Berkay Erden - İzmir’de çalışma hayatında sağlıklı yaşam bilincini artırmaya yönelik önemli bir seminer düzenlendi. T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Çalışma Hayatında Sağlıklı Yaşam Döngüsü” başlıklı programda, alanında uzman isimler sağlıklı beslenmeden fiziksel aktiviteye, masa başı çalışanların karşılaştığı risklerden kanser farkındalığına kadar birçok başlıkta katılımcılara kapsamlı bilgiler aktardı. Programda, özellikle masa başı çalışanların günlük yaşamda karşılaştığı sağlık sorunlarına yönelik uygulanabilir çözüm önerileri paylaşılırken, dengeli yaşam alışkanlıklarının önemi vurgulandı.
DİYETTE KARBONHİDRATI KESMEK YANLIŞ
Seminerde ilk eğitimi gerçekleştiren isim olan Diyetisyen Şeyma Aksoy, yaptığı sunumda diyet sırasında yapılan hatalardan bahsetti. Aksoy, ”Yapılan diyetlerde yapılan en büyük hata karbonhidratı kesmektir. Bu kas kaybına yol açar. Yapılması gereken tam tahıllı ürünler üretmektir. Doymuş yağlardan uzak durulmalı. Bunlar özellikle paket gıdalarda yer alır. Doymamış yağ asidi içeren besinler tüketilirse iyi kolesterol değerimiz artar. Zeytinyağı sağlıklı bir yağdır ama her şey miktara bağlı. Şeker tüketimi de yağlanmaya sebep olur. Gazlı içeceklerde 10 adet küp şeker bulunuyor. Yine hazır bisküvi ve keklerde de bu miktar çok yüksek” dedi.
OBEZİTE ERKEKLERDE DAHA TEHLİKELİ
Obezitenin giderek artan bir sorun olduğunu ve dünyadaki 1 milyardan fazla insanın obez olduğunu açıklayan Aksoy, erkeklerde obezitenin daha tehlikeli olduğunu belirterek, “Dünya’da 1 milyarın üzerinde obez insan var bunun 600 küsur bini yetişkin 300 küsur bini ise genç yaşta bireyler. Obezitenin sağlık üzerinde birçok etkisi var; safra kesesi taşlar, kısırlık, erkeklerde kolon, kadınlarda meme kanseri gibi hastalıklara etki ediyor. Obezitenin temel ölçümü boy kilo şeklinde yapılıyor ancak kişinin yağ ve kas dağılımına da bakılıyor bu yüzden bel ve kalça ölçümü de yapılıyor. Erkeklerde obezite elma tipi vücut olarak kendini belli ederken, kadınlarda ise armut tipi vücut ile kendini belli eder. Yani erkeklerde yağlanma daha çok karın ve iç organlar çevrisindeyken, kadınlarda ise kalça çevresinde olur. Elma tip yağlanma daha tehlikeli olandır” şeklinde konuştu.
HAFTADA 2,5 SAAT SPOR
İkinci eğitimi gerçekleştiren Fizyoterapist Ömer Faruk Yeşil, fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşam açısından önemine dikkat çekti. Bireylere orta şiddette egzersiz yapmayı öneren Yeşil, “Fiziksel aktivite bizi bazı hastalıklardan korumaya yardım eder. Örneğin kanser, obezite riski azaları, kas iskelet sistemini destekler ve ruh ve akıl sağlığı açısından destekleyicidir. Dayanıklılık egzersizleri, kuvvet egzersizleri, esneklik egzersizleri ve denge egzersizleri bizim gündelik olarak yapabileceğimiz egzersizler. Bunlar yüksek, orta ve düşük şiddet ile yapılabilir. Biz orta şiddette yapılmasını öneriyoruz. Koşmaya başladığınızda ilk hissettiğiniz şey nabız artışı ve nefes alma sıklığıdır. Bu egzersiz sırasında konulabiliyorsanız ancak şarkı söylemeye nefesiniz yetmiyorsa orta şiddetli egzersiz yapıyorsunuzdur. Hangi sporu hangi egzersizi yapmak hoşunuza gidiyorsa onu yapın. Haftada 2 buçuk saatlik spor başlangıç olarak yeterlidir. Güç egzersizi yapıldığı zaman ertesi gün aynı kas grubunu tekrar çalıştırmayı önermiyoruz. Isınma ve soğumada doğru teknik, uygun giyim birçok sakatlanmanın önüne geçer” diye konuştu.
1 SAATTEN FAZLA OTURULMAMALI
Ofis çalışanlarının yapabileceği fiziksel aktivitelerden bahseden Yeşil, “Kötü duruş ve hareketsizlik ofis çalışanlarının en büyük sorunu. Oturduğunuz yer diz hizasında olmalı, arkası yaslanmaya müsait bir sandalye seçilmeli. Ekranın altına kitap koyarak yükseltmek ise her zaman doğru bir uygulama değildir. Ekranın üstü göz hizasında olmalı. 1 saatten fazla bu pozisyonda kalıyorsunuz mutlaka ayağa kalkıp yürüyün. Sürekli oturmayı gerektiren bir işiniz varsa otobüsten 1 durak erken inip yürüyün, arabanız varsa 2 sokak arkaya park edin. İmkanınız varsa ofiste telefonla konuşurken volta atın. Bu bile günlük adıma büyük katkı sağlayacaktır” ifadelerini aktararak eğitimin sonunda dinleyicilere örnek egzersizler gösterdi.
İZMİR’DE HER YIL 15 BİN KİŞİ KANSER OLUYOR
Seminerde kansere ilişkin bilgiler paylaşan Doktor Ümit Altıntığ, İzmir’de her yıl yaklaşık 15 kişinin kansere yakalandığını belirtti. Erkeklerde kansere bağlı ölümlerin kadınlara nazaran daha yüksek olduğunu belirten Altıntığ, “Kanser kontrolsüz hücre bölünmesi kaynaklı bütünüdür. Türkiye’de yılda 220 bin, İzmir’de ise yılda 14-15 bin kişiye kanser teşhisi konuluyor. Kaba ölüm hızı İzmir’de binde 7 olarak ölçülüyor TÜİK verisine göre. Kanser nedenli ölümler İzmir yüzde 16’yı kapsıyor bu Türkiye ortalamasında bir oran İstanbul ve Ankara’ya göre ise daha iyi bir oran. En çok akciğer, meme, kolon ve prostat kanseri görülüyor. Akciğer kanserinin ölüm oranı çok yüksek, Kadınlarda kansere bağlı ölümler erkeklere nazaran daha az. Yaş, cinsiyet ve ırk kansere neden olan ve değiştiremeyeceğimiz etkenler. Çevresel faktörler, zararlı alışkanlıklar, beslenme alışkanlıkları, enfeksiyöz ajanları, kimyasal kansorejenler ise değiştirebileceğimiz etkenlerdir. Kanser taraması için aile sağlığı merkezleri, sağlıklı hayat merkezlerine başvurulabilir. 40-69 yaş aralığındaki kadınlara 2 yılda bir ücretsiz mamografi sunuluyor. Rahim ağzı kanserinde ise 30-65 yaş aralığı hedefleniyor ve tarama sıklığı 5 yılda birdir. Ülke genelinde bu uygulamayı yapan ilk ülkeyiz. Bağırsak kanserinde ise 50-70 yaş aralığı hedefleniyor ve 2 yılda bir uygulanıyor” ifadelerini kullandı.