Belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalar, tutuklamalar ve kayyum tartışmaları siyasetin en önemli gündem başlıkları arasında yer alırken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yerel yönetimlere yönelik operasyonların yalnızca belediye başkanlarını değil, Türkiye’nin yerel demokrasi geleneğini de hedef aldığını savunan Taşkın, iktidarın bu yöntemlerle yerel seçimlerde ortaya çıkan siyasi tabloyu değiştirmeye çalıştığını öne sürdü. Operasyonların halkın hizmet alma hakkını da olumsuz etkilediğini dile getiren Taşkın, “Kısa vadeli siyasi hesaplar uğruna yerel demokrasiye zarar veriliyor” dedi.
KISA VADELİ HIRSLAR DEMOKRASİYİ KATLEDİYOR
İktidarın kısa vadeli hırslar uğruna demokrasiyi katlettiğini ve Cumhur İttifakı üyelerinin de bu sorunla yüzleşmeleri gerektiğini aktaran Taşkın, "Bugün ülkemizde yerel demokrasinin Cumhur İttifakı bileşenleri tarafından katledilmesi üzerine durmak istiyorum. Bu çok önemli bir sorundur ve bu sorunla yüzleşmek hepimizin görevidir; özellikle seçilmiş milletvekillerinin, Cumhur İttifakı'na dahi seçilmiş milletvekillerinin bu sorunla yüzleşmeleri ve sorumluluk üstlenmeleri gerekiyor. Çünkü ülkemize inanılmaz bir zarar verilmekte şu anda. Ne için bu zarar veriliyor? Kısa vadeli hırslar, ihtiraslar uğruna Türkiye'nin o güzelim yerel demokrasi geleneği katledilmek isteniliyor. Bakın, şu anda bir tek adam rejimi var ülkemizde ve bu rejim çok partili siyasal hayatımızda gördüğümüz en vesayetçi, en merkeziyetçi rejimdir; yani ultra vesayetçi ve ultra merkeziyetçi bir rejimdir. Bu rejimlerin doğası gereği bürokratik oligarşi dediğimiz yapı da ortaya çıkar. Bütün bu unsurlar aslında kalkınmanın, gelişmenin, refahın, demokrasinin önünde en büyük engellerdir. Bu vesayetçi, merkeziyetçi ülkelerde yolsuzluk da çok olur. Bu ülkelerin kalkınması, gençlerine istihdam sağlaması imkansızdır; yani tehlike son derece büyük” dedi.
OPERASYONLARIN AMACI GÖLGELEMEK
Belediyelere yönelik operasyonlar ile iktidarın yapılan son yerel seçimde CHP’nin gösterdiği yerel seçim başarısını gölgelemeye çalıştığını söyleyen Taşkın, “CHP’li belediyelere dikkat ediyorsanız hemen hemen her hafta bir belediyemize operasyon yapılıyor, belediye başkanlarımız ve bürokratlarımız tutuklanıyor. Bunun tabii yolsuzlukla vesaire mücadeleyle hiçbir ilgisinin olmadığını herkes görüyor. Burada amaç; Cumhuriyet Halk Partisi'nin yerel seçim zaferini gölgelemek ve yerel yönetimleri zayıflatmak. Yani amaç aslında bir sonraki seçimi kazanmak, kontrollü seçimler haline çevirmek. Fakat bu yapılırken tabii ki ülkemizin önemli bir yerel demokrasi geleneğine zarar veriliyor ve iktidar da bu konuda yaptıklarıyla asla yüzleşmiyor. Bu operasyonlar Saray'da planlanıyor; benim kumpas ve operasyon bakanı dediğim şahıs tarafından da fiiliyata geçiriliyor. Açıkçası Meclis'te gördüğüm durum şu; Cumhur İttifakı bileşenleri, AK Parti'li ve MHP'li milletvekilleri de durumu izliyorlar. Memnunlar mı, değiller mi asla bilemiyoruz ama bu konuda millete hesap edecek birini söyleyebiliyoruz, söyleyebiliriz. Açıkça görüyoruz bu sahada. Kayyum varsa, atanmış seçilmişin önüne geçmiş demektir. Kayyumlar rejimi diyebiliriz bu rejime. Her yerde kayyum var; belediyelerde kayyum var, üniversitelere kayyumlar atanıyor. Belediyelere kayyum atanması sadece CHP'li belediyelere kayyum atanmıyor, DEM Parti'li belediyelere de kayyum atanıyor. Yani atanmışların seçilmişlerin önüne geçtiği yerde nasıl bir durum ortaya çıkar? Milli egemenlik hasar görür. Milli egemenliğin, yani sandığın hasar gördüğü yere artık Cumhuriyet demek de de zorlanırız; yani tehlike bu anlamda bu kadar büyük” ifadelerini aktardı.
KARŞI ÇIKMASI GEREKENLER KARŞI ÇIKMIYOR
Türkiye’nin demokrasi geleneğine bağlılığı ile Ortadoğu ülkelerinden ayrıştığını ifade eden Taşkın, “Şimdi Türkiye'nin, ben pek çok Orta Doğu ülkesinden farkını, özgünlüğünü, güzelliğini hep şurada görmüşümdür: Yerel demokrasi geleneğimiz bizim çok güçlü. Yani düşünün, bir yerel seçimden önce yaklaşık 1 milyon insan adaylaşmaya çalışıyor. Muhtar olmak için birbirleriyle rekabet edenler var, bazen bu şiddete bile evrilebiliyor. Yani bu kadar kökleşmiş bir geleneği ortadan kaldırmaya çalışmak ülkemize, ülkemizi sevmemek demek, ülkemize zarar vermek demek. Şimdi nasıl ortadan kaldırılıyor? Düşünün, seçilmiş belediye başkanını görevden alıyorsun, tutukluyorsun bahaneler yaratarak. O beldenin, yani halkına aslında şunu da söylüyorsun: 'Ben kardeşim seni takmam, sen kimsin ki? Sen milletsen milletsin, ben istediğimi yaparım. Seçimi kazandığımda demokrasi var, milli irade var; kaybettiğimde de bir şekilde yargı kollarımı kullanarak ben bunu engelledim,' diyorsun. Bu olmaz. Bu, bakın şu anda çok enteresan, yani buna karşı çıkması gereken pek çok çevre şu anda buraya karşı çıkmıyor ama bu ülkemize büyük zarar veriyor. Hani nerede kendisine milli, yerli diyen, vatansever diyen unsurlar? Yani sizin ülkenizin çok önemli bir bileşenine zarar veriliyor ve sesiniz çıkmıyor” diye konuştu.
TÜRKİYE OTOKROTİK MONARŞİYE İTİLİYOR
Belediyelere yapılan operasyonların halkın hizmet alma ihtiyacını da etkilediğini belirten Taşkın, Türkiye’nin otokratik monarşiye doğru itildiğini de belirterek, “Ben burada çok açık söyleyeyim, gerçekçiyim. Cumhur İttifakı bileşenlerinden bir şey beklemiyorum. Sadece ben bu sorunu halkımızla, yani sizlerle paylaşıyorum. Bunu milletimize anlatıyorum. Sahada da zaten parti olarak biz bunu milletimize anlatıyoruz. Bakın, tekrar ediyorum: Bir seçimi kazanacağım diye, o seçimi kontrollü yapacağım diye Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasından başlayarak çok sayıda belediye başkanını tutuklamak, çok sayıda bürokratı tutuklamak halkın hizmet alma kalitesini de düşürmek demek. Yani o kadar siyasi hırstan gözleri dönmüş ki halkın hizmet alması dediğimiz, yani hizmetin kalitesine de zarar veriyorlar ve Türkiye'nin demokratik geleneklerine, cumhuriyet geleneğine, cumhuriyetine hasar veriyorlar ve ağırlıkla Türkiye'yi bir tür otokratik monarşiye doğru itiyorlar. Bakın, tekrar ediyorum: Bu süreçte sessiz kalanları tarih affetmez, millet affetmez. Kendimize gelelim ve Türkiye'mizin biricik geleneği, çok önemli bir unsuru, özelliği olan yerel demokrasimize sahip çıkalım” dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın