Sayfa Yükleniyor...
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Güney Kıbrıs Rum Kesimi AKEL Partisi Genel Sekreteri Andreas Kiprianu ile bir araya geldi. Çavuşoğlu, Kıbrısta çözüm için Yunanlı muhataplarına çağrıda bulunarak, Güneyde öğle yemeği yiyelim, kuzeyde de kahve içelim dedi
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Güney Kıbrıs Rum Kesiminin ana muhalefet partisi olan AKEL Partisi Genel Andreas Kiprianu ile Leventteki Le Meridien Otelde bir araya geldi. İkiliye görüşmede Türk ve Rum heyetler de eşlik etti. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı sonrası Mevlüt Çavuşoğlu, yapılan toplantı ile ilgili açıklamalarda bulundu.
YUNANİSTAN VE İNGİLTERE FAKTÖRÜ
Önemli konularda açıklamalarda bulunan Bakan Çavuşoğlu, Bugün Kıbrıs Rum yönetiminden AKEL Partisi Genel Sekreteri Andreas Kiprianu İstanbulda ağırlıyoruz. Müzakerelerin tekrar başlamasına AKELin daha önceki sekreteri ve Hristofyas zamanında başlamıştı. AKELin çözüme bakışı belli. Pozitif. Bu süreçte Anastasyadise verilen destek çözüme yönelik önemli bir adımdır. Kendileri müzakere süreciyle ilgili ne düşünüyorlar bize bilgi verdiler. Biz de Türkiye olarak bugüne kadar ne düşünüyorsak bundan sonraki süreçte de özellikle zor konular toprak ve mülkiyet gibi konularda bile iki tarafın varacağı anlaşmaya vereceğimiz desteği vurguladık. Güven artırıcı adımların uygulanması için Türkiye çok önemli destekler vermektedir. Bu Rum tarafından da takdir ile teşekkürle karşılanmaktadır. Biz Türkiye olarak kalıcı bir çözüm adil bir çözüm olması için her türlü katkıyı veriyoruz. Ama önümüzdeki süreçte Yunanistanın da garantör ülke olarak İngilterenin vereceği destek de önemli dedi.
KALICI VE ADİL ÇÖZÜM İÇİN DAHA FAZLA DESTEK
Yunanistan ve Türkiye olarak adada kalıcı bir çözüm için daha fazla katkı sağlanması gerektiğini ifade eden Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Koçiyas İstanbula geliyor. Kendisiyle gayri resmi bir şekilde bu konuları ikili ilişkileri ve Kıbrıs konusunu değerlendireceğiz. Yunanistan ile her konuyu açık şekilde konuşabilmemiz iki ülke arasındaki varılan noktanın başka bir göstergesi. Stratejik düzeydeki ilişkimizin başka bir yansımasıdır. Umarım Yunanistan ve Türkiye olarak Kıbrısta kalıcı adil bir çözüm için daha fazla katkı sağlayabiliriz açıklamasında bulundu.
GELİNEN NOKTA SON FIRSAT PENCERESİ
Adada gelinen noktanın son fırsat penceresi olduğunu ve kaçırılmaması gerektiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, Şu an gelinen nokta aslında herkesi umutlandırıyor. Bunun son fırsat penceresi olduğunu Birleşmiş Milletler de söylüyor biz de söylüyoruz. Bu fırsatın kaçırılmaması gerekiyor. Bazı zor ve çetrefilli konularda bile mesafeler kat edildi. İki taraf iki lider anlaşmaya vardı. Ama halen mülkiyet ve toprak konuları biliyorsunuz en zor konular. İkisi birbiriyle bağlantılı konular. Bu konularda bazı mesafeler kat edildi ama daha anlaşılması gereken önemli noktalar olduğunu görüyoruz. Umarım bu konularda da iki taraf anlaşır, anlaşmaya varır. Biz de bunu destekleriz. İki tarafın anlaşması çok önemli çünkü birlikte yaşayacak olan onlar. Biz de sürece daha fazla güçlü destek vereceğiz. Sonuçta her zamankinden daha fazla iyimseriz. Ama anlaşılması gereken konular olduğunu da biliyoruz. Karamsar olmamız için de negatif bir durum yok. Onu da vurgulamamız lazım. Kolay bir süreç olmadı bugüne kadar. Ama bu zor bu sefer hep birlikte başarmamız lazım dedi.
TEKLİFLERİMİZ VAR
Başbakanımız ve benim bizzat Yunanlı muhataplarımıza tekliflerimiz var diyen Çuvuşoğlu, Gelin adaya birlikte gidelim. Önce güneye gidelim bizim için problem yok. Orada öğle yemeği yiyelim. Kahve içmeye de kuzeye geçeriz. Bütün güven artırıcı adımlar konusunda Türkiye gerçekten hiçbir komplekse girmeden yapıcı bir şekilde fazlasıyla üzerine düşeni yapıyor. Cesur adımlar atıyor. O nedenle Anastasyadis ile görüşme konusunda hiçbir zaman çekimser davranmadık. Rum yönetimine karşı bizim de resmi bakış açımız belli. O nedenle şuanda Rum Liderine resmi bir davet iletilmiş değil. Bu kendisiyle görüşmek istemediğimiz anlamına da gelmez. Bilakis adaya kadar gidip de kendisiyle görüşmek istediğimizi Yunanlı mevkidaşlarımızla birlikte söyledik. O zaman ki AKELin liderleriyle yönetimiyle bugünkü AKELin yönetimi arasında ciddi fark var. O gün ki yönetim hayır dedi. Ama şimdi AKELin bu konuda tutumunun farklı olduğunu görüyoruz. Hristofyas zamanında da AKELin tutumu daha önceki yönetimden farklıydı. O nedenle 2004 ile kıyaslamak istemiyoruz. O günlere dönmek istemiyoruz. Annan Planı o gün geçmedi. Keşke olumlu olsaydı. Bugün çok farklı bir tablo var. Çok pozitif bir atmosfer var. Hem Rum tarafında güneyde hem de Türk tarafında kuzeyde hem Türkiyede hem Yunanistanda Birleşmiş Milletler de de Avrupa Birliğinde de önemli olan bunu değerlendirmek dedi. (İHA/İSTANBUL)
Haber Merkezi