Sayfa Yükleniyor...
Bakan Bozdağ Venedik Komisyonunun anayasa değişikliği ile ilgili hazırladığı rapora ilişkin,"Türkiyedeki olup bitenleri objektif yansıtmayan, teknik ve uzman görüşü içermeyen tamamen CHP ve HDPnin siyasi görüşlerini Venedik Komisyonu görüşüne dönüştüren bu raporun bir itibarı yoktur" dedi.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Venedik Komisyonunun anayasa değişikliği ile ilgili hazırladığı rapora ilişkin,"Türkiyedeki olup bitenleri objektif yansıtmayan, teknik ve uzman görüşü içermeyen tamamen CHP ve HDPnin siyasi görüşlerini Venedik Komisyonu görüşüne dönüştüren bu raporun bir itibarı yoktur" dedi.
Bakan Bozdağ, Alman basınında ve bazı basın yayın organlarında yer alan Venedik Komisyonunun anayasa değişikliğine ilişkin raporunu değerlendirdi. Venedik Komisyonu raporunun adil ve tarafsız olmadığına işaret eden Bakan Bozdağ,"Venedik Komisyonu Cuma günü Türkiye aleyhinde bir rapor kabul etti. Venedik Komisyonu teknik bir komisyondur, uzman görüşü verir sadece. Ancak Türkiye hakkında Venedik Komisyonunun kabul ettiği rapor teknik bir rapor değildir. Tamamen siyasi bir rapordur. Venedik komisyonu Türkiyedeki anayasanın, halk oylaması sürecinde ortaya koyduğu raporla hayırdan yana çokta net bir şekilde taraf olmuştur. Çünkü Venedik Komisyonu raporu adil değildir, objektif değildir. Subjektiftir, siyasidir. Tamamen baştan sona CHP ve HDPnin anayasa ve anayasa komisyonu ve genel kurul görüşmeleri sırasında söylediklerinin kendi internet sitelerinde yayınladıkları görüşlerin derli toplu bir arada ifade edilmesinden ibaret bir rapordur" dedi.
"CHP VE HDPNİN SİYASİ GÖRÜŞLERİYLE RAPOR HAZIRLANMIŞTIR"
Venedik Komisyonunun teknik bir komisyon olduğunu belirten Bozdağ, "Ancak Türkiyenin muhalefet bir partisi dili ve üslubuyla bir rapor alınmıştır. Komisyon bu raporuyla Venedik Komisyonunun saygınlığına çok büyük bir leke sürmüştür. Bizim açımızdan Türkiyedeki olup bitenleri objektif yansıtmayan teknik ve uzman görüşü içermeyen tamamen CHP ve HDPnin siyasi görüşlerini Venedik Komisyonu görüşüne dönüştüren bu raporun bir itibarı yoktur. Buradan bu raporu referans gibi gören ve göstermek isteyen çevrelere de seslenmek istiyorum. Kim ki bu raporu referans alarak Türkiyedeki anayasa değişiklikleri hakkında bir kanaat ve karar oluşturursa kesinlikle yanlış bir kanaat oluşturmuş olur ve yanlış bir karar vermiş olur çünkü gerçeklere dayanmayan bir rapor üzerinden kanaat oluşturulamaz" şeklinde konuştu.
Avrupadaki İslamofobik kararlara sert tepki
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Avrupa Adalet Divanını ve Belçika mahkemesinin başörtüsü kararlarına tepki göstererek, "Bu durum tuzun koktuğu yerdir" dedi.
Bakan Bozdağ, AK Parti İl Teşkilatı tarafından düzenlenen bir dizi toplantı ve ziyaretlere katılmak üzere geldiği Yozgatta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bozdağ, "Avrupa Adalet Divanının başörtüsü ile ilgili aldığı kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine, "Avrupa Adalet Divanının aldığı karar din ve vicdan hürriyeti, çalışma hürriyeti, insan haklarına ilişkin bütün uluslararası düzenlemeler ve AB değerlerinin katledilmesinden ibarettir" dedi. Adalet Divanının adaleti, hukukun evrensel ilkelerini ayaklar altına aldığını söyleyen Bozdağ, verilen kararla Avrupa Birliği değerlerinin çiğnendiğini, insanları inancı ile işi arasında tercihe zorlamanın demokratik bir hukuk devletine yakışmayacağını vurgulayarak şunları söyledi: "Büyük bir ilkelliktir, büyük bir çağ dışılıktır, Orta Çağ zihniyetinin 21. yüzyılda mahkeme eliyle hortlatılmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Bugün bildiğiniz gibi Avrupa ülkelerinde ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslamafobi ve Türkiye karşıtlığı gibi çok ciddi hastalıklar var. Bu hastalıklar serpici nitelikte, toplumun tamamını etkisi altına almış durumda ve siyasi iktidarlar dahi bundan etkilenip bu hastalıklara karşı sesini yükseltmek ve bu hastalıkları tedavi ile uğraşmak yerine bu hastalıkların yaygınlaşmasına yol açan eylem ve söylemler içerisine girmişlerdir. Bu son derece üzücü bir gelişmedir. Avrupanın geleceğini, Avrupa ülkelerinde yaşayan insanların geleceğini, demokratik hak ve özgürlüklerini de tehdit eden gelişmelerdir. İnsanların bu tür yaklaşımlar içerisinde olması bir dereceye kadar izah edilebilir, bunların belki tedavisi vardır, bir şeyler yapılabilir ama ana görevi bütün bu hastalıklara rağmen ve her türlü olumsuzluğa rağmen insan haklarını, adaleti ve hakkı ayakta tutmak olan Avrupa Adalet Divanı veya Belçika mahkemesi gibi mahkemelerin bu aşırılıklara pirim vermesi ve onlardan daha ileri kararlar alarak adaleti ve hukuku yok etmesi kabul edilemez. Bu tuzun koktuğu bir yerdir."
"BU TÜR KARARLAR DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜKLERİNİ YOK EDEMEZ"
Avrupa Birliği değerleri içerisinde insanların din ve vicdan hürriyetini herhangi bir insanın iş yerinde alacağı karara bağlamak ve bu karara hapsetmenin kabul edilemez bir durum olduğunu ifade eden Bozdağ, insan haklarının şahısların, kurumların veya devletlerin aldıkları kararlarla yok edilebilecek haklar olmadığının altını çizdi. İnsan olmanın gereği olan hakların olduğunu, mahkeme kararları ile de bu hakların değiştirilemeyeceğini, yok edilemeyeceğini ve kaldırılamayacağını belirten Bozdağ, "Ben Avrupa adına üzülüyorum, Avrupa Birliği adına üzülüyorum. Avrupa ortak hukukunu korumakla görevli olan bir Adalet Divanının verdiği karar, bu hukuku bombalamıştır. Onlar adına çok üzgünüm. Yoksa bu tür kararlar insanların din ve vicdan özgürlüklerini yok edemez, bu kararların böyle bir gücü asla yoktur. Ama Türkiyeye her defasında demokrasi, insan hakları hukuku üstünlüğü dersi verenlerin Avrupadaki demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ırkçıların, ayrımcıların, İslam düşmanlarının ve başkalarının inanç hürriyetine saygı göstermeyen radikallerin kabul ettiği kadar olduğunu göstermiş oldu bu karar" dedi. (İHA)
Haber Merkezi