Emek Partisi milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca’nın öncülüğünde hazırlanan önergeye Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) toplam 22 milletvekili imza attı. Önergede; gemi söküm tesislerinden demir-çelik fabrikalarına, petrokimya tesislerinden enerji santrallerine kadar devasa bir sanayi havzası olan Aliağa’da, son yıllarda artış gösteren can kayıpları ve ekolojik tahribatın "yapısal bir sorun" haline geldiği vurgulandı.
CAN KAYIPLARI İÇİN TEDBİR EKSİKLİĞİ VURGUSU
Milletvekilleri, bölgedeki ölümlü kazaların "kaçınılmaz" olarak görülmesine karşı çıkarak, bu durumun üretim planlamasından kaynaklandığını savundu. Özellikle gemi söküm tesislerindeki risk oranının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğu iddia edilen gerekçede kesim işlemlerinden önce yapılması gereken işlemlerindeki aksamalar nedeniyle patlama ve zehirlenme risklerinin arttığı ifade edildi. "Götürü" çalışma usulü ve "çavuşluk" sistemi nedeniyle temel güvenlik eksiklikleri oluştuğu öne sürülen önergede Ekim 2025 ile Nisan 2026 tarihleri arasında yaşamını yitiren işçilerin isimlerine yer verilerek, bu durumun acil bir idari müdahale gerektirdiği vurgulandı.
SANAYİ ATIKLARI VE HALK SAĞLIĞI TEHDİDİ
Araştırma önergesi, sorunun sadece işletme duvarları içinde kalmadığını, Aliağa’nın bir "yıkım havzasına" dönüştüğünü öne sürüyor. Gemi sökümünden elde edilen hurda çeliğin demir-çelik fabrikalarında işlenmesi sırasında açığa çıkan asbest, ağır metal ve toksik kalıntıların; hava emisyonu ve baca tozu yoluyla bölge halkını kanser riski ve kronik hastalıklarla karşı karşıya bıraktığı dile getirildi.
ULUSLARARASI SERTİFİKALAR VE DENETİM MERCEK ALTINDA
Önergede, bazı tesislerin Avrupa Birliği onaylı listelerde yer almasına rağmen güvenlik ihlallerinin sürmesi, uluslararası denetim mekanizmalarının etkinliğinin sorgulanmasına neden oldu. Milletvekilleri; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın denetim sorumluluklarının da araştırılmasını istedi.
Hazırlanan metnin sonuç bölümünde, Aliağa'da yaşananların münferit ihmaller olmadığı, işçi sağlığı ve doğanın korunmasının ancak kapsamlı bir yapısal değişiklikle mümkün olabileceği ifade edildi. Meclis Araştırma Komisyonu'nun kurulması durumunda, bölgedeki tüm aktörlerin sorumluluklarının tespit edilmesi ve hukuki tedbirlerin belirlenmesi hedefleniyor.
TBMM’YE SUNULDU
EMEP Milletvekilleri Bayhan ve Karaca’ya ek olarak CHP'den Okan Konuralp, Ulaş Karasu, Ümit Özlale, Yunus Emre, Yüksel Taşkın; DEM Parti'den Ayten Kordu, Beritan Güneş Altın, Burcugül Çubuk, Çiçek Otlu, Heval Bozdağ, İbrahim Akın, Keziban Konukçu, Ömer Faruk Hülakü, Özgül Saki, Perihan Koca, Sevilay Çelenk, Vezir Coşkun Parlak; TİP'ten Ahmet Şık, Erkan Baş ve Sera Kadıgil’in de imzasını taşıyan önerge ise şu şekilde:
“İzmir’in Aliağa ilçesinde başta gemi söküm tesisleri, demir-çelik fabrikaları, petrokimya tesisleri, rafineri, enerji santralleri ve limanlar olmak üzere ağır sanayi havzasında işçi sağlığını, halk sağlığını ve doğayı sermayenin kâr hırsına tabi kılan üretim rejimi sonucunda meydana gelen iş cinayetlerinin, ağır yaralanmaların, meslek hastalıklarının, çevre tahribatının ve halk sağlığı sorunlarının bütün boyutlarıyla araştırılması; işçi ölümlerinin özellikle gemi söküm ve metal sektörlerinde yoğunlaştığı, son yıllarda da bu alanlarda yeni işçi ölümleri ve ağır yaralanmalar yaşandığı dikkate alınarak bu ölümlere yol açan üretim baskısının, denetimsizliğin, götürü ve taşeron çalışma ilişkilerinin, çavuşluk/dayıbaşılık sisteminin, sendikasızlaştırma pratiklerinin ve işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerindeki eksikliklerin incelenmesi; ilgili bakanlıkların, kamu kurumlarının ve işverenlerin sorumluluklarının tespit edilmesi ve benzer iş cinayetleri ile çevresel yıkımların önlenmesi için alınması gereken idari, hukuki ve yapısal tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün04’üncü ve05’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz