Sayfa Yükleniyor...
AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican, pazar günü kente gelecek olan Başbakan Ahmet Davutoğlunun İzmir mitingiyle ilgili bilgi vererek, Aziz Kocaoğlunun Çevresel Etki Değerlendirme raporu konusunda mağdur edebiyatı yaptığını söyledi
NİLGÜN TAZE
AK Parti İl Başkanlığında Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Bilal Doğan ile birlikte basın açıklaması yapan AK Parti İl Başkanı Bülent Delican, 24 Mayıs Pazar günü Gündoğdu Meydanında Başbakan Ahmet Davutoğlunun yapacağı miting ile ilgili hazırlıkları anlattı. AK Parti İl Başkanlığının özel olarak tasarlattığı bisikletlerle miting için halka davette bulunacaklarını söyleyen Delican, Bu pazar saat 16.00da Gündoğdu Meydanında miting gerçekleştireceğiz. Bu miting AK Parti İl Başkanlığı olarak hazırladığımız en önemli mitinglerden bir tanesi ve önümüzdeki seçim için de bir dönüm noktası. Milletimiz bu seçimde istikrara ve yeni bir Türkiyeye oy verecek. 2023 hedefiyle dünyanın en iyi 10 ekonomist ülkelerinden biri olma yolunda 500 milyar dolarlık ihracat, 2 trilyon dolarlık gayri safi milli hasıla ve kişi başına düşen milli geliri 25 bin dolar civarında olacak yeni bir Türkiyeye taşıyacağız. Bu mitingi önemsiyoruz çünkü başbakanımızın başbakan olarak katılacağı ilk miting olacak. Görsellerimizi hazırladık. Deniz tarafında 40-45 tekne olacak. Küçük teknelerle beraber bu sayı 70i bulacak. İlk kez alanı daha iyi görebilmek için deniz tarafında bir balonumuz olacak. Vatandaşlarımızın alana rahatlıkla girip çıkabilmeleri için de bütün güvenlik önlemleri alınmış durumda. Mitinge gelen vatandaşlarımızın su ve yemek ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli kumanyalar dağıtılacak ve 100den fazla tuvalet kurulacak. Kiraladığımız bisikletlerin arkasına başbakanımızın panolarını yerleştirdik bu bisikletler gün boyu gezerek tanıtım yapacaklar. İzmir bir demokrasi şöleni yaşayacak. İlçelerden miting alanına otobüsler kaldırılacak. Geliş ve gidişlerde her otobüse koyduğumuz bir parti sorumlularıyla vatandaşlarımız asla mağdur edilmeyecek. Tanıtımlarla ilgili tüm şehirde yaklaşık 5 binden fazla görsel materyaller hazırlayarak 1.5-2 metrelik direklere kırlangıç bayraklar astık. İzmirin belli yerlerinde reklamlarımızı yaptık ve bir reklam filmi hazırlatarak yerel televizyonlarda yayımlattık. İzmir dokusuna uygun güzel bir reklam filmi oldu açıklamasını yaptı.
BAŞBAKANLIK OFİSİ AÇILACAK
24 Mayıs sabah 11.00da Başbakanlık Ofisinin açılacağını ve başbakanın Ege GEP projesi hakkında detaylı bilgi vereceğini söyleyen Bülent Delican, Başbakanımız batıya açılan bir kapı olarak gördüğü İzmire büyük önem veriyor. 23 Mayısta başbakanımız tüm STKlarla bir araya gelerek bir toplantı yapacak. Gece İzmirde konaklayacak olan başbakanımız 24 Mayıs sabahı saat 11.00de başbakanlık ofisini açacak. Aynı gün saat 14.00de Manisa mitingine katılarak tekrar İzmire dönecek olan başbakanımızla verimli bir hafta sonu yaşamayı bekliyoruz. Ege GEP projesine baktığımızda ise maddi boyutu 25-30 milyarları bulan çok büyük bir proje olduğunu görürüz. Ege GEP tüm Egede yeni bir kalkınma hamlesi başlatabilmek için hazırlanan bir proje. Başbakanımız geldiğinde bu projenin tüm detaylarını ayrıntılı olarak verecektir. Tüm halkımızı pazar günü saat 16.00da yapılacak mitingimize davetlidir dedi.
