- Siyaset
- 26.01.2026 09:27
Güç’ten iktidara sert eleştiri
İktidarın ekonomik politikalarını ve İzmir siyasetine yaklaşımını eleştiren CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Bu süreç defalarca tekrarlandı, insanlar artık tükendi. Herhangi bir şey kalmadı” açıklamasında bulundu
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
BERKAY ERDEN / ÖZEL HABER - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, iktidarın emekli ve asgari ücretliye yönelik zam politikalarını sert sözlerle eleştirerek, düşük zam uygulamasının bilinçli bir “seçim taktiği” olduğunu savundu. AK Parti’nin bu seçim taktiğinin halkta bir karşılığı kalmadığını dile getiren Güç, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’ya halkın sorunlarını görmesi için sahaya çıkması tavsiyesinde bulundu. AK Parti’nin yeni siyasetçilerinin Binali Yıldırım kadar İzmir’e katkı sunamadığını da vurgulayan Güç, iktidarın son dönemlerini yaşadığını belirtti.

SEÇİM ÖNCESİ ZAM YAPACAKLAR
İktidarın bu sene emekli ve asgari ücretliye düşük zam yapmasını bir seçim taktiği olarak yorumlayan Güç, halkta bunun bir karşılığı kalmadığını söyledi. CHP oylarının ise yüzde 40’ı aştığını vurgulayan Güç, “Sayın Bilal Saygılı’ya sahaya çıkmasını tavsiye ediyorum. Bir esnafı gezsin, bir pazara gitsin. Emekliyle konuşsun, gençle konuşsun. O zaman bunun karşılığını görecektir. Yüzde 78 mi, yüzde 90 mı, yüzde 5 mi… onu kendisi görecektir. Anketler geliyor bize. Biz şu anda yüzde 40’ın üstündeyiz. Seçimi kazanacağız, kesin. Ama burada tabii ki AK Parti’nin standart bir süreci var. Şimdi bu sene emekli aylıklarından, asgari ücretli kıstılar... 2026 yılında bunu bir tık yüksek verecekler ve seçime gidecekler. Yani standart AK Parti taktiği. Ama burada kaçırdıkları bir nokta var: Bu süreç o kadar çok tekrarlandı ki insanların elinde olan şeyler gitti. Bu süreç defalarca tekrarlandı, insanlar artık tükendi. Çok kişi tarlasını sattı gitti. Altını vardı, kenarda köşede parası vardı; bunları harcadılar, bitti. İnsanların artık kıyısında köşesinde bırakabildiği herhangi bir şey kalmadı. Şimdi bu seçimde de böyle düşündükleri gibi seçime gidecekler. Seçime gidecekler ama son dönemlerini yaşıyorlar” ifadelerini kullandı.

BİNALİ YILDIRIM GİBİ DEĞİLLER
AK Parti içerisinde eskiden İzmir’e katkısı olan isimler olduğunu ancak yeni siyasetçilerin bu anlayıştan uzak olduğunu söyleyen Güç, “Ben Eyyüp Kadir Bey’i çok siyasetçi olarak görmüyorum. Bakış açısını tamamen başka bir şeye empoze etmiş. ‘Ben Büyükşehir’i eleştireyim ilçeleri eleştireyim siyaset yapayım’ böyle bir siyaset olmaz AK Parti’nin burada çok kalender siyasetçileri vardı, büyük katkılar sundular Binali Yıldırım mesela… İzmir’e katkıları oldu. Ama yeni dönen siyasetçilerin maalesef çok bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum. Şebnem Bursalı takmış takıştırmış gidiyor gariban mahallelerde geziyor, “Büyükşehir böyle yaptı, büyükşehir şöyle yapmadı” diye geziyor. Ya kardeşim, sen o garibanın derdini görüyor musun? O mahallede inanılmaz derecede madde bağımlılığı var. Bunu biliyor musun?” diye konuştu.

GENÇLERİN UMUDU KALMADI
Toplumda sosyal hayatın bittiğini ve gençlerin umudunun kalmadığını dile getiren Güç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın duyurduğu İzmir merkezli uyuşturucu operasyonunu işaret etti. Gençlerin madde bağımlısı olmasının bir sebebinin olduğunu ifade eden Güç, “Geçen operasyon yaptılar uyuşturucuya karşı binlerce kişilik, büyük bir operasyon. Bu esasında bir asayiş sorunu değil. Bu ülkenin bu duruma gelmesinin bir sebebi var. Bu gençlerin madde bağımlılığına yönelmesinin bir sebebi var. Ülkede sosyal hayat kalmadı, gençlerin umudu kalmadı. İnsanlar umut kalmadıkça bu tarz şeylere yöneliyorlar. Toplumu gerçekten kötüye götüren bir anlayış bu. Seçim olana kadar kendilerini çekip düzenleyip seçime gidecekler” dedi.

İZİN VERMEYİ BAŞARI OLARAK SUNUYORLAR
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “Baraj yapmak belediyelerin görevi” sözlerini yorumlayan Güç, izin verilirse Büyükşehir Belediyesi’nin baraj yapabileceğini söyledi. Su sorununda asıl meselenin planlamadan kaynaklandığını belirten Güç, açıklamalarını şu şekilde noktaladı: “İzin verilirse tabii ki her şey yapılabilir. Büyükşehir Belediyesi gölet ve baraj yapabilir. Ama sonuçta asıl mesele planlama. Bu planlama ne durumda? Şu anda iki tane baraj planlaması var: biri 2035, biri 2040 planlaması. Bir tanesi başlamış bir baraj, diğeri ise henüz yok. Bu planlamayı yapması gerekenler bunu yapmıyor. Sonra dönüp diyorlar ki, ‘Bakın suyunuz yetmiyor’. Toplamda 49 tane kuyu için genişletme talebi veriliyor. Bir de belge yayımlıyorlar. Dijitalde ‘büyük başarı’ diye sunuluyor. Yani devlet kurumunun izin vermesi büyük bir olaymış gibi anlatılıyor. Oysa 41 tane kuyu hâlâ duruyor. O 41 kuyu verilmezse, akşamları su kesintileri ve günlük kesintiler devam edecek. Vermek zorundalar ama bu da bir çözüm değil. Çarşamba’da sorun var, bugün Konya’da var, Kayseri’de var, her yerde su sorunu var, Ankara’da var. Bütün bu su sorunlarının temelinde plansızlık gerçeği yatıyor. Ama kamu kurumları da çok başka bir noktaya geldi. Çok dejenere oldu. Siyasetten bir ses bekleniyor kurumlarda. Bu durum bakanlıklara bağlı kamu kurumlarında çok fazla yaşanıyor ve ciddi sıkıntılar ortaya çıkıyor. Öngörüsüzlük oluşuyor. İnsanlar çalışmak istemiyor. ‘Sadece maaşımı alayım, yerimde kalayım’ algısı oluşuyor. Bu da devlet yapısını bozuyor, işleri yavaşlatıyor.”
Kaynak : HABER MERKEZİ