Sayfa Yükleniyor...
Karaca Sineması, ekim ayında Başka Sinema ile perdelerini tekrar açıyor. Sinemanın yeni işletme sahibi Serdar Arslan, makina dairesinde örtüleri kaldırırken, "Yeniden açılacağına dair umudum yoktu. Hüzünlüydüm çok. Umarım bir daha hiç kapanmaz" dedi
E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
Bir zamanlar İzmirin simgesi olan Kemeraltındaki Sema, Şan, Konak, Karşıyakadaki Melek ve Karşıyaka sinemaları bir bir kepenk kapatırken, dünyada ve Türkiyede vizyona giren filmlerin yanı sıra ulusal ve uluslararası platformda beğenilen, festivallerde de ilgi gören bağımsız filmleri İzmirliler, yıl boyunca Karaca Sinemasında izleme olanağı buluyordu.
Alsancak Sevgiyolunda 40 yıldır sinemaseverleri ağırlayan Karaca Sineması, AVMlere ait sinema salonlarının kurbanı olarak ağustos ayında perdelerini kapatma kararı almıştı. 12 yıl boyunca sinemanın işletme müdürlüğünü yapan Serdar Arslan, sinemanın kapalı kalmasına dayanamayarak mülk sahibi Mustafa Kaya'dan iki salonu kiraladı. Arslan, personel olarak girdiği sinemanın işletme sahibi oldu ve şehrin simgesi olan bu sinemayı yeniden İzmirlilerle buluşturdu. Arslan, Karaca Sineması'nı ayakta tutabilmek için İzmirlilerden daha fazla destek bekliyor. Bilet fiyatları geçen seneki gibi tam 15 TL; öğrenci, öğretmen, emekli 12 TL.
"BELEDİYEDEN DESTEK GÖREMİYORUZ"
Karaca Sineması'nın İzmir ve kendisi için çok şey ifade ettiğini belirten Arslan, "Gençlik yıllarımızda arkadaşlarımızla birlikte buraya gelerek film izlerdik. Üniversiteyi İstanbul'da okudum, İzmir'e döndüğümde burası kapalıydı. Sinemaya büyük bir merakım vardı. Bornova'da Hayat Açıkhava Sineması vardı; filmleri hep orada izlerdik. Şu an Ooze Venue'nin olduğu yer Çınar Sinemasıydı. Hatta ilkokula giderken Tarık Akan'ın Kuduz filmini orada izlemiştim. O filmle sinemanın ne kadar büyülü bir dünyası olduğunu görmüştüm. Çarşamba günleri kadınlar matinası vardı; annemizin kucağında filmler izlerdik. 2005 yılında bir gazete ilanıyla Karaca Sineması'nın yeniden açılacağını duydum, personel aranıyordu. Personel olarak girdim; şu an buranın işletme sahibi olarak devam edeceğim" dedi.
Semt sinemalarının yaşatılması gerektiğini dile getiren Arslan, İzmir'de bu anlamda ciddi bir boşluk olduğunu vurguladı: "Yurtdışında böyle yerlere belediyeler destek veriyor. Ama kentimizde belediyeden destek göremiyoruz maalesef. AVM'ler bağımsız filmlerin konseptine uymuyor. 4 yıldır Film Ekimi, burada yapılıyordu; bu sene büyük salonumuz tadilata girdiği için Mavibahçe'de yapılacak. Keşke Karaca Sineması'nda olsaydı. Çünkü onun heyecanı çok başkaydı. Umarım seneye tekrar Film Ekimi'ni burada yaparız."
"DAHA FAZLA DESTEK BEKLİYORUZ"
Karaca Sineması'nın bağımsız sinemacıların yapıtlarına da ev sahipliği yaptığını ifade eden Arslan, "Başka Sinema da bunlardan bir tanesi. Ülkemizde vizyona girme imkanı bulamayan, seyirciyle buluşamayan festival filmlerin oynadığı etkinlik, 2 yıldır İzmir'de var. Başka Sinema'nın ilk haftasında iki salon var. Ne kadar film gösterileceği Başka Sinema'nın programına bağlı. İzmir'de oynamayan Kalander Soğuğu var; Türkiye'nin Oscar adayı. Onu mutlaka oynatmak istiyoruz. Fatih Akın'ın Elveda Berlin, Rüzgar'da Salınan Nilüfer gibi filmler Karaca Sineması'nda izleyici ile buluşacak. Diğer salonda da zaman zaman ticari, zaman zaman Başka Sinema'ya destek filmleri oynatmaya devam edeceğiz. İzleyiciden ciddi bir destek alıyoruz ama daha fazla destek bekliyoruz İzmirlilerden. İlk yıl düşüktü ikinci yıl arttı. Bu sene daha da artacağını ümit ediyorum. İzlemek istedikleri filmleri sinemada izlemesi çok farklı. Önümüzdeki haftadan itibaren İzmir halkından destek istiyoruz. Vizyon filmlerinin hepsini ve Başka Sinema'daki filmleri göstermeye devam edeceğiz. Başka Sinema konseptine daha çok emekliler ve öğrenciler geliyor. Aslında her kesimden var ama normal ticari filmlerde ağırlıkla gençler geliyor" diye konuştu.
