CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İzmir’de gerçekleştirdiği milli güvenlik konulu basın toplantısının ardından, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarına ilişkin gazetecilerin sorularını cevapladı. Sorumlu makamların sadece üzüntü duymasının yeterli olmadığını belirten Bağcıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) yetişmiş uzman erbaşların okul güvenliğinde aktif rol alabileceği bir sistemin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
65 BİN UZMAN ERBAŞIN TECRÜBESİNDEN FAYDALANILMALIDIR
Fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması noktasında uzman çavuşların istihdamına yönelik yasa teklifini hatırlatan Bağcıoğlu, "TSK’dan yedi yıl sonunda ayrılan, sayıları 65 bine yaklaşan uzman erbaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız tim kültürü içinde yetişmiş, vatan sevgisinden şüphe duyulmayan ve emir komuta zinciri içinde görev yapmış tecrübeli isimlerdir. Fiziki yeterlilikleri olan bu profesyonellerden sadece okullarda değil, orman yangınlarıyla mücadelede de yararlanılması gerekir. Emniyet teşkilatımızın her okulun başında sabit bir koruma sağlaması personel gücü açısından kısıtlıdır. Bu nedenle, vatan görevini başarıyla tamamlamış bu arkadaşlarımızdan güvenlik bağlamında mutlaka yararlanmak gerekir" dedi.
SALDIRILAR OLUŞMADAN ÖNLEYİCİ İSTİHBARAT SAĞLANMALIDIR
Güvenlik boyutunun sadece kapıda beklemekle çözülemeyeceğini, dijital dünyada önleyici tedbirlerin şart olduğunu ifade eden Bağcıoğlu, "Emniyet güçlerimizin olay yaşanmadan müdahale edebileceği bir önleyici istihbarat ağı kurması lazım. Maalesef biz evlatlarımızı kaybettikten sonra Telegram kanallarına operasyon yapıldığını, planların oralarda kurulduğunu görüyoruz. Olay bittikten sonra müdahale etmek yerine, bu emareler ortadayken bilişim ve siber güvenlik birimlerinin koordineli çalışması gerekir. Siber güvenlikten bilişim teknolojilerine kadar her bileşenin bu sürecin bir parçası olması, evlatlarımızın can güvenliği için hayati önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.
SORUN EĞİTİMDEN SOSYOLOJİYE KADAR ÇOK BOYUTLUDUR
Meseleyi sadece asayiş penceresinden görmenin eksik kalacağını belirten Bağcıoğlu, "Bu olay çok değişik disiplinleri kapsayan, vahim bir hale gelmiştir. Milli eğitim sisteminden tutun da sosyolojik ve psikolojik etkilere kadar, pedagoglar tarafından değerlendirilmesi gereken bir inceleme konusudur. Biz güvenlik boyutuyla yaklaşıyoruz ama bu şiddet sarmalının toplumsal kökenleri de göz ardı edilmemelidir. Devletin sorumlu makamları, milletimizin ortak isteği olan kapsamlı tedbirleri bir an önce hayata geçirmelidir. Hem yasal düzenlemelerle profesyonel tecrübeden faydalanmalı hem de bu sorunu bilimsel ve bütüncül bir yaklaşımla ele almalıyız" ifadelerini kullandı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın