Bornova Belediyesi, kentin binlerce yıllık tarihini ve kültürel değerlerini gün yüzüne çıkarma çalışmaları kapsamında anlamlı bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kent tarihçisi ve yazar Altan Altın’ın kaleme aldığı, İzmir merkezli Ala Yayıncılık tarafından yayımlanan “Destanların Doğduğu Yer: Bornova Homeros Mağaraları” adlı kitabın tanıtımı gerçekleştirildi.
Atatürk Kitaplığı’nın tarihi bahçesinde düzenlenen imza ve söyleşi gününe Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin yanı sıra İzmir’in kültür, sanat, akademi ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Kitapseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte yazar Altan Altın, Bornova Homeros Mağaraları’nı tarih, coğrafya ve toplumsal bellek açısından ele alarak Homeros’un bölgeyle olan bağlarını konuklara anlattı.
“YEREL TARİHİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ”
Etkinlikte coşkulu bir konuşma yapan ve yazar Altan Altın’a Bornova’ya katkılarından dolayı “Bornova Baba” diye hitap eden Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, yerel tarihe sahip çıkmanın önemine dikkat çekti. Başkan Eşki, “Bornova’nın kültürüne, mirasına ve tarihsel kimliğine sahip çıkan, bu yolda emek harcayan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. Altan Altın’ın kaleme aldığı bu kıymetli kitap ve bugün gerçekleştirdiğimiz tanıtım organizasyonu, Bornova’nın eşsiz tarihi ve kültürel mirasının gelecek nesillere eksiksiz aktarılması adına atılmış çok stratejik bir adımdır. İnanıyorum ki bu eser, gelecekte kentimize olan ilgiyi katbekat artıracak ve turizmden akademiye kadar her alanda temel bir yapı taşı olacaktır. Tüm dünyaya Homeros ile ilgili en somut, en sarsılmaz kanıtları sunan bu muazzam çalışma için başta Altan Altın olmak üzere emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.
Altan Altın’ın titiz araştırmaları sonucunda hazırladığı eser, yalnızca Türkiye’de değil, son günlerde yabancı basında da geniş yer buldu. Uluslararası medya kuruluşlarında yayımlanan haber ve analizlerde, batı edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen Homeros’un İzmir ve özellikle Bornova ile olan güçlü bağlarına dikkat çekildi. Asırlık zeytin ağaçlarıyla çevrili sarp yamaçlarda bulunan ve yerel anlatılarda Homeros ile ilişkilendirilen gizemli mağaralar, yabancı gazetecilerin de ilgisini çekti.
Uluslararası basına verdiği demeçlerde bölgenin küresel önemine dikkat çeken Altan Altın, uzun yıllardır “Homeros Vadisi” olarak korunan ve anılan bu özel alanın dünyanın farklı yerlerinden gelen tarih ve edebiyat meraklılarını ağırladığını belirtti. Altın, antik şair Homeros’un ölümsüz şiirlerini fısıldadığı rivayet edilen mistik mağaraları görmek isteyen binlerce turistin her yıl İzmir’e geldiğini ifade etti.
İLYADA VE ODYSSEİA’NIN İZİNDE BORNOVA’YA TARİHSEL YOLCULUK
Batı edebiyat tarihinin en büyük tartışmalarından biri olan İlyada ve Odysseia destanlarının tam olarak nerede kaleme alındığı sorusu, asırlardır bilim insanlarının ve arkeologların merak konusudur. Bu tarihsel tartışmanın en güçlü merkez üssü ise hiç şüphesiz İzmir’dir. Homeros’un Antik Smyrna ile olan ilişkisi, Meles Nehri ve nehrin çevresindeki doğal mağaralarla olan bağlantısı antik dönemin en güvenilir kaynaklarında dahi kendine yer bulmuştur. Nitekim MS 2. yüzyılda yaşamış olan dünyaca ünlü Yunan tarihçi ve coğrafyacı Pausanias, seyahatnamelerinde Homeros’un Meles Nehri yakınındaki bir mağarada inzivaya çekilerek şiirlerini yazdığını açıkça zikreder. Bornova’da yer alan Homeros büstünde yer alan, “İlyada ve Odysseia destanlarını bu topraklarda derledim. Bornova’da yaşadım” şeklindeki çarpıcı ifadeler de bu tarihsel tezi destekleyen en güçlü kültürel hafıza unsurlarından biri olarak dikkat çekmektedir.
ODYSSEUS’UN EFSANESİ BEYAZ PERDEDE YENİDEN HAYAT BULDU
Kitapta ve söyleşide geniş yer verilen konulardan biri de Homeros’un insanlık tarihine bıraktığı Odysseia Destanı oldu. Truva Savaşı’nın ardından İthaka Kralı Odysseus’un vatanına dönebilmek için çıktığı uzun ve tehlikelerle dolu yolculuğu anlatan destan, insan iradesinin önemli sembollerinden biri olarak ele alındı. Sadık eşi Penelope ve oğlu Telemakhos’a kavuşmak için0 yıl boyunca canavarlarla, tanrıların gazabıyla ve doğaüstü güçlerle mücadele eden Odysseus’un eve dönüş hikâyesi, sinema dünyasında da birçok kez işlendi. Son olarak büyük bir prodüksiyonla beyaz perdeye uyarlanan ve dünya genelinde gişe rekorları kıran epik film, Homeros’un ve onun yaşadığı Bornova topraklarının evrensel değerini bir kez daha gündeme taşıdı.
HOMEROS’UN İZİNDE YARIM ASIRLIK BORNOVA HİKÂYESİ
1965 yılında Çanakkale’de doğan Altan Altın,973 yılından bu yana Homeros’un izlerini taşıyan ve İlyada Destanı’nı derlediği Bornova’da yaşamını sürdürüyor. Yaklaşık yarım asırdır bağ kurduğu kentin tarihini araştırmayı yaşamının bir parçası haline getiren Altın, 2000’li yılların başından itibaren Bornova’nın geçmişine ışık tutan çok sayıda akademik ve kültürel çalışmaya imza attı. Kentin tarihsel zenginliklerini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla radyo ve televizyon programları hazırlayıp sunan Altın, bölgede düzenlenen kültür turlarında rehberlik de yaptı.
Bornova’nın ilk kapsamlı gezi rehberini hazırlayan Altan Altın’ın, “Bornova’m, Mor Salkımların Masalı” (2016) ve “Pesulaki Sohbetleri-Hikayeler Şehri Bornova” (2023) adlı iki eseri daha bulunuyor. Milliyet Gazetesi’nde yedi yıl boyunca “Tarih Notları” köşesinde kentin tarihini kaleme alan Altın, Uluslararası İzmir Araştırmaları Merkezi tarafından 25 yılda bir verilen prestijli “İzmir Ödülü”nün de sahibi.