- Siyaset
- 06.01.2026 15:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan F-35 açıklaması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi gerektiğini belirtti. ABD ile ilişkiler, enerji politikaları ve bölgesel sorunlara dair önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, F-35 konusunda alınan kararın "haksız" olduğunu vurguladı.
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ / DHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin F-35 programına tekrar katılması gerektiğini ifade etti. Bloomberg’e yazılı açıklamalarda bulunan Erdoğan, Eylül ayında ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede F-35 konusunu gündeme getirdiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin Rusya’dan askeri teçhizat alması nedeniyle F-35 programından çıkarılmasının "haksız" bir karar olduğunu dile getirerek, ABD ile ilişkilerin yeniden olumlu bir zemine oturduğunu belirtti. Erdoğan, programın Türkiye, ABD ve NATO için stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.
“TÜRKİYE'NİN DURUŞU ÇOK NETTİR”
Türkiye'nin ABD menşeli LNG tedarikini kayda değer ölçüde artırdığına dikkat çeken Erdoğan, ABD'nin Türkiye'nin LNG tedarik zincirinde önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin duruşu çok nettir; biz milli menfaatlerimiz ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ederiz. Hidrokarbon ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan bir ülke olarak, enerji güvenliğimizi etkileyecek her başlıkta dikkatli ve dengeli hareket etmek durumundayız" açıklamasında bulundu.
Rusya ve Ukrayna arasında yapılabilecek barış görüşmelerinde Türkiye'nin oynayacağı rolü değerlendiren Erdoğan, "Türkiye olarak hem Sayın Putin'le hem Sayın Zelenskiy'le doğrudan konuşabilen; aynı anda Washington, Brüksel hattında olsun NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde olsun somut girişimlerde bulunarak güçlü ve dengeli diplomatik temaslar yürütebilen yegane aktörüz" dedi.
“ANAHTAR ÜLKE KONUMUNDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'deki duruma ilişkin ise "Gazze'de konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'nün başarı şansı, sahada meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlıdır. Türkiye dahil Şarm el Şeyh Deklarasyonu'na taraf olan ülkelerin bu süreçteki en meşru aktörler olduğunun bilinmesi gerekir. Takdir edersiniz ki Türkiye'nin olmadığı bir mekanizmanın, Filistin halkının güvenini kazanması bu anlamda zordur. Biz hem Filistin tarafıyla derin tarihi bağlarımız hem İsrail'le geçmişte yürüttüğümüz güvenlik ve diplomasi kanalları hem de NATO üyesi bir ülke olarak bölgesel etkinliğimiz itibarıyla bu tür bir misyonun anahtar ülkesi konumundayız" ifadelerini kullandı.
"TEMENNİMİZ ADİL BİR SONUCA ULAŞILMASI"
Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı değerlendirmelerde "Sayın Trump'ın yeniden göreve başlamasıyla birlikte Türkiye - ABD ilişkilerinde daha makul ve olumlu bir zemine geçilmesi yönünde bir imkan doğmuştur. Türkiye'nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD'nin yanı sıra NATO'nun güvenliği için de önemli ve gereklidir” dedi. ABD'de süren Halkbank davasıyla ilgili de konuşan Erdoğan, bu konuyu Türkiye’ye yönelik haksız bir girişim olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Bizim için esas olan, Türkiye'nin itibarının korunması ve bankamızın haksız bir şekilde cezalandırılmamasıdır. Görüşmeler bu çerçevede devam etmektedir. Temennimiz hem hukuka uygun hem de iki ülke arasındaki stratejik ortaklıkla mütenasip adil bir sonuca ulaşılmasıdır" diye konuştu.
"ENERJİ GÜVENLİĞİMİZ DOĞRULTUSUNDA HAREKET EDERİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan röportajda ayrıca "Özellikle ABD menşeli LNG tedarikimizi kayda değer ölçüde artırdık" diyerek ABD'nin Türkiye'nin LNG tedarik zincirinde önemli bir yer tuttuğunu belirti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin duruşu çok nettir; biz milli menfaatlerimiz ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ederiz. Hidrokarbon ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan bir ülke olarak enerji güvenliğimizi etkileyecek her başlıkta dikkatli ve dengeli hareket etmek durumundayız" ifadelerini de kullandı.
"GÜÇLÜ VE DENGELİ DİPLOMATİK TEMASLAR YÜRÜTEBİLEN YEGANE AKTÖRÜZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak hem Sayın Putin ile hem Sayın Zelenskiy ile doğrudan konuşabilen, aynı anda Washington, Brüksel hattında olsun NATO ve Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde olsun somut girişimlerde bulunarak güçlü ve dengeli diplomatik temaslar yürütebilen yegane aktörüz" diye konuştu.
"TÜRKİYE’NİN OLMADIĞI BİR MEKANIZMANIN FİLİSTİN HALKININ GÜVENİNİ KAZANMASI ZORDUR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze'de konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'nün başarı şansı, sahada meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlıdır. Türkiye dahil Şarm el Şeyh Deklarasyonu'na taraf olan ülkelerin bu süreçteki en meşru aktörler olduğunun bilinmesi gerekir. Takdir edersiniz ki Türkiye'nin olmadığı bir mekanizmanın, Filistin halkının güvenini kazanması bu anlamda zordur. Biz hem Filistin tarafıyla derin tarihi bağlarımız hem İsrail ile geçmişte yürüttüğümüz güvenlik ve diplomasi kanalları hem de NATO üyesi bir ülke olarak bölgesel etkinliğimiz itibarıyla bu tür bir misyonun anahtar ülkesi konumundayız" cümlelerini kullandı.
Kaynak : HABER MERKEZİ / DHA