İZMİR'İN FİLM FESTİVALİ YOK
Eskişehir, Ankara, İstanbul gibi şehirlerde film festivali yapıldığını ancak İzmir'de böyle bir festivalin yapılmadığını hatırlatan Arslan, "Kino: 2015 Alman Film Festivalleri yapmıştık; onu bu sene uygun görürlerse yeniden Karaca Sineması'nda yapabiliriz. 2014 yılında Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri yapmıştık. İzmir Film Festivali 2012 yılında burada yapıldı. Eskişehir, Ankara, İstanbul'un film festivali var ama İzmir'in yok. En son 1999 yılında yapılmış 13 yıl aradan sonra yeniden yaptık. Sonra tekrar ara verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi iki sene önce yapacaktı hatta bizden salon talebi oldu ama son bir hafta kala belediye tarafından iptal edildi. İzmir gibi bir kentin film festivalinin olmaması büyük eksik. Hatta 2-3 yıl önce Akdeniz Film Festivali yapılacaktı İzmir'de. O da olmadı. İzmir bu konularda destek alamıyor maalesef. Salon sahipleri yalnız bırakılıyor" ifadelerini kullandı.
"BAKANLIĞIN SALONLARA DESTEK VERMESİ GEREKİYOR"
İnternetin getirdiği kolaylıkla birlikte sinema salonlarına olan ilginin azaldığını savunan Arslan, günümüzde AVMlere ait sinema salonları ile girilen rekabet, yüksek vergiler ve katkı paylarıyla mücadele etmenin zorlaştığını şu sözlerle anlattı: "Aslında salon fazlalaştı ama pasta küçüldü. Çok fazla salon var, her AVM'nin içinde 8-10 tane salon mevcut. Üstelik seyirci sayısı azaldı. Bunda toplumsal olayların da elbette etkisi var. Mesela geçen sene çıkacak olan vizyon filmleri ertelendi. Sinemada yüzde 10 eğlence vergisi, yüzde 8 oranında da KDV var. Başka Sinema'da oynayan filmler, Film Ekimi'nde o vergiden muaf. Ama sinema salonuna geldiği zaman yine vergi alınıyor. Kültür Bakanlığı bu tarz filmleri destekliyor. Reha Erdem, Nuri Bilge Ceylan gibi yönetmenlerin filmlerini destekliyor ama bu filmleri oynatacak olan sinema salonları desteklenmiyor. İki taraflı destek olunması lazım. Bakanlığın salonlara da destek vermesi lazım. Bu filmler AVM'lerin sinema salonlarında gösterim imkanı bulsa dahi haftada 2-3 seansla çıkıyor. Bizim gibi salonlarda film izlenirken ara verilmiyor. Çünkü bu tarz filmleri izleme kültürü çok farklı."
KAPANDIĞINDA İMZA KAMPANYALARI BAŞLATILDI
Sinema kapandığında yeniden açılması için insanlardan çok sayıda destek mesajı aldığını belirten Arslan, "Yaz boyunca ne yapabiliriz şeklinde çok sayıda mail aldım. Kapanmadan önce ve sonra sosyal medya üzerinden imza kampanyaları başlatıldı. Kampanya başlatsak, gösteriler düzenlesek, kapanmasanız diyenler oldu. Bunun gibi yüzlerce mesaj aldım ama açıldıktan sonra da çok güzel şeylerle karşılaştım. Hatta biri kapanmazsa izlediği ilk filmin sonunda jenerikte ayağa kalkıp alkışlayacakmış. Dileği buymuş. Burayı sadece kişilerin değil, tüm kurumların yaşatması lazım. Burası öyle kıymetli bir yer. 40 yıllık bir yer. Burayı 1970-80 yıllarda Amerikalılar da işletti. Amerikan askerlerine kapalı devre film oynatılıyordu. Bu sokağın köşesi Amerikan pazarıydı" dedi.
"BURANIN TOZU BİLE AYRI BİR ŞEY"
Karaca Sineması gibi simge değerlere gereken önem verilmezse İzmir'de kent sineması kalmayacağını dile getiren Arslan, İzmirlilere şu çağrıyı yaptı: "Kent sinemalarını teker teker kapanıyor. Burası da kapanıyordu direkten döndü. Sağolsun mekan sahibi Mustafa Bey'in de çok büyük katkıları var. Benim de yaz döneminde çabalarım, salon arayışları oldu Başka Sinema için. En sonunda burası oldu. Buraya personel olarak girdim ama şu an benim adıma şirket vergi levhası çıkıyor. İlk günkü heyecanım hala var. Gişeye de oturacağım, filmleri de başlatacağım, salona teşrifatla her şeyiyle kendim ilgileneceğim. Çünkü hepsini içimden gelerek ve severek yapıyorum. Aslında rahatlıkla başka bir sektöre geçebilirdim ama içimden gelmedi. Bir riske girdim; belki zor ama 12 yıldır buranın müdürlüğünü yaptım. İzmirlilerin desteğiyle umarım bunun da üstesinden gelirim. Buranın tozu bile ayrı bir şey. Daha şimdi girdim sinemaya kapandığından beri, makina dairesine bile çıkmadım. Burayı kapatırken makinaların üstünü örtmüştüm, onlara çocuğum gibi bakıyorum. Şimdi o örtüleri kaldırıp yeniden perde deme zamanı."
Haber Merkezi