SIYASET

Birleşik Kamu-İş’ten Ali Yalçın’a tepki

Başkan Barış Düdü, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın sözlerinin Cumhuriyet’in temel değerlerine yönelik olduğunu savunarak, açıklamaların ‘tarihsel gerçeklikten uzak’ ve toplumsal ayrışmayı artırıcı nitelik taşıdığını belirtti

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarına ilişkin yazılı bir değerlendirmede bulundu.

Düdü, Yalçın’ın Cumhuriyet’e yönelik kullandığı ifadeleri eleştirerek, söz konusu açıklamaların toplumsal ayrışmayı artırabileceğini savundu. Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine ve tarihsel arka planına vurgu yapılarak, Cumhuriyet’in ‘bağımsızlık, laiklik ve halk egemenliği’ temelinde şekillendiği ifade edildi.

TARİHSEL GERÇEKLİKTEN UZAK

Birleşik Kamu-İş adına yapılan açıklamada, sendikal yapıların temel görevinin kamu emekçilerinin haklarını savunmak olduğu belirtilerek, siyasal söylemlerle örtüşen ve toplumu kutuplaştırdığı öne sürülen ifadelerin sendikal faaliyetlerle bağdaşmadığı dile getirildi. Açıklamada ayrıca, Cumhuriyet’in kazanımlarına yönelik eleştirilerin ‘tarihsel gerçeklikten uzak’ olduğu görüşüne yer verilirken, laik ve demokratik hukuk devleti vurgusu öne çıkarıldı.

Birleşik Kamu-İş, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmaya ve kamu emekçilerinin hak mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini belirtti.

BAŞKAN YALÇIN NE DEMİŞTİ?

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, geçtiğimiz günlerde şu ifadelere yer vermişti: “Yiğit düştüğü yerden kalkar, derler. Anadolu, 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz. İradesi örselenmiş, tarihiyle bağı kesilmiş eski Türkiye yok artık. Yüklerinden kurtulan bir Türkiye var. Yeni Türkiye hamlesinde, Anadolu’nun horlanmış, itilmiş, dışlanmış evlatları var. Bu hamle karşısında; Eski Türkiyeciler, homo laikuslar, beşli çeteciler, meslek örgütü-sendika maskeli etki ajanları homurdanıp dursun. LGBT borazanlığı yapanlar, karatahtaları mora boyayıp küçücük çocuklara eşcinselliği özendirenler, okullardaki Ramazan coşkusunu hazmedemeyenler inlerinden çıkıp, nefret kusuyorlar. Milletin başörtüsüyle, şalvarıyla uğraşan islamofobinin Türkiye şubeleri, millete Fransız zavallılar istiyorlar ki, eski Türkiye geri gelsin; efendilerinin açtığı fay hatları kapanmasın. Milletin enerjisi, kaynakları; tefrikayla, kavgayla, terörle heba edilsin. Ne yaparlarsa yapsınlar, o fay hatları kapanacak.”