Merve Ağrıç - Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircillioğlu, İzmir’in gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılışına, kentin yıllardır çözülemeyen sorunlarına ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın siyasi geleceğine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Fuar açılışına katılmayan milletvekilleri ve bakanlara tepki gösteren Bezircillioğlu, “Davete icabet etmeyenler İzmir’e sahip çıkmıyor demektir” derken, kentin sorunlarının bugünkü yönetimden ziyade uzun yıllara dayanan birikimin sonucu olduğunu söyledi. Aynı zamanda Tugay’ın AK Parti’ye geçeceğine ilişkin iddialara yanıt veren Bezircillioğlu, “Gönlümüzden geçen Zafer Partisi’ne geçmesi. İzmir’imizin AK Parti ile aynı satır ve cümlede geçmesi bizi burkuyor ve kaygılandırıyor. Çok ciddi bir manevi maliyeti ve zararı olacağını düşünüyorum” diye vurguladı.
“GÖNLÜMÜZDEN GEÇEN TUGAY’IN ZAFER PARTİSİ’NE GEÇMESİ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın bağımsız olmasına ilişkin sorulara yönelik açıklamalarda bulunan Bezircillioğlu, “Büyükşehir belediye başkanımızın bağımsız olması tamamen tevafuk. Milli duruşu ve olaylara bakış açısı ilgi ve alakayla izleniyor. Kendisini yakın gördüğümüz için de sık sık Zafer Partisi’ne davet ediyoruz. Büyükşehir belediye başkanımızın AK Parti’ye gitmesini tüm vatandaşlarımız gibi ben de istemiyorum. Gönlümüzden geçen Zafer Partisi’ne geçmesi. Bu mesele sadece parti değiştirmesi değiliz İzmir’imizin AK Parti ile aynı satır ve cümlede geçmesi bizi burkuyor ve kaygılandırıyor vicdanlarımızı yaralıyor. İnşallah böyle bir şey olmaz. 'AK Parti’ye geçerse İzmir kurtulur, çok yatırım alır' deniyor. Alabilir. Benim bu konuda bir söylemim var: Bir şeyin fayda-maliyet analizinin yapılması lazım. AK Parti’ye geçmenin getireceği faydanın yanında, İzmir’e ve Türkiye’ye çok büyük bir maliyeti de olur. İzmir; Atatürkçülerin, Cumhuriyetçilerin kalesidir. Atatürk ve Cumhuriyetçi kalesi olan İzmir’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin belediye başkanlığını kazanmasına, bir İzmirli olarak kalbim de gönlüm de razı gelmez. Bana göre o faydadan çok daha fazla, çok ciddi anlamda bir maliyeti ve manevi zararı olur. O yüzden buna karşıyım. Yoksa gelirler, çöpler de toplanır, köprüler de yapılır, şunlar bunlar yapılır ama tüm bunların yanında çok ciddi bir manevi maliyeti ve zararı olacağını düşünüyorum” dedi.
“BU KADAR SÖNÜK BİR AÇILIŞ GÖRMEDİK”
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın çok sönük bir açılışla gerçekleştiğini belirten Bezircillioğlu, “Bu yıla kadar bu kadar sönük bir açılış görmedik. Ancak 30 gün süren fuar0-15 güne düştü sonra 8 güne kadar düştü. Süresi de etkinlikler de kısalıyor. Çocukluğumuzdaki fuarı belki yaşayamayız ama yine de kökü olan fuarın bir kısmı nostaljik bir kısmı günün getirdiği teknolojik donanımlarla halkın beğenisine sunmakta yarar var. İzmir Fuarı sembolümüz ayakta tutulması gerekir” diye aktardı.
“BURADA 28 TANE MİLLETVEKİLİNİ GÖREMEDİK”
Cemil Tugay’ın henüz 2 yıllık bir yönetimi olduğunu hatırlatan Bezircillioğlu, “Saydığımız bu meselelerin hepsinin kökeni en az 40-50 senelik geçmişe dayanıyor. Yani bugünkü belediyenin yüzde00 sorumluluğunda olan konular değil; geçmişten günümüze sirayet eden sorunlar. Örnek veriyorum; Büyük Kanal Projesi’ne yeterli yatırım yapılmadı, İZSU’nun ciddi kayıp-kaçak oranları var. Yolların, tünellerin ya da köprülerin yapımı diğer vilayetlerdeki kadar hızlı olmuyor. Ancak tüm bunları bugünkü belediyeye ve bugünkü belediye başkanına yüklemek haksızlık olur. Sonuçta dediğim gibi, 40-50 yıldır sirayet eden, geçmişten gelen sorunların bir yumağı bugün karşımızda duruyor. Körfez 2 senede kirlenmedi ya da trafik 2 senede oluşmadı. Fuar için de aynı şey geçerli. Burada '28 tane milletvekilini göremedik, bakanları göremedik' derken belediyeyi eleştirmiyorum; gelmeyenleri eleştiriyorum. Davetiye yapan yapmış, davete icabet etmeyenler İzmir’e sahip çıkmıyor demektir. Bunun altını çizmek lazım. Bu olaylar bugüne kadar gelmiş. Bugünkü yönetimin yapması gereken şey, bunu bugünden yarına çözemeyecek olsa da 50 yıldır gelen sorunlara karşı önümüzdeki 50 yıl için bir projeksiyon çizmek, bir vizyon ortaya koymaktır. Bir plan-program yapıp yavaş yavaş 2035-2040’larda İzmir’in temel vizyonunu ortaya koymak ve 'Bugünkü sorunların önemli bir kısmını nasıl çözeriz?' sorusu üzerine çalışmaları yürütmektir” sözlerine yer verdi.