu olarak eksik kalınacağını da sözlerine ekledi.

MEKTUPLAŞMALARI İLGİ ÇEKTİ

Sohbet buluşmasının ilgi çeken bir diğer bölümüyse, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal mektuplaşmalarıydı. Nazım’ın ölümü üzerine sözleştikleri gün buluşamayan iki yazarın hüzünlü hikayesi, seyircide duygusal anlara neden oldu. Anlattıklarını belgelerle seyircisine gösteren Filiz, seyircisinden, bu kadar kısa sürede böylesi ayrıntılı bir sunumu nasıl yaptığı konusunda büyük övgüler aldı. “Her BTA’lı gibi, bunu yaparak, artık katmerleşen günümüz karanlığını azaltma mücadelesinde, bencillik ve oportünizm tuzağından korunduklarını” söyleyen Filiz, “Gökyüzüne bakmayı unuttuysak eğer, bizi bu duruma getiren nedenlerle, korkmadan yüzleşmek zamanı geldiğine inandığımız içindir. Sanat tüm karanlıklardan daha güçlüdür. Çünkü sanat Yaşar Kemal’in dediği gibi, ‘Umut etmektir’ aslında” diye konuştu.

Haber Merkezi