Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde, 1228 yılında Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah ile eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, mimari özellikleriyle yüzyıllardır hayranlık uyandırıyor. Dokuz yıllık restorasyon sürecinin ardından Mayıs 2024’te yeniden ibadete ve ziyarete açılan tarihi yapı, kısa sürede yüz binlerce kişiyi ağırladı. Ancak eseri özellikle yaz aylarında ziyaret edenlerin önemli bir bölümünün amacı yalnızca tarihi yapıyı gezmek değil. Ziyaretçiler, batı taç kapısında güneş ışınlarının etkisiyle ortaya çıkan ve namaz kılan insanı andıran gölgeyi görebilmek için saatlerini buna göre ayarlıyor. Yaklaşık 4 metre yüksekliğindeki gölge, saat 15.30’da Kur’an okuyan, 16.00’da ise namaz kılan bir insan görüntüsünü oluşturuyor. Temmuz ve ağustos aylarında ise sabah saat 07.00’de Cennet Kapısı’nda kadın silüeti beliriyor.

ÖNCE KUR’AN OKUYOR, ARDINDAN NAMAZ KILIYOR
Mayıs ayında başlayıp eylül ayında sona eren gölge oluşumu, her gün yaklaşık 15.30-16.00 saatleri arasında batı kapısında görülüyor. Yaklaşık 4 metre boyundaki silüet, ilk aşamada Kur’an okuyan bir insan görüntüsünü andırırken, ilerleyen dakikalarda ellerini bağlayarak kıyamda duran bir insan şekline dönüşüyor. Bu sıra dışı görüntü, bilim ve sanat dünyasının ilgisini çekmeye devam ederken, ziyaretçiler tarafından da cep telefonu ve fotoğraf makineleriyle görüntüleniyor.
“GÖLGE 15.30’DA KUR’AN-I KERİM OKUYOR”
16 yıldır caminin gönüllü mihmandarlığını yapan ve ziyaretçilere eserin özelliklerini anlatan Mustafa Yıldırım, özellikle mayıs ve eylül ayları arasındaki dönemde ziyaretçilerin büyük bölümünün gölge oluşumunu görmek istediğini söyledi. Yıldırım, şunları söyledi: “Bu gölge çok ilgi gördü. Gölge 15.30'da Kur'an-ı Kerim okuyor, saat 16.00'da namaz kılıyor. Sabah gelen misafirlerimiz ise Divriği'yi gezdikten sonra gölge vaktinde gelip gölgeyi görüyorlar. Buradan mutlu şekilde ayrılıyorlar. Gölge oluşumu mayıs ayında başlıyor ve eylül ayında sona eriyor. Diğer aylarda bu görüntüyü görmek mümkün değil. Temmuz ve ağustos aylarında da sabah saat 07.00'de caminin Cennet Kapısı'nda eli göğsünden bağlı namaz kılan kadın gölgesi oluşmaktadır. Onu da ziyaretçilerimiz otelde kalıp sabah saat 07.00'de görmeye geliyorlar. Günden güne buranın ziyaretçisi artıyor. Geçen sene 300 bine yakın ziyaretçimiz geldi. Bu sene ise 500 bini bulacak”
CENNET KAPISI’NDA KADIN SİLÜETİ
Divriği Ulu Cami’de ziyaretçilerin ilgisini çeken gölge oluşumları batı taç kapısıyla da sınırlı kalmıyor. Mustafa Yıldırım’ın aktardığına göre temmuz ve ağustos aylarında sabah saat 07.00’de caminin Cennet Kapısı’nda da eli göğsünden bağlı namaz kılan kadın silüeti ortaya çıkıyor. Bu görüntüyü görmek isteyen ziyaretçiler, sabahın erken saatlerinde tarihi yapıya geliyor.
ON BİNLERCE MOTİF, EŞSİZ TAŞ İŞÇİLİĞİ
1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınan eser, yalnızca gölge oluşumlarıyla değil, taş işçiliğindeki benzersiz ayrıntılarıyla da öne çıkıyor. Başta taç kapılar ve sütunlar olmak üzere külliyenin birçok bölümünde Ahlatlı ve Tiflisli ustaların elinden çıkan taş işçiliğinin nadide örnekleri bulunuyor. Uzaktan bakıldığında simetrik bir görünüme sahip olduğu düşünülen ancak özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiçbirinin kendisini tekrar etmediği belirtiliyor. Külliyenin taç kapılarının mimarı ve heykeltıraşı Ahlatlı Hürrem Şah ise motif dünyasına getirdiği yenilikler, mimari tasarım dehası ve özellikle kıble kapısındaki cennet kapısı tasarımıyla 12 ve 13’üncü yüzyıl İslam sufizmi sanatının önemli temsilcilerinden biri olarak gösteriliyor.
“ANADOLU’NUN EL HAMRASI”
Cami ve darüşşifadan oluşan külliye, İslam dünyası ve Anadolu tarihinde eşine az rastlanan mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Yapının mimari üslubu, süslemeleri ve örtü sistemlerindeki denge ve uyum, eseri dünyanın görülmeye değer yapıları arasında öne çıkarıyor. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası’nı ziyaret eden Evliya Çelebi’nin de eser için “Methinde diller kısır, kalem kırıktır” ifadelerini kullandığı biliniyor. Tarihi yapı, bu eşsiz özellikleri nedeniyle “Anadolu’nun El Hamra’sı” olarak da nitelendiriliyor.
ZİYARETÇİLER GÖLGEYİ HAYRANLIKLA İZLİYOR
İstanbul’dan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası’nı ziyarete gelen Fikri Çağlar Demirci, eserin kendisini etkilediğini belirterek, “Burayı duyunca bir uğrayalım, görelim istedik. Çok etkileyici bir yer. Büyük bir mimari var. Gölge çok etkileyici” diye konuştu. İlk kez Ulu Cami’yi ziyaret eden Mustafa Öztürk ise, “Anlatıldığından daha güzel görünüyor. Harika bir yer. O dönemde bunu nasıl hesap edip yapmışlar, hayranım” ifadelerini kullandı. Gönül Yıldız da tarihi yapının kendisinde bıraktığı etkiyi şu sözlerle anlattı: “İlk defa geldim. Geldiğim için çok mutluyum. Muhteşem bir yer. Anlatılanları dinlediğiniz zaman pek gözünüzde canlandıramıyorsunuz ama muhteşem bir yer. Gölge de muhteşem bir şey. İnsanın manevi değerleri daha da yükseliyor. Çok memnunum ve burayı herkese tavsiye ederim. Görülmesi gereken bir yer” Antalya’dan ailesiyle gelen minik ziyaretçi Sare Akar ise gölgeyi çok beğendiğini belirterek, “Çok güzel bir yer. Özellikle gölgeyi beğendim. Fotoğrafını da çektim. Çok mutluyum. Arkadaşlarıma da anlatacağım” ifadelerini kullandı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın