“Türk milletinin oyu satılık bir oy değildir”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP’nin anayasa değişiklik teklifi görüşmelerini Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağı iddiaları hakkında, “Bu zihniyet yıllarca halktan korktu. Halk onları seçerse doğru yapmış oluyor, halk onların istemediğini seçerse yanlış karar vermiş oluyor” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 27.01.2017 08:08
  • Güncelleme Tarihi : 27.01.2017 08:08
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
“Türk milletinin oyu satılık bir oy değildir”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bir televizyon programına konuk oldu. Anayasa değişiklik teklifi ve referandum sürecine ilişkin konulara değinen Bozdağ, önemli açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump’un Türkiye ile ilişkilerde söylediklerinin takipçisi olursa Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin daha iyi noktaya gelebileceğini söyleyen Bozdağ, “Trump’a öncelikle başarılar diliyorum. Yeni bir dönem başladı. Bugüne kadar Amerika’da olan bitenler dünyayı yakından ilgilendirdiği gibi bugünden sonra da yakından ilgilendirecek. Çünkü Amerika gerçekten büyük bir güç. Sayın Trump göreve başladıktan sonra meydanlarda söylediklerini hayata geçirme konusunda kararlılığını ortaya koydu. Türkiye ile olan ilişkiler konusunda da söyledikleri var. Hem Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında olumlu görüşmeleri, hem FET֒yle ilgili konularda Türkiye lehine tutumu, hem de DEAŞ’la ilgili konuda yaptığı açıklamalar, baktığımız zaman Suriye özelinde ve Türkiye özelinde Türkiye ile ilişkilerde söylediklerinin takipçisi olursa, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin daha iyi noktaya gidebileceğini tahmin edebiliriz. Durmazsa bunun olumsuz yansımaları olacaktır. Bunun hepsini beraber yaşayacağız” diye konuştu.

“BEKLENTİMİZ YÜKSELDİ”

Türk halkının Fethullah Gülen’e destekte bulunan herkese büyük öfke beslediğini ifade eden Bozdağ, şu açıklamalarda bulundu: “Fethullah Gülen, sizin için Usame Bin Ladin neyse Türkiye için aynıdır. Bizim halkımızdaki algı budur. Buna yardım eden herkese karşı Türk halkında da bir öfke oluşuyor, bunu da beslememek lazım. Biz bunu en üst düzeyde söyledik. Buna rağmen o günden bugüne kadar mesafe alınamadı. Bazı yazışmalar oldu, bakanlık olarak bu yazışmalara cevapları veriyoruz. Çok ince ayrıntılara varacak kadar mesajlaşmalar oluyor. Halbuki merkezi makamlar yargılama yapmaz. Hatta iade kararını veren adli makamlar da yargılama yapmaz. Yargılama yapacak yere suçlanan kişinin iade ve iade edilmemesi konusunda karar verir. Ama şimdi sanki merkezi makam bir yargılama yapıyormuş gibi hava var. Bir gelişme de olmadı ama Sayın Trump’ın kampanya ekibinde yer alan bazı isimlerin açıklamaları ve darbeyle ilgili Sayın Trump’ın yaptığı açıklamalara baktığımızda FET֒nün Türkiye’ye iadesi konusunda beklentimiz yükseldi. Yeni dönemde olumlu gelişmeler olmasını umut ediyoruz. Yeni Adalet Bakanı başladıktan sonar da bu konuda görüşmelerimiz olacak. Gerekirse yeni bir ziyaret de yapabiliriz. Sayın Bakanı Türkiye’ye de davet edeceğim. O göreve başladıktan sonar Türkiye’nin bu konuya verdiği önemi en üst düzeyde ifade edeceğiz ve onun bu kişinin Türkiye’ye iadesinin iki ülke ilişkileri açısından ne kadar olumlu katkı sağlayacağını, iade edilmemesi halinde Türkiye-Amerika ilişkilerine vereceği zararı kendisiyle gerekirse yüz yüze konuşacağız. Ben inanıyorum ki bu dönemde farklı bir tutum gelişir.”

