10 Mayıs 2026, Pazar 12:01
26°C İzmir

CHP’li Ösen’den maden baskısındaki köylere “Çin Modeli” önerisi

CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, madencilik faaliyetlerinin kırsal üzerindeki baskısına dikkat çekerek, köylülerin mülkiyet ortağı yapıldığı ve kendi işinin patronu olduğu Çin’deki Yuanjia kalkınma modelinin Türkiye’de de uygulanmasını önerdi

CHP’li Ösen’den maden baskısındaki köylere “Çin Modeli” önerisi haberinin görseli
4 dk okuma süresi

CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Türkiye’deki köylerin madencilik faaliyetleri baskısıyla boşaltılmasına karşı Çin’in Shaanxi eyaletindeki Yuanjia köyünde uygulanan “Kolektif Patronaj Modeli”ni örnek gösterdi. 2000’lerin başında göç veren ve boşalmaya yüz tutan bu köyün, mülkiyet devrimiyle yılda 8 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayan dev bir turizm merkezine dönüştüğünü belirten Ösen, köylülerin asgari ücretli hizmet personeli olmak yerine kurulan kooperatiflerle kendi topraklarında hissedar ve patron olduklarını vurguladı. Türkiye’nin kırsal kalkınması için mülkiyet haklarını merkeze alan bir yaklaşımın şart olduğunu ifade eden Ösen, “Ekonomik modernleşme sadece beton dökerek değil, yerel insanın kendi kültürünün hissedar üreticisi haline getirilmesiyle mümkündür” dedi.

KÖYLÜYÜ HİSSEDAR YAPAN KOLEKTİF MÜLKİYET

Yuanjia köyünde uygulanan mülkiyet yapısını anlatan Seda Kaya Ösen, köy varlığının yüzde 38’inin kolektif, yüzde 62’sinin ise hane bazlı dağıtıldığını belirtti. Dışarıdan gelen büyük şirketlerin köylüyü ucuz iş gücü olarak kullanmasının bu modelle engellendiğini dile getiren Ösen, “Köylüler kurulan kooperatiflerle kendi üretimlerinin ortağı oldu. 2023 yılında 140 milyon dolar gelire ulaşan bu sistemde, köylülerin kişi başı net geliri 150 bin Yuan’ın üzerine çıktı. Bu başarı beton yatırımlarıyla değil, hak sahipliği oluşturularak sağlandı” dedi.

YEREL KÜLTÜR EKONOMİK DEĞERE DÖNÜŞÜYOR

Turizm anlayışının yerel yaşamı koruyarak kurgulanması gerektiğini savunan Ösen, geleneksel üretim süreçlerinin ziyaretçilere bir deneyim olarak sunulduğunu ifade etti. Kültürün bir dekor olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Ösen, “Ziyaretçiler bir tema parkına değil, köylülerin gerçek yaşamına konuk oluyor. 100’den fazla geleneksel yemeğin sunulduğu bu modelde, köylü kendi kültürünün izleyicisi değil, bizzat üreticisi konumundadır. Bu durum, yerel kaynakların dışa bağımlı olmadan harekete geçirilmesini sağlıyor” ifadelerini kullandı.

- REKLAM -

TÜRKİYE’NİN KIRSALI İÇİN HAK SAHİPLİĞİ ÖNERİSİ

Türkiye’nin farklı bölgelerindeki kültürel zenginliğin benzer bir modelle korunabileceğine dikkat çeken Ösen, maden baskısı altındaki köylerde yerel insanın mülkiyet haklarının güvenceye alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin kırsal kalkınma için gerekli ham madde ve hikâyeye sahip olduğunu belirten Ösen, “Hakkari’den Ayvalık’a kadar her bölgemiz özgün bir potansiyele sahip. Eksik olan reklam bütçesi değil, mülkiyet ve ortaklık modelinin doğru kurulmasıdır. Yerel halkın hissedar üretici haline getirilmesi, kırsal alanların korunması için en güçlü kalkınma kalkanıdır” dedi.

Kaynak: RABİA AYKUT

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.