CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davaya sert tepki gösterdi. Gökçen, bazı kişilerin belediye başkanları aleyhine verdikleri ifadeler üzerinden kamuoyunda hedef gösterildiğini savunurken, sonrasında gelen ‘zorlamayla ifade verdim’ açıklamalarının ise görmezden gelindiğini öne sürdü. Paylaşımında dikkat çeken ifadeler kullanan Gökçen, “Ne zaman iftiracılar çıkıp belediye başkanlarımız aleyhinde beyanlarda bulunuyor, o zaman bu kişiler bazılarına göre çok muteber oluyor. Her gün televizyonlarda yer alıyorlar” dedi.
Gökçen, daha sonra bu kişilerin ‘Zorlamayla, şantajla, tehditle bu iftiraları attım. Eşimi, kardeşimi aldılar. Bir de benden 2,5 milyon dolar para istediler’ şeklindeki açıklamalarının ardından aynı çevrelerin sessizliğe büründüğünü savundu. CHP’li Gökçen, “Dedikodular ve sadece beyanlar üzerine inşa edilen İBB davası böylece çökmüştür. Tutuklular serbest bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.
TUTUKLULAR SERBEST BIRAKILMALI
İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen’in, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın tamamı şu şekilde: “İBB davası çöktü! Ne zaman iftiracılar çıkıp belediye başkanlarımız aleyhinde beyanlarda bulunuyor, O zaman bu kişiler bazılarına göre çok muteber. Her gün televizyonlarda. Ne zaman ki ‘Zorlamayla, şantajla, tehditle bu iftiraları attım. Eşimi, kardeşimi aldılar. Bir de benden 2,5 milyon dolar para istediler’ deniliyor, o zaman her gün televizyonlarda konuşanlar sus pus. Hiçbir şey olmamış gibi. Dedikodular ve sadece beyanlar üzerine inşa edilen İBB davası böylece çökmüştür. Tutuklular serbest bırakılmalıdır.”
İBB DAVASI NEDİR?
Kamuoyunda ‘İBB davası’ denilen süreç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bazı iştirak şirketlerine yönelik yürütülen soruşturma ve davaları ifade ediyor. Soruşturmanın merkezinde, Ekrem İmamoğlu dahil bazı belediye yöneticileri ve çalışanları hakkında ortaya atılan şu iddialar bulunuyor: İhaleye fesat karıştırma, rüşvet, suç örgütü kurma / üyeliği, kamu zararına neden olma, usulsüz ihale süreçleri, bazı şirketlere ayrıcalık sağlanması… Savcılık, özellikle belediyeye bağlı iştirak şirketleri üzerinden yürütülen ihalelerde usulsüzlük yapıldığını öne sürüyor. Bu kapsamda çok sayıda gözaltı, tutuklama ve dava süreci yaşandı. Dava kapsamında yüzlerce kişi hakkında işlem yapıldığı, bazı sanıkların tutuklandığı ve bazı kişilerin ‘etkin pişmanlık’ kapsamında ifade verdiği belirtiliyor. Muhalefet cephesi ise davanın siyasi olduğunu savunuyor. CHP’li isimler, dosyanın büyük ölçüde ‘tanık beyanları’ ve ‘iddialar’ üzerine kurulduğunu, hukuki değil siyasi bir süreç yürütüldüğünü öne sürüyor. İktidar ve savcılık tarafı ise bunun ciddi bir yolsuzluk soruşturması olduğunu savunuyor.