Numan Kurtulmuş: Türkiye 50 yıllık çatışmalı dönemi geride bırakacak

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakması ve yapılacak yasal düzenlemelerle Türkiye’nin terör ve şiddet sarmalını sona erdireceğini söyledi. Kurtulmuş, yeni ve adil bir küresel sistem çağrısında da bulundu.

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Kaynak: DHA
Numan Kurtulmuş: Türkiye 50 yıllık çatışmalı dönemi geride bırakacak haberinin görseli

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis'teki Tören Salonu'nda büyükelçilerle iftarda bir araya geldi. Kurtulmuş, ramazan ayının toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek, "İslam dünyasının hemen hemen her yerinde ramazan ayının büyük etkinliklerle, yüksek bir moral ve yüksek bir ruh haliyle idrak ediliyor olması hepimiz için büyük bir kazanımdır. Ayrıca ramazan ayında ortaya çıkan bu yüksek ruh hali ve moral sadece Müslümanlara değil, Müslümanların komşu olarak yaşadığı, birlikte yaşadığı gayrimüslimlerle de bir dayanışma ortamının kurulmasına vesile olur. Onun için iftar sofralarımız bizim için aynı zamanda medeniyetimizin canlı bir şekilde tanıtılması için vesiledir. Birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, dostluğun paylaşıldığı fevkalade değer ve önem verdiğimiz sofralarımızdır" ifadelerini kullandı.

“KURAL BAZLI BİR DÜNYA SİSTEMİ KALMADI”

Küresel sistemde çok katmanlı kriz ve kaosların yaşandığına şahitlik ettiklerini kaydeden Kurtulmuş, "Dünya sisteminin hemen hemen her alanında büyük alt üstler yaşandığını biliyoruz. Ekonomiden ticarete, uluslararası ilişkilerden toplumsal yapıya kadar birçok alanda ortaya çıkan değişimler dünyanın her yerinde krizleri ve kaosları beraberinde getiriyor. Dünyadaki en temel krizin iyice teşhis edilmesinin, sorunlara çözüm bulunması için en doğru yol olduğu kanaatindeyiz. Tek tek sorunları sayarsak liste uzayabilir ama esas mesele olarak şunu söyleyebiliriz ki; kural bazlı bir dünya sistemi kalmadı. Yani dünyada kuralsızlığın kural haline geldiği, gücün ve güçlünün sözünün hakim olduğu bir döneme girmiş bulunuyoruz. 20'inci yüz yıldan itibaren dünyanın en önemli kuralları zannettiğimiz o kuralların hiçbirinin geçerli olmadığı bir döneme giriyoruz. Özellikle ülkelerin egemenlik haklarının rahatlıkla çiğnendiği, herhangi bir ülke devlet başkanının kendi yatak odasında alınarak başka bir ülkeye yargılanmaya götürüldüğü bir dönemi üzülerek görüyoruz. Yine aynı şekilde Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlusu olarak görülen ve hakkında tutuklama kararı çıkartılmış olan bir başbakanın gayet rahat bir şekilde dünyanın öte ucuna seyahat edebildiğini görüyoruz" diye konuştu.

“ULUSLARARASI KURULUŞLAR İŞLEVSİZ HALE GELDİ”

Kurtulmuş, İsrail'in Batı Şeria'da Filistinlilerin mallarına el koyduğunu ve uluslararası sistemin de buna karşı ses çıkarmadığını söyledi. Kurtulmuş, "Dünyanın büyük sayılan ülkelerinden birisinin İsrail Büyükelçisi'nin, 'Orta Doğu'daki bütün topraklarda İsrail'in hakkı vardır. Bu tanrı tarafından onlara vaat edilmiştir' demesi yapılanların onayladığını gösteren bir utanç sözü olarak ortada duruyor. Bütün bunlar dünyada kural bazlı bir sisteminin kalmadığı, kurumların da bunlara paralel olarak çöktüğünü, başta Birleşmiş Milletler (BM) ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) olmak üzere ikinci dünya savaşı sonrasında oluşan kurumların hemen hemen işlevsiz hale geldiğini ortaya koyuyor. Sadece kurumlar ve kurallar değil aynı zamanda terminoloji de anlamsızlaşıyor ve güçlülerin elinde birer oyuncak haline geliyor. Örnek olarak şunu söyleyebilirim; 'İnsani ara' kavramı uluslararası ilişkilerde çatışmadan barış ortamına geçerken her iki tarafında silahlarını susturması anlamına gelirken Gazze'de insani ara, katil İsrail hükümetinin istediği ölçüde uzatabileceği bir anlama geliyor" dedi.

“TÜM ÜLKELERİN EGEMENLİKLERİNİN EŞİT OLDUĞU BİR SİSTEME İHTİYAÇ VAR”

Yeni sistemin adının kuralsızlığa dayalı orman kanunu olduğunu aktaran Kurtulmuş, "Üzerinde odaklanmamız gereken konu dünyada yeni, adil, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması mecburiyetidir. Bu sadece Türkiye'nin veya bu masada yer alan değerli dostlarımızın temsil ettiği ülkelerinin vazifesi değil, dünyadaki bütün ülkelerin hakkaniyeti ve adaleti savunan bütün halkların ortak vazifesidir. Böyle bir sistem olmadan hiçbir ülke güvende değildir, olamayacaktır. Bunun için diyoruz ki; yeni bir küresel sisteme ihtiyaç var. Temelinde bütün insanların yaradılışta eşitliği prensibi ile bütün ülkelerinde egemenlikte eşitliği prensibinin geçerli olduğu bir uluslararası sistemi kurma mecburiyetimiz var. Bunun için hep beraber el ele ve samimi şekilde çalışmak mecburiyetindeyiz" değerlendirmesinde bulundu.

- REKLAM -

Kurtulmuş ayrıca Türkiye'nin yaşadığı bölgedeki sorunlara karşı ilkesel bir dış politika ile hareket ettiğini ve bu yaklaşımın Rusya-Ukrayna, Somali-Etiyopya, Balkanlar ve Kafkaslar da geçerli olduğunu dile getirdi.

“HİÇBİR HALK TANRI TARAFINDAN SEÇİLMİŞ DEĞİLDİR”

Kurtulmuş, Filistin sorunu çözülmeden Orta Doğu'ya barış gelmeyeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Tarih boyunca dünya barışının kapısı Orta Doğu'dur. Orta Doğu'daki kapının anahtarı da Filistin meselesidir. Filistin halkının da en az bölgedeki diğer bütün halklar kadar özgür ve egemen bir halk olduğunu kabul etmek insanlığın ilk şartıdır. Biz başkaları gibi Arz-ı Mevud ya da seçilmiş insanların yaşadığı bir ülke inancına asla prim vermeyiz. Hiçbir halk Tanrı tarafından seçilmiş değildir. Hiçbir toprak Allah tarafından herhangi bir millete vaad edilmiş değildir. Kendi sanrıları içerisinde, yankı odalarında konuştukları şeyleri hayata geçireceğini zannedenler yanılıyorlar. Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 75 bine aşkın Filistinli şehidin hiç birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında yer alacak ve kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu alanda da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır. Çok şükür sevinerek müşahede ediyoruz ki, İsrail'in zulmü ve soykırımı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin insanlığın vicdanında da Filistin'e karşı o kadar yükselmekte, Filistin halkıyla dayanışma ruhu o kadar yükselmektedir."

Suriye'de yaşanan siyasi ve sosyal gelişmelere de değinen Kurtulmuş, tüm halkları kapsayan bir rejimin kurulmasını, toprak bütünlüğünün sağlanmasını ve silahlı grupların tasfiye edilerek merkezi hükümete entegre olması gerektiğini ifade etti.

- REKLAM -

“TÜRKİYE 50 YILLIK ÇATIŞMALI DÖNEMİ GERİDE BIRAKACAK”

'Terörsüz Türkiye' sürecinde yaşanan gelişmeleri paylaşan Kurtulmuş, "Türkiye özellikle büyük güçlerin vekalet savaşlarının unsurları olarak kullanılan terör örgütlerinden çok çekmiş olan bir ülkedir. Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bıraktık. İlk yüzyılın neredeyse yarısı Türkiye için terörle mücadeleyle geçmiştir. Yaklaşık on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu terör ve şiddet sarmalı aynı zamanda Türkiye'nin en az 2 trilyon dolarlık maddi bir kayba uğramasına da neden olmuştur. Türkiye bir süredir bu meselenin tamamen ortadan kaldırılması, bir daha silahların konuşmaması için demokratik bir adım attı. Terör örgütünün kendisini feshetmesi ve silahlarını teslim etmesiyle birlikte Türkiye kurmuş olduğu bir komisyon marifetiyle TBMM'de bir parti hariç bütün partilerin katılımıyla bu sorunun çözümü için ortak bir çalışma yaptık. Bu salonda 5 Ağustos'tan bu yana 21 kez toplantı yaptık. Bütün siyasi partiler görüşleri farklı olmakla birlikte ortak bir raporda ve ortak bir yol haritasında anlaşarak çatışma çözümleri bakımından dünya literatürüne geçecek olan, 'Türkiye Modeli'ni ortaya çıkarmış oldu. En kısa süre içerisinde terör örgütünün bütünüyle tasfiyesi ve silahların tamamıyla bırakılmasıyla birlikte yapılacak yasal düzenlemelerle, Türkiye 50 yıllık çatışmalı dönemi geride bırakacak, terör ve şiddet sarmalını ortadan kaldıracaktır" diye konuştu.

Kaynak: DHA

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.