- Siyaset
- 28.01.2026 17:45
Vatandaştan sabır isteyenler çözüm üretmek zorunda
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrası yoksulluğun derinleştiğini belirten Ülkü Doğan, iktidarın emekliyi ekonomide bir yük olarak gördüğünü söyledi
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
BERKAY ERDEN / İYİ Parti İzmir İl Başkanı Avukat Ülkü Doğan, partisinin Buca İlçe Başkanlığı’nda düzenlediği basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Doğan, yerel yönetimlerde yaşanan işçi eylemleri, belediyelerin mali yapısı, emekçilerin hakları ve ülkede derinleşen yoksulluğa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hem yerel yönetimlere hem de merkezi iktidara eleştiriler yöneltti. Belediyeler üzerinde baskı kurulduğunu ancak yine de belediyelerin kaynaklarını doğru kullanması gerektiğini söyleyen Doğan, emekliye verilen maaş ile bir ev kirası bile ödenemediğini vurguladı.
VERİLEN HİZMET ÇALIŞAN ARACILIĞI İLE MÜMKÜN
Yerel yönetimlerdeki işçi eylemlerini yorumlayan Doğan, “Belediyeler üzerinde artan baskılar ve son dönemde artan maliyetler nedeniyle kaynak yetersizliği yaşandığı malumdur. Ancak bu kaynakları doğru şekilde kullanmak ve belediyede alın teriyle çalışan insanların maaşlarını, yani en temel haklarını almasını sağlamak da belediyelerin birinci sorumluluklarından biridir. O işçiler sadece belediyenin çalışanları değildir; aynı zamanda bulundukları bölgede vatandaşlara hizmet etmeleri sebebiyle o bölgenin de bir parçasıdır. Ne yazık ki zaman zaman bu gerçeğin göz ardı edildiğini görüyoruz. İzmir, özellikle son bir buçuk yıldır sürekli bu tür tartışmaların, polemiklerin gündeme geldiği bir kent haline geldi. Hele hele içinde bulunduğumuz ilçemiz Buca, son dönemde adeta bu tartışmaların merkezi oldu. Bu kısır çekişmeler, karşılıklı suçlamalar ve çözüm ortaya koymadan, yetkiyle birlikte sorumluluğun da bulunduğunu göz ardı eden yaklaşımlar nedeniyle bu sorunlar yaşanıyor. Evet, biz İYİ Parti olarak doğru atılan her adımı alkışlarız ve her zaman yanında oluruz. Ancak yanlışları da söylemek zorundayız. Çünkü İzmirlinin sesi olmak gibi bir sorumluluğumuz var. Büyükşehir belediyesinin de ilçe belediyelerinin de birincil önceliğinin vatandaşa hizmet götürmek olduğunu ve bu hizmetin, belediyede çalışan emekçiler aracılığıyla verildiğini unutmaması gerekiyor. Biz bunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Çalışan her emekçinin, her belediye çalışanının yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Belediyelerin kaynaklarını doğru kullanması, doğru planlama yapması ve bu süreci sağlıklı şekilde yürütmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz” dedi.
ÜLKEYİ YÖNETEN SABIR İSTİYOR
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildikten sonra yoksulluğun giderek derinleştiğini ifade eden Doğan, “Artık insanların, yani yoksulluğun sınırlarının çok altına itildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu, ne yazık ki Buca’nın da belki en büyük gerçekliği. Nüfusumuzun çok büyük bir kesimi artık ciddi bir zaruret içerisinde yaşıyor. Emekliler de bu grubun en büyük kesimini oluşturuyor aslına bakarsanız. Bir defa emekliyi, ülkenin ekonomisi üzerinde bir yük olarak gören bir anlayıştan bahsediyoruz. Zihniyet tam olarak burada başlıyor. Oysa yıllarca alın teriyle bu ülke için hizmet etmiş, çalışmış vatandaşlarımızın emeklilikte rahat etmesini sağlamak, bu iktidarın en temel görevlerinden biri olmalıdır. Şimdi en düşük emekli maaşını yirmi bin liraya yükselterek sanki iyi bir ekonomik düzenleme yapılmış gibi sunuyorlar. Ancak bugün sadece bir ev kirası bile bu rakamın çok üzerinde. Hele hele büyük şehirlerde… Temel gıda, kira, ısınma, elektrik gibi en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan bir emekli grubundan bahsediyoruz. Yetmezmiş gibi, bayramlarda verilen ve ‘ikramiye’ adı altında sunulan bu ödemeler adeta bir lütuf gibi anlatılıyor. Oysa emekli sadaka istemiyor. Emekli, insanca yaşayabileceği bir maaş istiyor. Bugün ne yazık ki ülkenin tamamı zenginlikte değil, fakirlikte eşitlenmiş durumda. Oysa iktidara gelirken herkesin refah içinde yaşayacağını vaat edenlerin, özellikle de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra ülkenin uçacağını söyleyenlerin, son altı yıldır sürekli enflasyonun düşeceğini vaat edip vatandaşından sabır istemesi, aslında tablonun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. Vatandaştan sabır isteyenlerin, aslında vatandaşı rahat ettirmesi gerektiğini hatırlaması gerekiyor. Biz muhalefet partisiyiz, evet. Ama iktidarda olan, bu devleti yönetenlerin görevi vatandaşa sabır dilemek değil; çözüm üretmektir. Ekonomiyi yönetmektir. Eğer bunu yapamıyorlarsa da bu görevi bırakmaları gerekir” diye konuştu.
Kaynak : HABER MERKEZİ