Sayfa Yükleniyor...
BTA, ilginç bir etkinliğe imza atarak, dünyaca ünlü yazar Yaşar Kemali bilinmeyen yönleri ile ele alarak seyirciye anlattı
ONURHAN ALPAGUT-ÖZEL HABER
Bilimsel Tiyatro Atölyesi (BTA), Yaşar Kemalin ikinci ölüm yıldönümü anısına ilginç bir etkinlik gerçekleştirdi.
Yaptıkları etkinliğe anma buluşması sohbeti demeyi tercih eden BTAlılar; Türk tiyatrosunun zor günler geçirdiği günümüzde, sanatın birleştirici gücüne inandıklarını ve bu inançla gün be gün eksilen insancıl değerlerimizden en güçlüsü olan bilginin ışığında birleşmek görüşüne uygun davranmaya çalıştıklarını, bu uğurda ilginç ve farklı sunumlar yapmaya çabaladıklarının altını çizdiler.
BİLİNMEYENLER İLGİ UYANDIRDI
Hayrettin Filizin sunumuyla, yaklaşık iki saat süren sohbet buluşması, Yaşar Kemalin birçokları tarafından bilinmeyen yanlarının anlatılması üzerine kurulmuş. Önce genel bir anlatımla başlayan sohbet, Yaşar Kemalin ilk hapse girişi, yazarın çok sevdiği Çukurovadan neden ayrılmak zorunda kaldığı ve İstanbuldaki ilk günlerindeki sefaletinin son parasıyla bir olta alıp, o oltayla tuttuğu balıkların bir bölümünü yiyip, bir bölümünü satmaya çalıştığı bölümün ayrıntılarıyla anlatılması, seyircide büyük ilgi uyandırdı. Komünist Kör Kemalin, aslında ortaokulu bile bitirmediği ancak kitaplarının 49 dilde okunduğunun hikayesiyse başka bir şaşkınlık konusu oldu.
ARALIKSIZ SAHNEDELER
Yaptığı birbirinden ilginç oyun, sunum, etkinlik ya da sergilerle, İzmir sahnelerinde, yılın yaklaşık 275 günü hiç ara vermeden gösteriler yapan ve sanatsal direncin adı olan BTA, bu kez Yaşar Kemali sahnesinde ağırladı. Seminer havasından çok uzak olan sunumda, büyük yazar Yaşar Kemalin daha çok Anadolu temizliği taşıyan delikanlılığından kavgasına, halk türkülerine ve yazmaya olan tutkusundan, pek az bilinen şairliğine kadar birçok ayrıntısının öne çıkarılmasının yanı sıra, en az onun kadar ünlü romanı İnce Memedin son derece ilginç olan, yayımlanma hikayesinde seyircilerden tam not aldı. Kitabın editörlüğünü yapan Cevat Fehmi Başkutla Yaşar Kemalin çekişmesi, seyircinin tanıklığına sunuldu. BTAnın kurucusu ve öğretmeni Hayrettin Filiz bu bölümü anlatırken, fonda, farklı 33 dilde basılmış İnce Memed kitap kapakları filminin gösterilmesi de, sohbete ayrı bir heyecan kattı.
"KALİTEYİ KİM REDEDER Kİ?
Bu film gibi, kendi hazırladıkları 5 ayrı film gösterimi daha yapan BTAlılar, bu hazırlıkların sohbetin çekiciliğini arttırmaktan çok, Darmadağın olmuş olan toplum dikkatini toplamak için küçük bir girişim olduğunu söylüyorlar. Bu hazırlanan filmler; Kültür Adamı Yaşar Kemal, Halk Adamı Yaşar Kemal, Şair Yaşar Kemal gibi bölüm başlıkları taşıyor. Ancak, Hayrettin Filizin, bu filmlerin önünden ya da ardından yaptığı açıklamalar ve anlattığı hikâyeler; seyircilerde, büyük bir merakla izlendi.Filiz'e bunun nedenini sorduğumuzda, Kaliteyi kim reddeder ki? Sen iyi şeyler söyle, temiz işler yap, seni dinleyen mutlaka çıkacaktır. Ama samimi ol, dürüst ve yalansız ol. Hatta sakin ol... Oysa günümüzde en değerli şey nedir? Hız! Hızın nasıl tehlikeli bir tuzak olduğunun üzerinde bile durulmuyor ki. Buna da reklamlar ya da kitle iletişim aygıtları üzerinden teknolojiye ortak olmak deniyor üstelik... Oysaki, toplumsal olarak bencil, saldırgan oluşumuz ve korku üzerinden şekillendirilmeye çalışılan karanlık kuşkularla dolu toplumsal yapı en çok, en masum yanını kaybetti; birbirine güvenmeyi... Önceliklerimiz ve başkalarına katkı koyduğunca gelişirisin ancak düşüncesinin katili dikkatsizliğimizin, bizi bilim ve sanattan uzaklaştıran kuvvetin, tutkularımızı ve direncimizi kırmak için, pis ve güvensizliğimiz arttırmaktan başka hiç bir işe yaramayan, onsuz nefes alamaz hale getirildiğimiz sanal vahşetin buna neden olduğunu nasıl görmüyoruz, çok şaşırıyorum dedi.
SAMİMİYET KATILIMI SAĞLADI
Hayrettin Filizin soğukkanlı ve neşeli anlatımı, dönem dönem seyirciyle şakalaşmaları, seyircinin de sohbete katılmasını sağladı. Bu tavrının, sanat yapanla, yapılanı sadece tüketen burjuva sanat kültürüne karşı bir duruş olduğunu söyleyen Filiz, Sanatın ateşleyici dinamiği seyircidir. Katılan, eleştiren, samimi olan seyirci... Onu nasıl uyuşturmanın her türüne, eylemsizliğe, yapılan eylemin sadece tüketicisi olmaya çağırabilir ki birileri? Onların başka çıkarları olmalı... Onlar sahte ve yalancıların işidir. Biz ne sahtekarız ne de yalancı... Ne diyorsak, önce yüreğimizin suyuyla yıkadıktan sonra diyoruz sözümüzü. Küfrederek kim neyi çözebilmiş ki? Biz daha adaletli ve eşit haklara sahip bilinçlendirilmiş bir topluma gitmek için, üstümüze atılmış bu cehalet adlı kara perdeyi yırtmaya çalışan birçok insan gibi, tarihin önünde sorumluluklarımızı gerçekleştirmek ve yarın çocuğumuz, Ne yaptın o günlerde? dediğinde, ona yanıt vermek için çabalıyoruz. Herkesin içinde olduğuna inandığımız ama türlü korkularla gizli mağaralara kaçmış olan umutlu yanlarını yeniden yeşertmeyi, insancıl değerlerinin ellerinden tutup, korkmadan sokağa çıkmalarını ve mavili yeşilli bir düş kurma hakkının, en temel yaşam hakları olduğunu, bu hakkı kimselere vermeme mücadelelerinde, onların yalnız olmadıklarını göstermeye çalışıyoruz.Ben, Yaşar Kemali direnen ve mücadele eden büyük bir yazar olarak anlatırken, belki de, Yaşar Kemal dirayetini içinde taşıyan ama ortaya çıkarması için bir işaret bekleyen dikkatli bir çocuğun karşısında olduğumu, asla unutmadan, Yaşar Kemale yakıştığı gibi en temiz Türkçeyle, o Bir çocuğa sonsuz bir saygıyla yaklaşarak ve yüzümüzden çalmaya çalıştıkları gülümsememle anlattım ne anlattıysam dedi.
SANCILI YANLARINI ANLATTI
Hayrettin Filiz, Yaşar Kemal sohbetinde, yazarın bazı sancılı yanlarını da tartışmaya açtı. Örneğin, küçük bir bölüm olarak anlatılan Şair Yaşar Kemal, romancı ve hikayeci olarak bilinen yazarın, şair olarak da önemli eserleri olduğunu ortaya koydu. Ulaş, Hannaya Şiirler ya da Kırmızı Deynek isimli şiirlerden bölümler okuyan Filiz; Yaşar Kemalin ne yazarsa yazsın, aslında, Türkçemize kendi katkısı olan bir sözcük olan umudu yazdığını söyledi. Romanlarında birçok yeni ve yöresel sözcük kullanan Yaşar Kemal için, Ali Püsküllüoğlu adlı incelemeci bir Yaşar Kemal Sözlüğü hazırlamıştır diye konuşan Hayrettin Filiz, Hannaya Şiirler adlı şiiri bilmeden bir şiir okuyucusu olarak eksik kalınacağını da sözlerine ekledi.
MEKTUPLAŞMALARI İLGİ ÇEKTİ
Sohbet buluşmasının ilgi çeken bir diğer bölümüyse, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal mektuplaşmalarıydı. Nazımın ölümü üzerine sözleştikleri gün buluşamayan iki yazarın hüzünlü hikayesi, seyircide duygusal anlara neden oldu. Anlattıklarını belgelerle seyircisine gösteren Filiz, seyircisinden, bu kadar kısa sürede böylesi ayrıntılı bir sunumu nasıl yaptığı konusunda büyük övgüler aldı. Her BTAlı gibi, bunu yaparak, artık katmerleşen günümüz karanlığını azaltma mücadelesinde, bencillik ve oportünizm tuzağından korunduklarını söyleyen Filiz, Gökyüzüne bakmayı unuttuysak eğer, bizi bu duruma getiren nedenlerle, korkmadan yüzleşmek zamanı geldiğine inandığımız içindir. Sanat tüm karanlıklardan daha güçlüdür. Çünkü sanat Yaşar Kemalin dediği gibi, Umut etmektir aslında diye konuştu.
Haber Merkezi