Cumhurbaşkanı Erdoğan: İklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın neresinde olursak olalım, iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, doğru da değil

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak: AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil haberinin görseli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen 'Cemre Vakfı Tanıtım Programı'na katıldı. Cemre Vakfı Tanıtım Programı bugün Atatürk Kültür Merkezi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımı ile gerçekleşti. Programa ayrıca Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hasan Mandal, Cemre Vakfı Onursal Başkanı Çiğdem Karaaslan, vakfın mütevelli heyetinde bulunan Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Osman Arslan, Serdar Karagöz, Engin Altan Düzyatan, Oğuzhan Serinkaya ve çok sayıda davetli katıldı.

Program, Cemre Vakfı tanıtım filmi ile başladı. Film gösterimi devam ederken sahnede küçük bir kız çocuğunun performansı yer aldı. Gösterinin sonunda sahneden inen küçük kız, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a doğru yürüyerek özel olarak hazırlanmış kardelen çiçeğini takdim etti. Açılış konuşmaları ile devam eden programda 5 ilden gönüllülerin video mesajları yer aldı. Video gösteriminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan katılımcılara hitap etti.

'SİZLER ÇEVRE DUYARLILIĞI OLAN MİLYONLARI TEMSİLEN BURADASINIZ'

İkinci gününü idrak ettiğimiz Ramazan-ı Şerif'in sizlerle birlikte milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinizin ışıltısı yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siz genç kardeşlerime bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun kuşun, dağın taşın, havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum. Sizlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü hakka ve hakikate giden bir inceliği görüyorum. Sizlere bakınca 'Benim sadık yarim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil; aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum" ifadelerini kullandı.

- REKLAM -

‘AŞIK VEYSEL’DEKİ İDRAK DERİNLİĞİNİ GÖRÜYORUM’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfı’na, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan Vakfımızın Fahri Başkanı, Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan’ı tebrik ediyorum. Rabbim halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz. Bir defa şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Siz genç kardeşlerime bakınca sadece Türkiye’yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun kuşun, dağın taşın, havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum. Sizlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü hakka ve hakikate giden bir inceliği görüyorum. Sizlere bakınca "Benim sadık yarim kara topraktır" diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel’deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum" şeklinde konuştu.

‘BİR PLASTİK ŞİŞE, YAKLAŞIK DÖRT ASIR BOYUNCA ÇEVREYİ KİRLETMEYE DEVAM EDİYOR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyorum. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz için, çevre hassasiyetiniz için, afetler konusundaki farkındalığınız için kalpten teşekkür ediyorum. Kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için Cemre olmaya adayan sizleri ve Cemre Vakfımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Bugün tüm dünya çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor. 40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikroplastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık dört asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor" dedi.

‘CEMRE VAKFI BİR ÇEVRE HAREKETİDİR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım, iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil. Açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. İşte bu dönemde gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfı, farkında olmak ile sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketidir. Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" diye konuştu.

‘CEMRE, KÖKÜ MAZİDE GÖZÜ ATİDE BİR BİLİNÇ HAREKETİ’

- REKLAM -

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu hareket, çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kainatla, kainatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketi. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimizin, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız. Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geliyoruz" ifadelerini kullandı.

‘KÜLTÜRÜMÜZDE KURDUN, KUŞUN HAKKINI GÖZETMEK BİZE EMREDİLMİŞTİR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil, dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz. Amerikan yerlilerine atfedilen bir sözü burada sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma hatırlatmak isterim. 'Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak.' Evet, biz de bugün diyoruz ki, su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hale geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" dedi.

Kaynak: AA