MAĞDUR EDEBİYATI YAPIYOR
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlunun ÇED raporu verilmemesi ve bakanın duyarsız davrandığı ilgili yaptığı açıklamalar üzerine konuşan Bülent Delican, Aziz Kocaoğlunun konuları çarpıtarak sanki devletin çalışmasına engel oluyormuş gibi mağduriyet edebiyatı yaptığını söyledi.Aziz Kocaoğlunun bu mağduriyet edebiyatından çok ekmek yediğini ifade eden Delican, Siyaset üzerinden mağduriyet göstermekte Aziz bey çok ekmek yedi ancak bu saatten sonra ona bu konuda ekmek yok. Biz doğruları afişe etmeye devam edeceğiz. İstediği üç maddeyle ilgili ÇEDin istediği gerekleri yerine getirmesi lazım. 4 milyon 113 bin kişilik bir şehrin körfezi bir taş ocağının ÇEDi ile karşılaştırılacak kadar küçük bir iş değil. Neden diğer projelere veriyorsunuz da körfeze vermiyorsunuz söylemlerinden önce kendisi üzerine düşen görevleri yerine getirsin. Siz gerekeni yapın bu devlet her zaman sizin yanınızda. Devlet ve belediye her şeyden önce ayrı yapılar değildir. Aynı çatı altında bulunurlar devlet sadece organize ediyor. Ortada sanki farklı yapılar varmış gibi gösterip ayrıştırmaya gitmek seçilmiş bir kişiye yakışmıyor. ÇED konusunda Sayın Kocaoğlu neyin arkasına saklanmak istiyorsa güneş balçıkla sıvanmaz kendisi saklandığı yerin arkasından görünüyor. Kendisi çarpık örnekler vermesin çünkü ortada net bir tablo var. Gerekçeleri yerine getirilmeyen hiçbir iş devlet disiplini içerisinde onaylanmaz çünkü devletin kendi içinde belli kuralları var ve bu kurallar yerine getirilir. ÇEDin şartlarının da bilirkişiler tarafından belirlendiğini hatırlamamız gerekiyor. Bu kadar bilir kişi ortak karar almışken Sayın Kocaoğlu bu kararların dışında hareket edemez. Neden bunları yerine getirmiyor? Körfezin temizlenmesini en çok isteyen TCDD çünkü bu proje İzmirin ekonomik hayatına çok daha fazla katkı sağlar. Limanın dip derinliğinin arttırılması artık kaçınılmaz bir gerçek. Azizi Kocaoğlu işini yapıp istenilen maddeleri yerine getirse de İzmir ticari açıdan biraz daha gelişse Kocaoğlu İzmire turist çekebilmek için kaç tane sempozyuma katılmış? Hangi ülkeye giderek İzmire yatırımcı çekmeye çalışmış? Belediye başkanısın ancak bu şehirde ortalarda bir tane turizm bürosu yok açıklamasını yaptı.
ODAM SULAR ALTINDA KALMIŞ
İzmirde dün yaşanan sel olayına değinen Bülent Delican, Ankarada il başkanları ile yapılan toplantı sonrası kendisine gelen telefonla odasının da sular altında kaldığını öğrendiğini söyledi. İzmirde çağdaş bir kente yakışmayacak manzaralar yaşandığını ve CHPnin bu sorunu çoktan çözmüş olması gerektiğini belirten Delican, İzmir yaklaşık 50-500 yıldır çok ciddi bir göç alıyor ve çok çarpık bir yerleşme yapısı var. Yaklaşık 15 yıldır yerel yönetimde olan CHP bu sorunları çözmeliydi. Şehrin mastır planları yapılmalı ve bu planlama içinde şehrin hem gelişimi hem de dönüşümü sağlanmalıydı. Kanaletler ve arıtma dışında belediyenin planlı bir çalışması yok. Yeni kent revizyonlarıyla yapılması beklenen işler halının altına süpürülmüş durumda. Halının altına süpürülen bu sorunlar bir doğal afetle ortaya çıkıyor. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde de seller oluyor ama şehirler bu kadar ağır tahribatlara uğramıyorlar. Eğer siz akıllıca yapılmış şehir mühendisleriyle planlar yaparsanız zarar da en aza iner. Bu sorunları çözmek kolay değil ama planlamaların bitmiş olması gerekirdi. Bizim eleştiri noktamız sadece bu planlamaların yapılmamış olması. Önceki gün Ankara da il başkanları toplantısındaydım. Seçime günler kala son stratejileri belirledik. Kapalı oturumumuzda özellikle teşkilatla ilgili konuşmalar yapıldı. Ben Ankaradayken arkadaşlar aradılar benim makam odamı lağım suları başmış bu afetten bizde nasibimizi aldık. Şimdi odam ne kadar temizlense de lağım kokuyor. Eğer altyapı zamanında sağlıklı bir şekilde yapılmış olsaydı bu tür sıkıntıları hiç kimse yaşamayacaktı ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi