Bakan Yılmaz: İki başlılığı kaldırıyoruz

MİLLİ Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin iki başlılığı ortadan kaldırılacağını söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 14.03.2017 11:31
  • Güncelleme Tarihi : 14.03.2017 11:31
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Bakan Yılmaz: İki başlılığı kaldırıyoruz

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, referandum çalışmaları kapsamında geldiği İzmir'de AK Parti teşkilatını ziyaret etti. Partililerle biraraya gelen Yılmaz, 16 Nisan'da gerçekleştirilecek referandum ile ilgili bilgi verdi. Anayasa'nın 18 maddesinde değişiklik yapılacağını, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirildiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu: "Birincisi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geliyor. Yürütmede ikili yapının kaldırılması demektir. 1982 anayasasında yürütme bölümü var. Yürütme görevi cumhurbaşkanlığı ve bakanlar kurulu tarafından yapılır der. İki başlı sistem var. Bunun çok zararı var. Cumhurbaşkanımız ve başbakanımız aynı dava arkadaşı, partinin kuruluşundan beri beraberler, dolayısıyla problem yok. Sanılıyor ki şu an yok diye, geçmişte de yoktur, bundan sonra da olmaz sanılıyor. Atatürk ve İnönü ikilisi de Kurtuluş Savaşı'nın gazisi. Atatürk uluslararası bir sözleşmenin imzalanmasını istiyor, İnönü ise İtalya ile aramız bozulur diye istemiyor. İki dava arkadaşı farklı düşünüyor. Atatürk, 'kağıt fabrikası kuralım' diyor, İnönü istemiyor. İki dava arkadaşının hükümet konusunda problemleri var. Cumhurbaşkanları aynı zamanda parti başkanı. Başbakan da partinin başkan vekili oluyor. Özal ve Yıldırım Akbulut. Yıldırım Akbulut ile iyi geçiniriz diye getirildi göreve. Zonguldak'taki işçiler konusundaki itilaf nedeniyle problem çıktı. Mesut Yılmaz o kadar sıkıntı çıkardı ki rahmetli Özal köşkü bırakıp parti kurma çalışmalarına başladı. Anayasa fırlatma nedeniyle ekonomik kriz başladığını herkes bilir. Dolayısıyla iki başlılığı kaldırıyoruz. İki başlılık devam etmesini kimse istemez."

'MİLLETİN İRADESİ ANKARA'YA YANSIMIYOR'

Yeni gelen sistemde millete 'hükümeti sandıkta kurmak ister misin' sorusunun yöneltildiğini belirten Yılmaz, "Hükümeti sen kurmak istiyorsan 'evet' diyeceksin, 'benim milli iradem sandığa yansıyor onlar Ankara'da kursunlar' diyorsan, 'hayır' de. Ama irade sandığa yansımıyor ki. Milli iradenin Anadolu başka şekilde olup da Ankara'da çarpıtılıp başka şekillerde olduğunu gördük. Onun için hükümeti sen kur, Ankara'da hükümet kurma kavgaları olmasın diyoruz. Bazı ülkelerde birkaç yıl kurulamayan hükümetler var. Biz en fazla Haziranı görürüz. 6 ay geçti kurulamadı. Geçici hükümet kurduk. Geçici hükümetler kalıcı sorunları çözemez. Yetki millette. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Egemenliğin 3 unsuru var. Yasama, yürütme, yargı yetkisi millettedir. Hükümeti kim kuracak bunu siz seçeceksiniz. Üçüncü ayağı var, Yargı. Milli irade bana ait. Bu egemenliğimi kullanmak istiyorum. Şuan ki yargı da milletin iradesi var mı. Şuan yargıda kendilerini atıyorlar. Milli iradenin bağı kurulması için milletin ya da onun seçtiklerinin seçmesi lazım. Yargının milli iradenin bağını kurmak istiyor musun sorusuna evet deniyorsan, evet oyu vermelisin" diye konuştu.

'HANGİSİ DAHA GÜÇLÜ'

Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisinin verileceğini, cumhurbaşkanının Bakanlar Kurulu'yla aynı fonksiyonlu kararname çıkarma yetkisi olacağını anlatan Yılmaz, "Meclis bypass mı yapılıyor' diyenler var. Bu doğru değil. Anayasa bir husus kanunla düzenleniyor deniyorsa kararname çıkartılamaz. Sadece yürütme konusunda çıkarır. Cumhurbaşkanı kararname çıkarır, aynı konuda meclis kanun çıkarırsa cumhurbaşkanının kararnamesi etkisiz hale gelir. Hangisi daha güçlü?" dedi. Hem milletvekili hem de bakan olduğunu hatırlatan Yılmaz şöyle konuştu: "Ben hem millet vekiliyim, kanun çıkarılırken komisyonlara katkıda bulunuyorum. Aynı zamanda hükümetin milli eğitim politikasını yürütüyorum. Hem yürütmede hem yasamadayım. Kuvvetler ayrılığı yok. Bundan sonra bakanlık yapan milletvekilliği yapamayacak. Kuvvetler ayrılığı olacak. Bir meclis düşünün çıkaracağı yasaların yüzde 85'ini hükümet belirliyor. Bu olmaz. Bakanlar kurulu veya cumhurbaşkanının kanun teklifi sunma yetkisi olmayacak bütçe dışında. Eskisine göre daha iyi kuvvetler ayrılığı sistemi var."

'MEVCUT SİSTEME GÖRE HUKUKA DAHA UYGUN'

Mevcut sistemde hiçbir partinin yüzde 50 oyu olmadığını belirten Yılmaz, yeni sistemin partileri yüzde 50 oy almaya zorladığını bunun da 80 milyonun tamamını kucaklamayla mümkün olacağını dolayısıyla daha uzlaşmacı bir sistemin getirildiğini söyledi.

"Dünyada hiç bir parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı'na bu kadar yetki verilmiyor" diyen Yılmaz şöyle konuştu: "Yürütmeye ilişkin görevleri atamalarda imzası gerekir. Yasamaya ilişkin görevleri kanunları onaylar, veto eder ya da çıkmış kanunlar hakkında anayasa mahkemesine dava açar. Anayasa mahkemesi üyelerini atar, Yargıtay başsavcısını atar. Yaptığı işlemlerde yargı yolu kapalıdır. Başbakan veya bakanların yaptığı işlerden de kendileri sorumludur. Yetkileri var ama sorumluluğu yok. Şimdi 16 Nisanda bu sistem geliyor. Yetkisi olanın sorumluluğu da olacak. Tek suçu vatana ihanet. Bir konunun suç olabilmesi için kanunda olması gerek. Vatana ihaneti kanundan çıkarmışız. Referandumla gelen değişiklikle yetkisi varsa sorumluluğu da olsun diyoruz. Bir önceki sistemden, bu sistem daha fazla hukuka uygundur."

MAĞDURİYETLERİYLE İLGİLİ KONUŞTU

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti il teşkilatının ardından Valiliği ziyaret etti. Burada, geçen pazar günü yapılan YGS'de öğrencilerin yaşadığı '09.45' mağduriyeti ile ilgili sorulan Yılmaz, şunları söyledi: "Vatandaşımızın gördüklerini biz de görüyoruz. ÖSYM Başkanı'mızı da aradım. ÖSYM Başkanı'mızın söylemiş olduğu şu; Sınava girerken sınav giriş kimlik belgesi veriyoruz. Bu sınav giriş belgesini kişiler internet üzerinden alıyor. İnternet üzerinde bu kimlik belgesi verilmeden önce mutlaka orada uyarı olduğunu, '15 dakika önce orada olmayı taahhüt ediyorum, orada mutlaka olacağım' diyerek tıklayacağı buton var. O butona bastıktan sonra kimlik kartı alınıyor. Dolayısıyla 'okudum, anladım, bastım, evet' diye, vatandaşları bilinçlendirme, ancak buna 'evet' derseniz size kimlik veriliyor. Böyle bir durum var. Hiçbir şey yokmuş da 'gelenler 15 dakika kala alınmadı, benim haberim yoktu' gibi bir yaklaşım doğru değildir. Böyle bir şey olmuş, kişiler hata yapmış, hataların da bedeli biraz ağır olmuş. Ne yapmak lazım, bir daha ki yıllarda mutlaka 15 dakika önce değil, yarım saat önce orada olmak lazım. Genel kural şu; 8'de gel, 'Gelemiyorum'. O halde '8'de gelemiyorsan 7'de gel' derler. Dolayısıyla biraz daha erken inşallah. Rahatsız edici bir görüntü var. Ancak bu görüntü gelecek yıllar için bu süreye çok daha uymayı zorunlu hale getirecektir."

'BÖYLE IRKÇILIKLAR DEVAM EDERSE AVRUPA'NIN ZEVALİ YAKINDIR'

Hollanda ve Almanya ile yaşanan gerginlikleri de değerlendiren Yılmaz, meselenin Avrupa'nın iç sorunu olduğunu Türkiye'nin de etkilendiğini belirtti. Avrupa'da ırkçılığın yükseldiğini söyleyen Bakan Yılmaz, şöyle konuştu: "Bu ırkçılığı engellemek için, doğuran sebepleri ortadan kaldırmak için Avrupa'daki ülkelerin, Almanya olsun, Hollanda olsun, Belçika olsun, Fransa olsun. Çok gerekli tedbirleri alması lazım. Irkçılıkla yaklaşırsanız cumartesi günü Hollanda'da gördüğümüz olay oldu. Wilders iktidar olmasın diye bir gayret var. Ama bilin ki Wilders iktidardaydı. Dolayısıyla iktidarda aşırı ırkçılar olduğunda ne oluyor, uluslararası hukuk ihlal ediliyor. Bu ırkçılar iktidarda olduğunda ne oluyor, Hollanda'nın yıllardan beri geçmiş itibari varsa o itibarini yerlerde süründürüyor. Bu gidişatın Avrupa ülkelerine itibar kazandırdığı değerini artırdığı söylenemez. Bundan bize de düşen bir pay var. Cenabı Allah'a hamd olsun, Türkiye hiçbir zaman ırkçı, ayrımcı politika gütmemiştir. 80 milyonu kucaklamış. Türkiye'de şu an 3 milyon üzerinde göçmen, sığınmacı var. Böyle ırkçılıklar devam ederse Avrupa'nın zevali yakındır."

BAKAN YILMAZ, CUMHURİYET EĞİTİM MÜZESİNİ AÇTI 

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, İzmir programı kapsamında, tadilatı yapılan Cumhuriyet Eğitim Müzesi'nin açılışını gerçekleştirdi. Bakan Yılmaz, müzeyi gezerek görevlilerden bilgi aldı.

Bakan İsmet Yılmaz, müze açılışının ardından, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde İl Müdürü Ömer Yahşi, ilçe milli eğitim müdürleri, okul müdürleri ve yöneticileri, özel okul kurucu ve yöneticileri ile toplantı yaptı. Toplantıya; İzmir Valisi Erol Ayyıldız da katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Yılmaz, eğitimin sağlıktan önce geldiğini söyledi. Eğitimin hakkıyla verildiğinde sağlığın da hakkıyla verilmiş olacağını söyleyen Yılmaz, "Bütçeden eğitime ayırdığımız oran yüzde 20. 2002'de mili eğitime ayrılan bütçe 11 milyar lira. Oran bakımından o dönemin bütçesine göre yüzde 10'a tekabül ediyor. Şimdi 122 milyar lira. Kaliteli eğitim için okullar, derslikler yaptık. Derslik başına düşen öğrenci sayısı 25. İstisnaları var. Önümüzdeki dönemde o istisnaları ortadan kaldıracağız. Sayın Başbakanımızın da talimatıyla 2019 yılının sonuna kadar tekli eğitime geçeceğiz" dedi

Doğuda görev yapan öğretmenlerin hemen hemen hepsinin kendi dönemlerinde atandığını söyleyen Yılmaz, "Muş'ta 3 bin 500 öğretmenden 600 öğretmen kaldı diyorlar. Öğretmen kaliteli eğitim vermesi için öğrenciyi ve ailesini tanımalı. 1 yıllık öğretmenlerle kaliteli eğitim mümkün değil. Bu yıl 20 bin öğretmeni göreve başlatmıştık. 20 bin öğretmen daha alacağız. 10 bin öğretmen de ağustostan sonra alınacak. 30 bin öğretmen adayımızı milli eğitim ailesine katacağız. 2002'de haftada 15 saat ek ders veren öğretmene 400 dolar ödeniyormuş. Şimdi aldığı 942 dolar. Yüzde 100'den fazla bir iyileştirme yapılıyor" diye konuştu.

Öğretmenlerin doğuda kanaat önderi olduğuna dikkat çeken Yılmaz, eğitimcinin itibarını her zaman üstte tutmak gerektiğini söyledi. Geçmişte çok büyük açık olduğunu belirten Yılmaz, "İzmir'de 80 yılda yapılan derslik sayısı kadar derslik yapıyoruz. Bugün her başarının arkasında mutlaka eğitimin payı vardır. Eksik varsa o da eğitimdendir. Öğrenci ve öğretmen sorunlarıyla ilgilenip çözme bakımından Milli Eğitim yöneticilerimize çok büyük iş düşüyor. Eğitimde memnuniyeti artırmamız lazım. Herkes kendi öğrencilerinden 5 kişiyi arasın öğrenci velisine sorsun; 'Okulla ilgili, öğretmenle ilgili şikayetleriniz var mı?' Ulaşamadığınız hiçbir veliniz olmaması lazım. Sizden ricam; öğrenci, öğretmen ve velilerinizle bire bir ilgilenmeniz" diye konuştu. (DHA)

Haber Merkezi