Sayfa Yükleniyor...
CHP İzmir İl Başkanlığı Yargıtay’ın TİP Hatay Milletvekili Can Atalay kararı ve Anayasa Mahkemesi’nin üyeleri hakkında verilen soruşturmayla kararıyla birlikte gündeme gelen Anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı yapan İl Sekreteri Özlem Ünsal, direniş mesajı verirken yasal yollara başvuracaklarını belirterek, “Anayasayı ortadan kaldıranlara karşı gün susma günü değildir” dedi.
Geçtiğimiz haftalarda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) milletvekili seçilen Gezi Parkı davası sanığı Atalay hakkındaki "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma" hakkı ile "kişi hürriyeti ve güvenliği" haklarının ihlal edildiği kararına ilişkin incelemesini tamamlamıştı. Mahkeme kararı Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderirken Yargıtay geçtiğimiz günlerde ülke hukuk tarihinde bir ilke imza atmıştı.
Yargıtay, Can Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesinin verdiği ihlal kararına uyulmamasına hükmederken ayrıca ihlal kararı veren Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar vermişti.
Yargıtay’ın kararının ardından ise yeni Anayasa tartışmaları bir kez daha gündeme geldi.
Karar, gerek barolar gerek meslek odaları gerekse siyasi arenada büyük tepki toplarken CHP İzmir İl Başkanlığı, Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi Kararlarını tanımaması ile ortaya çıkan Anayasa Krizi’ne ilişkin basın açıklaması düzenledi.
Açıklamaya, CHP İzmir örgütünden yoğun katılım sağlanırken ilçe belediye başkanları da ilçe başkanları da açıklamaya destek verdi. Açıklamayı, il başkanlığı adına İl Sekreteri Özlem Ünsal yaptı.
Ünsal, Yargıtay kararının konuyu Atalay’ın akıbetinden çok daha öteye taşıdığını belirterek, “Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, Can Atalay hakkındaki ihlal kararını uygulamaması, bu da yetmezmiş gibi usul ve esasa aykırı bir şekilde Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması, Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüstür, kabulü mümkün olamaz. Hukuku hakim kılması, yasaların emredici maddelerine göre adaleti sağlaması ve anayasal düzeni tesis etmesi beklenen yargının, Anayasanın emredici kurallarını tanımadığı, yok saydığı bir ülkede hukuk devletinden söz edilemez. Hukuk devletinin olmazsa olmaz ilkelerini yok sayan, kuvvetler ayrılığını reddeden bu meydan okumanın hukuka ve anayasal düzene inanan bizleri asla yıldıramaz ve direnmemizi durduramaz. Genel Başkanımız Özgür Özel’in ifade ettiği gibi, bu skandal karar ‘Anayasa'ya kafa tutmaktır, darbe girişimidir, kalkışma girişimidir.’ Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusu yaklaşımı da akıldan, liyakatten, anayasadan ve gerçeklikten kopuk bir karardır. Bu mesele, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay meselesi olmanın çok ötesinde bir meseleye dönüşmüştür. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bu ülkeye yaşatılan şey Anayasal krizdir” dedi.
Yargıtay’ın kararının ve AYM üyeleri hakkındaki suç duyurusunun Anayasa’ya aykırı olduğunun altını çizen Ünsal, “Yargıtay’ın aldığı karar, yasaları eğip bükerek yapılan zorlama gerekçelere rağmen, Anayasa’yı inkâr edercesine hukuka dayalı düzenin ortadan kaldırılmasına yönelik bir eyleme dönüşmüştür. Yargıtay’ın karar sonrasında yaptığı basın açıklamasında, Anayasa Mahkemesi Üyeleri hakkında hukuki temelden yoksun suç duyurusuna dayanak yapmaya çalıştığı gerekçelerin tümü, Anayasamızın 153. Maddesi söz konusu olduğunda, kadük kalır, ilgili davada uygulanması söz konusu dahi olamaz. Anayasamızın 153. Maddesi hiçbir tartışmaya, yoruma, amalara yer bırakmayarak şunu emreder; ‘Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. ...Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar’ Yani AYM’nin ilgili davadaki kararı Yargıtay’ı da bağlar. Siz AYM’nin bu kararının gerekçesini beğenmeseniz de uygun görmeseniz de, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesinliği ve bağlayıcılığı gereği, gecikmeksizin yerine getirmek zorundasınız” diye konuştu.
Yaşananlara ‘tiyatro benzetmesi yapan Ünsal, “Anayasaya, Anayasal kurumlara ve Anayasa Mahkemesine açıkça meydan okuyan bu Yargıtay kararı ve suç duyurusu; bağımsız ve tarafsız yargı güvencesinin kalmadığını göstermektedir. Eğer Anayasa mahkemesinin kararı yok sayılacak, anayasa çiğnenecekse bu ülkede yaşayan hiç kimsenin hukuk güvenliğinin varlığından ve hukuk devletinden söz edilemez. CHP olarak, anayasaya aykırı, siyasi baskı ve yönlendirmeyle alındığını düşündüğümüz, bağımsız yargıyı ayaklar altına alan bu tavra boyun eğmeyeceğiz. Yargıtay kullanılarak denenen, kamuoyunun tepkisinin ölçüldüğü, anayasal düzene karşı yeni bir düzenin provasının yapıldığını düşündüren bu tiyatroyu izlemeyecek, direnmek için tüm anayasal haklarımızı kullanacağız. Çünkü Anayasa Mahkemesi temel hak ve Hürriyetlerin bekçisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi, Anayasal düzenin ve milli iradenin tesisini sağlayan siyasi irade olarak, bu hukuk dışı karara karşı tüm barolar, hukukçular, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte milletimizle birlikte direnecek, tüm meşru yolları bıkmadan kullanacak ve bu darbe girişimini engelleyeceğiz. Bu türden hukuku hiçe sayan, toplumun sinir uçlarına dokunan kararlarla varılmak istenen yer, her neresiyse bilinsin ki buna müsaade etmeyeceğiz. Bu hukuksuzluğa teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı.
Ünsal, vatandaşlara direnme çağrısı yaparak şunları söyledi; “Adaletin uygulanacağı, hukukun işletileceği, Yargı’nın karar vereceği tek Saray vardır o da Adalet Sarayıdır. Kimse kendisini hukuktan ve anayasadan üstün göremez. Bizler biliyoruz ki hukukçuların üzerindeki kıyafet sadece bir cübbe değil, mesleğimizi yaparken omuzlarımızdaki sorumluluğa anlam yükleyen bir semboldür aynı zamanda. Giyiniyorsanız bileceksiniz... Siyah rengi adaleti temsil eder. Üzerinde cepleri yoktur. Çünkü yaptığımız görev kamu görevidir. Önünde düğmesi iliği yoktur. Çünkü adaleti sağlarken kimsenin önünde düğmemizi iliklemeyiz. Bizim en güçlü silahımız hukuk ve anayasal düzendir. Bu düzenin korunması için, egemenliğin millette kalması, tarafsız bir yargı için biz direneceğiz. Anayasayı ortadan kaldıranlara karşı gün susma günü değildir. Tarih susanları da yazacak, direnenleri de. CHP İzmir İl Başkanlığı olarak, bir kez daha tüm halkımızı, bu hukuksuzluğa karşı direnmeye, direnenlere destek vermeye çağırıyoruz. Bu mücadelenin sonunda kazanan hukuk, kazanan Anayasal düzen ve Adalet olacaktır.”
Haber Merkezi