Kapılarımız sonuna kadar açık

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde konuşma yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu Türkiye’nin iki milyonu aşkın mülteciyi topraklarında barındırdığını ifade ederek, kapıların ve kalplerin sonuna kadar göçmenlere açık olduğunu ifade etti


  • Oluşturulma Tarihi : 20.04.2016 09:04
  • Güncelleme Tarihi : 20.04.2016 09:04
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Kapılarımız sonuna kadar açık

Davutoğlu, “Bizim, mazlumlara, masumlara kapımız açıktır, ülkemiz açıktır ama en önemlisi yüreğimiz ardına kadar açıktır ve açık kalacaktır. Önümüzdeki dönemde de bu insani tutumu sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu Avrupalı ve Batılı ülkelerin yük paylaşımı konusunda adil olmadığının altını çizerek, “Dostlarımız maalesef külfet paylaşımında gereken sorumluluğu üstlenmemiş, bölge ülkeleri yalnız bırakılmıştır. Şunu özellikle vurgulamak istiyorum, Suriyeli kardeşlerimiz için yaptıklarımızdan ve yapacaklarımızdan, takdir edilmek için bahsetmedim ve buraya da takdir edilmek için gelmedim. Biz sadece sorunun ciddiyeti, boyutları ve külfet paylaşımının önemine dikkat çekmek için bunları uluslararası kamuoyuyla paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.

“GERÇEK BİR SİYASİ GEÇİŞ OLMALIDIR”

Konuşmasında mülteci krizine değinen Başbakan Davutoğlu, “Kalıcı çözüm için göç olgusuna yol açan durumların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Çözümü sorunun kökeninde kaynağında aramak gerekiyor. Suriye’de krizin 6. yılına girilmesine karşın uluslararası toplum kitlesel göç dalgaları önünde önlem alabilmekten şiddet ve zulümden kaçan milyonlarca insana çare bulmaktan uzaktır. Kitlesel göç dalgalarını önleyebilmek için bu kişilerin kendi ülkelerinde kalmalarına imkan sağlayacak çözüm yolları üretmek gerekir. Biz bu nedenle krizin başından beri Suriye içinde güvenli insani bölge tesis edilmesinin önemine işaret ettik. DAEŞ ile etkili mücadele için Suriye'de ihtilafın bir an önce sona erdirilmesi gerekmektedir. İhtilafı sona erdirmek için Suriyelilerin kendilerini tam anlamıyla özgürce ifade edebileceği yeni bir anayasa, adil ve hür seçimleri sağlayacak gerçek bir siyasi geçiş olmalıdır. Bunun Esad rejimi Şam'da oturmaya devam ettiği müddetçe mümkün olmayacağı da çok açıktır” dedi.

“PKK SİZLERİ ENDİŞELENDİRMELİDİR”

Saldırıların sorumlularının belli olduğunu belirten Başbakan, “Bu saldırıları yapanlar belliyken ve o belgeler bütün dünyaya ifşa edilmişken, PKK ya da PYD'yi meşrulaştırma çabaları DEAŞ'ı meşrulaştırma çabalarından farklı değildir. PKK veya YPG, PYD için Avrupa'nın ortasında para toplama kampanyaları ve propaganda toplantıları düzenlenirken ve bunlar silahla takviye edilirken, terörle mücadele konusundaki dayanışma mesajlarının anlamı kalmamaktadır. DEAŞ'ın Avrupa'daki faaliyetleri bizi ne kadar endişelendiriyorsa PKK'nın Avrupa'daki faaliyetleri de bizi ve sizleri o kadar endişelendirmelidir” diye belirtti.

“TERÖRÜ HAKLI GÖSTERMEK KABUL EDİLEMEZ”

Davutoğlu terörün dünyanın her köşesinde aynı olduğuna değinerek sözlerini şöyle sonlandırdı; “Terörle mücadelede istisnalar, derecelendirmeler ve nitelendirmelere yer yoktur. Bir terör örgütünün başka bir terör örgütüne karşı mücadele veriyor olması o terör örgütünü meşru kılmaz. Terörü haklı göstermek hiçbir suretle kabul edilemez. Böyle bir anlayış, Avrupa'nın ve AB'nin üzerine inşa edildiği insan hakları, demokrasi ve hukuk üstünlüğü ilkelerine de aykırıdır. Bu çerçevede Avrupa Konseyi bünyesinde ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile mücadeleye yönelik bir platform kurulması fikrinin de tüm paydaşlarla birlikte özenle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.” (DHA/STRASBOURG)

Haber Merkezi