KÜLTÜR-SANAT

Ünlülere yüzük tasarlayan kuyum ustasının yüzükleri dünya pazarında

Ankara’da yaşayan 37 yıllık kuyum ustası Mehmet Ağdur, Ayasofya ve Mescid-i Aksa gibi tarihi yapıların minyatürlerini yüzüklere işleyerek adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. Siyasetçilerden ünlü sanatçılara kadar pek çok isim için özel tasarımlar yapan ve eserlerini ABD ile Avrupa ülkelerine ihraç eden usta usta Mehmet Ağdur, mesleğin zirvesine giden yolculuğunu ve ürettiği devasa hacmi anlattı.

37 yıllık kuyum ustası Mehmet Ağdur (48), değerli ve yarı değerli taşlarla ürettiği yüzüklerle dikkat çekiyor. Tarihi yapıların minyatürlerini yüzüklere işleyen Ağdur'un özellikle Ayasofya ve Mescid-i Aksa motifli eserleri büyük ilgi görüyor. Bugüne kadar Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, yapımcı ve sunucu Acun Ilıcalı, şarkıcı Hadise, Athena grubu üyeleri ve merhum sanatçı Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur gibi birçok ünlü isme özel yüzük tasarlayan Ağdur, eserlerini sipariş üzerine ABD, Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda gibi ülkelere ihraç ediyor. Görkemli tasarımların ünlü isimlerle buluşma sürecini anlatan kuyum ustası Mehmet Ağdur, şunları söyledi: "Daha önce rahmetli Müslüm Gürses’in eşi Muhterem Nur Hanımefendi'ye yüzük yaptım. Menajerleri ve program yapımcıları aracılığı ile Acun Ilıcalı ve Hadise'ye, yaptıkları programlarda kullanılmak üzere yüzükler yaptım. Bakan, milletvekili, siyasilerimiz, il emniyet müdürlerimiz ve burada yapılıp da yurt dışındaki bakanlara verilmek üzere hediyeler yaptım. Kendisine hediye edilmek üzere MHP Lideri Sayın Bahçeli’ye de yüzük yaptım. Birçok meslek gurubundan dostlarımıza da çeşitli tasarımlı yüzükler yaptım."

“2 YIL ÜCRET ALMADAN ÇALIŞTIM”

Kuyumculuk mesleğine1 yaşında Kahramanmaraş'ta başladığını aktaran usta Mehmet Ağdur, ustalığa giden meşakkatli süreci şu sözlerle paylaştı: "Kahramanmaraş'ta ilkokulu bitirdiğimde maddi durumumuz çok iyi değildi. Ailede birinin çalışması lazımdı. Ben de kardeşlerimin arasındaki en büyüğüydüm. Babam beni sarraf olarak yetişmem için bir ustanın yanına verdi. Sabretmenin ne olduğunu çok iyi bildiğim için de girdiğim iş yerinde askere gidene kadar çalıştım. Dönüşümde de farklı ustalardan mesleğime dair çok şey öğrenmem gerektiğini fark ettim. Sonra Kahramanmaraş’tan çıktım. Mesleğimizin zirvesindeki ustalarımızı araştırdım. İstanbul’dan başladım, sonra Türkiye ve dünyanın en sayılı ustalarının Antalya’da çalıştığını öğrendim. Ben bu ustalara ulaştım ve yanlarında ücret almadan 2 yıl kadar çalıştım. Niyetim zirveye ulaşmaktı. Büyük altın fabrikalarında da 2-3 yıl kadar çalıştım ve farklı şeyler öğrendim."

“ANKARA’DA 6 ATÖLYE KURDUM”

12 yıl önce Ankara'ya yerleştiğini ve burada tecrübelerini aktarmak üzere atölyeler açtığını belirten 37 yıllık kuyum ustası Mehmet Ağdur, üretim süreci ve ihracat operasyonlarıyla ilgili şöyle konuştu: "Ankara’da geldikten sonra 2’nci yılımda 6 atölye kurdum. 6’ncı yılımda, 6 tona yakın yüzük çıkartıldı bu atölyelerde. Bir yüzük 6 ayda da çıkabilir, 3 günde de çıkabilir. Müşterilerime her zaman 'Bizim meslek asla sıkıştırmaya gelmez' diye söylüyorum. Bu meslekte sabır gerekiyor; psikolojik ve ruhsal durumunun dört dörtlük olması lazım. Pırlanta ve elmas gibi değerli ve yarı değerli taşlarla çalışıyorum. Bütün taşların işlenebilirlik durumlarını bilirim. Bir yüzüğü yapmadan önce nasıl yapacağımı dizayn edip, ondan sonra burada tezgaha dökerim. Tasarımlarını yapıp, belirttiğim süre sonunda müşteriye teslim ederim. Damla kehribar, sitrin, opal, safir ve akik taşlarından tasarım yapıyorum. Fransa, Belçika, Hollanda, Almanya gibi Avrupa ülkelerine sipariş üzerine gönderiyorum. Tasarladığım yüzüğün fiyatı 50 bin TL'yken bunu 2'nci ve 3'üncü kez yaptığımız zaman o rakamlar0 bin,5 bin TL'ye kadar düşüyor."

“10 KEZ DÜNYAYA GELSEM YİNE BU MESLEĞİ SEÇERİM”

Bugüne kadar 50'den fazla kalfa yetiştirdiğini ve yetiştirmeye devam etmek istediğini dile getiren kuyum ustası Mehmet Ağdur, mesleğine olan tutkusunu şu sözlerle dile getirdi: "10 kez daha dünyaya gelsem yine0 kez bu mesleği yapmak isterim. Çünkü şunu fark ettim; çevremdeki insanlara baktığımda; milletvekilleri, sanatçılar, iş insanları herkes sanatıma gıptayla bakıyor. Herkes 'Keşke senin yaptığın bu işi yapabilsem' diyor. Bunlar denildiği zaman mesleğim benim gözümde bir kez daha zirve yapıyor."