“BUGÜN YARGI FET֒NÜN YARGISI DEĞİLDİR”

Yargıda oluşabilecek aksamaların önüne geçmek için bir dizi önlem aldıklarını da ifade eden Bakan Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Adalet akademisinde staj gören yaklaşık 4 bin 500 civarında hakim ve savcı adayımız vardı. Bunların mesleğe kabulleri yapıldı. 4 bin civarında atama yapıldı. Meslekten atılanlardan fazla atama yapıldı. Bugün yargı FET֒nün yargısı değil, Türk milletinin yargısıdır.”

Bozdağ, referandum sürecine ilişkin bilgi vererek, “Anayasa Meclis’ten geçti ve şu anda Cumhurbaşkanımızın önünde. Onun onayına göre referandum takvimi şekillenecek. Mecliste yapılan görüşmeye göre 26 Mart olabilir, 2 Nisan olabilir, 9 Nisan veya 16 Nisan olabilir. Şu anda gördüğüm kadarıyla 26 Mart seçeneği düşmüş gibi görünüyor” dedi.

 

“CHP KORKUTARAK BİR KAMPANYA YÜRÜTMEK İSTİYOR”

Referandum öncesindeki propaganda sürecinde CHP’nin vatandaşları korkutmaya yönelik bir politika izleyeceğini öne süren Bozdağ, “Her parti kendi kampanyasını yürütecektir. AK Parti, MHP, diğer partiler de kendi kampanyasını yürütecek. Herkes kendi açısından bu değişimin Türkiye’ye ne kazandıracağını anlatacaktır. CHP korkutarak bir kampanya yürütmek istiyor. ‘Rejim değişikliği olacak’ diyecekler ki, yalandır. ‘Anayasa’nın ilk 4 maddesi değişecek’, çok net bir iftiradır bu. Vatandaşın hangi konularda endişesi arsa o endişeyi olmadığı hale varmış gibi göstermek için korkutarak bir kampanya yürütecekler” ifadelerini kullandı.

CHP’yi halka gitmekten korkmakla suçlayan Bozdağ, şunları ifade etti: “Bu zihniyet yıllarca halktan korktu. Halk onları seçerse doğru yapmış oluyor, halk onların istemediğini seçerse yanlış karar vermiş oluyor. Sosyal demokrat görünen bazı ilerici kişileri ‘Profesörün oyuyla benim oyum bir olur mu’ diyor. Kılıçdaroğlu’nun zihniyeti, ‘Vatandaş kömürle oyunu veriyor’ diye vatandaşa hakaret eden saygısızlık yapan çirkin bir siyasi anlayış ortaya koyuyor. Böyle bir ahlaki anlayışa sahip olduğunuzda vatandaş size oy verir mi? Vatandaşımız her zaman oyunu inanarak vermiştir, Türk milletinin oyu satılık bir oy değildir.”

“KILIÇDAROĞLU İSLAM’DAN FETVA ALIYOR”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katlılığı bir programda dile getirdiği “Cumhurbaşkanlığı sistemi dini anlayışa da aykırı” sözlerine değinen Bozdağ, “Vatandaşlarımıza sesleniyorum; dini konularda Diyanet İşleri Başkanı yerine Sayın Kılıçdaroğlu’na sorsunlar. Kiminle istişare etti, kime sordu bilmiyorum ama kendi söylüyorsa kerameti kendinden menkul demektir. Birine soruyorsa o kılavuzunda sorsun kılavuzunu değiştirsin. Biz laik demokratik sistemi savunuyoruz, onlar da laik demokratik sistemi savunuyor. Kılıçdaroğlu laikliği bir kenara bırakmış, argümanlarını güçlendirmek için İslam’dan fetva alıyor. Burada en geniş istişare var, 80 milyonla istişare yapılıyor” dedi. (İHA)

Haber Merkezi