AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Dijital Mecralar Komisyonu ile Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Şebnem Bursalı Aksoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İzmir’de su tarifelerine ilişkin yapılan son düzenlemeye tepki gösterdi. Yeni uygulamanın kamuoyuna ‘indirim’ olarak sunulduğunu ancak gerçekte vatandaşların faturalarına ek maliyet yükleyeceğini öne süren Aksoy, özellikle tüketim sınırını aşan abonelerin indirimden tamamen mahrum bırakıldığını ifade etti. Aksoy paylaşımında, “Bizler yalnızca çok küçük bir kullanım artışı nedeniyle bir üst tarifeye geçerek daha yüksek bedel ödemek zorunda kalan hemşehrilerimizin hakkını savunurken; yapılan yeni düzenlemeyle belirlenen tüketim sınırını aşan abonelerin indirimden yararlanma imkanı tamamen ortadan kaldırıldı” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın seçim öncesinde verdiği su indirimi sözünü tutmadığını savunan Aksoy, “Aksine, ‘indirim’ söylemiyle duyurulan bu değişiklik, İzmirlilerin omuzlarına yaklaşık 2 milyar TL’lik ilave bir mali yük bindirecek sonuçlar doğuracak” ifadelerini kullandı.
VATANDAŞLARIMIZIN SESİ OLMAYA KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ
Düzenlemeyi sert sözlerle eleştiren Aksoy’un ifadelerinin tamamı şöyle: “İzmir’de su tarifelerine ilişkin yapılan son düzenleme, kamuoyuna ‘indirim’ olarak sunulsa da gerçekte milyonlarca vatandaşımızın faturalarına ek yük getirecek bir uygulamadır. Bizler, yalnızca çok küçük bir kullanım artışı nedeniyle bir üst tarifeye geçerek daha yüksek bedel ödemek zorunda kalan hemşerilerimizin hakkını savunurken; yapılan yeni düzenlemeyle belirlenen tüketim sınırını aşan abonelerin indirimden yararlanma imkanı tamamen ortadan kaldırıldı. Cemil Tugay’ın seçim öncesinde İzmirlilere verdiği su indirimi sözü ne yazık ki tutulmadı. Aksine, ‘indirim’ söylemiyle duyurulan bu değişiklik, İzmirlilerin omuzlarına yaklaşık 2 milyar TL’lik ilave bir mali yük bindirecek sonuçlar doğuracak. Bunun adı indirim değil, bindirimdir. Bunun adı, gerçeği çarpıtmaktır. Bunun adı, kaşıkla veriyor gibi yapıp kepçeyle almaktır. Bunun adı, algı yönetimiyle vatandaşın cebine uzanmaktır. İzmirli hemşerilerimiz, kendilerine verilen sözlerin tutulmasını ve kamu hizmetlerinin şeffaf, adil ve hakkaniyetli bir anlayışla yürütülmesini beklemekte. Hiç kimse, rakamlarla oynayarak gerçeği gizleyemez. Çünkü gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. İzmir halkının hakkını ve hukukunu savunmaya, vatandaşlarımızın sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”