‘Tiyatro Dostu İşletmeler’ tiyatroya güç katacak

‘Tiyatro Dostu İşletmeler’ oluşturarak İzmir’de bilinçli bir tiyatro izleyicisi oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen İzmir Sanat Tiyatrosu kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Ali Rıza Özbilgiç, İzmir’deki tiyatroların İstanbul’a kaçışını engellemek için tiyatroya önem verilmesi gerektiğini söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 27.11.2016 07:59
  • Güncelleme Tarihi : 27.11.2016 07:59
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
‘Tiyatro Dostu İşletmeler’ tiyatroya güç katacak

NİLGÜN TAZE-ÖZEL HABER

1986­­­­­ senesinde İsem İzmir Sanat Tiyatrosu’nun Ali Rıza Özbilgiç, Şener Kökkaya, Atilla Oğultekin,  Cihangir Turantaş tarafından kurulmasının ardından tiyatronun sahnelenen ilk oyunu Dario Fo’nun “Ödenmeyecek” isimli oyunu olur.

Şener Kökkaya’nın oyunu hazırlamasının ardından İzmir’de özel tiyatroların oyunlarını sahneleyebildiği neredeyse tek salon olan Köşk Sineması’nda ise oyun ilk kez seyircisiyle buluşur.

Tiyatroya başlama sürecini anlatan İzmir Sanat Tiyatrosu kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Ali Rıza Özbilgiç, 1967 yılında bir grup arkadaşı ile tiyatro kurmaya karar verdiklerini anlatarak, “Tiyatromuzun adını ‘Hayat Hikayeleri Tiyatro Topluluğu’ koyduk. İlk oyunumuz kendi yazdığımız bir pandomim olan ve Cahit Atay’ın oynadığı ‘PUSUDA’ isimli oyun oldu. Daha sonra ise 1969 yılında Hamle Tiyatrosu’nun yönetmeni Ali Haydar Erçığ ile tanışıp birlikte tiyatro yapmaya başladık. Hamle Tiyatrosu’yla bir sezon çalıştıktan sonra ‘Enikler’ ve ‘Saadet Perdesi’ isimli piyesleri oynadım. 1970 yılında ise bir değişiklik yaparak yeni tiyatromuzun adını Tiyatro Arkadaş olarak değiştirdik” dedi.   

KARŞIYAKA TİYATRO İZLİYOR

Tiyatro izleyicisini artırmak amacıyla ‘Karşıyaka Tiyatro İzliyor’ isimli bir kampanya başlattıklarını ve bunun içinde ‘Tiyatro Dostu İşletmeler’ oluşturarak tiyatronun gelişmesine katkıda bulunmaya çalıştıklarını anlatan Özbilgiç, bu işletmelerin tanıtımını yaparak kendilerine teşekkür edeceklerini söyledi.  Bu projede her işletmenin küçük katkılarla sanatın yaşaması adına büyük destekte bulunabileceğini söyleyen Özbilgiç, “Birçok işletme bu yüke omuz verecek ve bizde kendi payımıza düşen yükü taşıyacağız. Burada maksadımız çok seyirci değil, bilinçli ve kaliteli tiyatro seyircisi oluşturmak. Her sektörde olduğu gibi ‘merdiven altı’ sektörü tiyatrolarda da var. Özellikle çocuklar için hazırlanan oyunlar çocuklara fayda vermek yerine onlara zarar veriyor. Bu tür tiyatrolar sadece ceplerini düşündükleri içinde sadece ticari döngü etrafında hareket ediyorlar” açıklamasını yaptı.

İNSANI İNSANA ANLATAN SANAT

Tiyatro Arkadaş adı altında Faruk Nafiz Çamlıbel’in ‘Canavar’ isimli oyununu sahnelediklerini ve 1971 yılında aynı tiyatroda geleneksel Türk tiyatrosunun örneklerine yer verdiklerini ifade eden Özbilgiç, “Karagöz oyunu ile Karaların Memetlerini oynayarak tiyatro serüvenimi İSEM İzmir Sanat Tiyatrosu adı altında bugüne kadar taşımış oldum. Tiyatro bana her zaman insanı ifade etti. Zaten tiyatronun tanımında da var bu. İnsanı insana, insanca anlatan bir sanat. Tiyatro bence bir eğitim kurumudur. Televizyon programları, tiyatro ve sanat haberlerine bugün ne kadar yer veriyor? Devlet maalesef tiyatroları desteklemiyor. Okulların tiyatroya gitmesi neredeyse yasak. Bir de tiyatro insanlara yanlış tanıtılıyor. Tek kişilik stand up, Tv dizileri, tiyatro seyircisini olumsuz etkiliyor. İki kelime komiklik yapan ülkemizde sanatçı oluyor” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’DE TİYATRO

Diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’de tiyatroya bakış açısının nasıl değerlendirildiğini anlatan Özbilgiç şöyle konuştu: “Diğer ülkeler derken, Batı ülkeleriyle kıyaslanabiliriz. Almanya dünya savaşından yenik ayrıldıktan sonra ilk olarak tiyatro binalarını yaptırdı. Oysa bizde devlet tiyatrolarının ve şehir tiyatrolarının dışında tiyatro salonu yok bile denilebilir. Sinemadan bozma salonlarda telsiz mikrofonlarla oynamak zorunda kalınan oyunlar istediği kadar kaliteli olsun akustiği düzgün salonlarda oynanan oyunların yerini tutmaz. Ülkeyi yönetenlerin tiyatroya bakışları seyircinin yani halkın ne kadar bilinçlenmesini istemesiyle doğru orantılıdır.”

“TİYATROLAR DESTEKLENMİYOR”

Özbilgiç, tiyatronun Türkiye’de yeterince önemsenmediğini ifade ederek, “Tiyatro ülkemizde önemsenmiyor. Önemsenmiş olsaydı, devlet tiyatroları kapatılmaya çalışılmazdı. Devletin tiyatrolara verdiği desteği yeterli bulmuyorum. Tiyatrolara yapılan maddi destek, yardım alan tiyatroların salon kiralarını bile karşılamıyor. Pırlanta gibi ziynet eşyaları KDV’den muaf tutulurken, tiyatrolardan KDV alınıyor. Oysa tiyatrolar vergiden bile muaf olmalıdır. Devlet kurumlarına bağlı salonların ücretsiz olarak tiyatrolara tahsis edilmesi gerekir. Amatör tiyatrolar için yerel yönetimler maddi yardımda bulunmalıdır ki tiyatrolar bugün hak ettiği yere gelebilsin” şeklinde konuştu.

AMAÇ DOĞRU EĞİTİM

Bugüne kadar sahneledikleri oyunlar içerisinde en çok ilgi çeken oyunun ‘Yarın Çok Geç Olacak’  isimli oyun olduğu bilgisini veren Özbilgiç, “Oyun 17 yaşında bir gencin idam edilmesinden yola çıkarak idam cezasının ne kadar yanlış ve geri dönüşü olmadığının anlatılmasıdır. 1992 sezonunda ise idam cezasının kaldırılması gündemde idi. Biz oyunlarımızı genellikle sosyal içeriği olan, insan temelli ve çevreye duyarlı bireyler yetiştirme amacına sahip olan konular arasından seçiyoruz. İzmir’de çok iyi tiyatrocular olmasına rağmen İzmir’de barınamayıp İstanbul’a gitmek zorunda kalıyorlar. Bunun nedeni ise ayakta kalmak isteyenlerin mevcut iktidarın tarafını tutmak zorunda kalması. Eğer siyasilere yakın değilseniz zaten yöneticilerin idaresinde olan tiyatroları da kiralayamıyorsunuz” dedi.

“İZMİR’DE SANAT YAPMAK ZOR”

İzmir’de tiyatro oyuncularına sahip çıkılmadığı için İstanbul’a kaçan tiyatrocuların 2-3 ay sıkıntı çektikten sonra düzenlerini kurabildiklerini ancak İzmir’de kalmaya karar verenler için böyle bir şansın bulunmadığı bilgisini veren Özbilgiç, “Kurduğumuz Tiyatrolar Birliği Platformu yaklaşık 15 gün önce resmileşti. Yöneticiler siyasi değil de insan bazlı düşünmeliler ki özgün sanat eserleri ortaya çıkabilsin. Oğlum Özgür Bilkent Müzik Bölümü’nde flüt eğitimi aldı ancak mevcut sahne yapıları müzikal eserlere müsait olmadığından ve sahneleri 3 bin TL’nin altında kiralayamadığınızdan eserlerini izleyiciler ile buluşturamıyor. İzmir’de sanat merkezleri artmak yerine kapanıyor.  Bizler hem sahneyi, hem oyuncuyu hem de seyircileri üretiyoruz. Bu gerçekten zor bir iş. Şuan resim sanatçılarımıza da merkezimizde yer vererek onlara destek veriyoruz” ifadelerini kullandı.

“TİYATRO İZLEYİCİSİ YOK”

Özbilgiç, İzmir’deki tiyatroların hiçbirisinin mevcut tiyatro salonlarını kiralayacak gücünün bulunmadığını açıklayarak şunları söyledi: “Sadece çocuk oyunları için 2 bin TL’sı ücret istenmekte. Tiyatrocular oyun üretiyor ancak oynayacak yer bulamıyorlar. Bu nedenle bizler elimizden geleni hatta daha fazlasını yaparak tiyatrolarımıza kapılarımızı açıyoruz. İnsanlarımızın da tiyatroya ilgisinin az olmasından dolayısıyla sadece çocuk tiyatroları revaçta. Önemli olan profesyonel izleyici kitlesi oluşturmak. Bizler 5 bin adet tiyatroların ne zaman, saat kaçta, nerede oynayacağına dair oyunların konusunun da içinde yer aldığı kitapçıklar bastırdık ki tiyatro izleyicilerinin sayısı artsın.”

ALİ RIZA ÖZBİLGİÇ KİMDİR?

1951 İzmir doğumlu olan Ali Rıza Özbilgiç, 1967 senesinde tiyatro yapmaya başlamasının ardından 1986-87 sezonunda İSEM - İzmir Sanat Tiyatrosu’nu kurarak 1988 yılında İzmir’de kendi salonu olan ilk özel tiyatroya sahip olma şansını yakalar. 1992 senesinde ekonomik nedenlerden salonu kapatmak zorunda kalan Özbilgiç, 1993 senesinde İzmir Fuarında İZFAŞ-İSEM İzmir Sanat Tiyatrosu salonunu açtı. 1994 senesinde yerel seçimler sonrası bu salonu kapatmak zorunda kaldı. İSEM dışında birçok farklı tiyatro kurumlarında da görevler alarak Dostlar Tiyatrosu, Zafer Diper- Bizim Tiyatro ve Dilek Türker-Tiyatro Ayna da çalışan Özbilgiç, İzmir Devlet Tiyatrosu’nda misafir sanatçı olarak 5 sezon çalıştı. Çok sayıda sinema filmi, televizyon dizilerinde rol alarak birçok tiyatro oyunu yöneten Özbilgiç, İSEM İzmir Sanat Tiyatrosu dışında çok sayıda tiyatronun da dekorlarını yaptı. 2006 senesinden bu yana ise Efes Antik kentte turistlere interaktif gösteriler yapmakta.

İSEM İzmir Sanat Tiyatrosu’nun belli başlı oyunları ise şöyle;

"ENİKLER"                                                           Yöneten: Ali Haydar ERÇIĞ

"SAADET PERDESİ"                                            Yöneten: Ali Haydar ERÇIĞ

"CANAVAR"                                                        Yöneten: Ali Rıza ÖZBİLGİÇ

"İNSAN GÜRÜLTÜYE GİTMESE"                        Yöneten: Ali Rıza ÖZBİLGİÇ

"PAFLA POF"                                                      Yöneten: Cengiz YILMAZ

"DANS EDEN EŞEK"                                            Yöneten: Cengiz YILMAZ

"İKİ KOVA SU"                                                    Yöneten: Cengiz YILMAZ

"ÖDENMİY'CEK"                                                 Yöneten: Şener KÖKKAYA

 "BREMEN MIZIKACILARI"                                 Yöneten: Ali Rıza ÖZBİLGİÇ

"BECERİKLİ KANGURU"                                      Yöneten: Ali Rıza ÖZBİLGİÇ

"AĞAÇLARIN DANSI"                                          Yöneten: Ali Rıza ÖZBİLGİÇ

"ZİNCİRE VURULMUŞ PROMETRE"                   Yöneten: Faruk BOYACIOĞLU

"ALACALI ŞEMSİYE"                                           Yöneten: KOLLEKTİF

 "İÇERDEKİLER"                                                          Yöneten: Mehmet BÜYÜKAĞAOĞLU

"YARIN CUMARTESİ"                                          Yöneten: Erol AMAÇ

"BU ZAMLAR BANA KARŞI"                               Yönetmen: Veysel BERİKAN

"OYUN NASIL BİTMELİ"                                      Yönetmen: Faruk BOYACIOĞLU

"PAYİTAHT KADISI"                                            Yönetmen: Çetin KÖROĞLU

"YARIN ÇOK GEÇ OLACAK"                               Yönetmen: Ali Rıza ÖZBİLGİÇ

 

Haber Merkezi