Kovid-19 atıkları bertaraf edilmeli!

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Helil İnay Kınay, gün geçtikçe artan koronavirüs atıkları hakkında konuşarak “Koronavirüs atıkları bertaraf edilmelidir” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 05.06.2020 05:11
  • Güncelleme Tarihi : 05.06.2020 05:11
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Kovid-19 atıkları bertaraf edilmeli!

BURCU YANAR/ÖZEL HABER
Bugün 1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla kesinleştirilmiş olan 5 Haziran Dünya Çevre Günü. Dünyamız bir yandan iklim krizi ve küresel ısınmanın etkileri ile mücadele ederken bir yandan da aylardır devam eden koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele ediyor. Bu mücadelenin sonuçları bir yandan olumlu etkiler getirirken bir yandan da yaşadığımız çevre açısından olumsuz sonuçlara yol açıyor. Değişen dünyanın değişen atıkları da her yere yayılarak geleceğimiz için tehdit olmaya devam ediyor. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Helil İnay Kınay, gün geçtikçe artan Koronavirüs atıkları hakkında konuştu. “Sanayileşme, kentleşme ve nüfus artışı ile birlikte çevre sorunları da geçmişten günümüze artarak devam ediyor” diyen Helil İnay Kınay, “Kar hırsına dayanan ve tüketimi sürekli destekleyen, yönlendiren yönetim anlayışı doğanın varlıklarını ortadan kaldırmaya ve geri dönülemez hasarlar vermeye devam ediyor. ‘Ekolojik Yıkım’ olarak tanımladığımız bu süreçte insan eli ile yürütülen tüm faaliyetler küresel ölçekte felaketler yaratmaya devam ediyor” dedi.
“EKONOMİK BİR YÜK OLUYOR”
Ormanların, ekilebilir tarım arazilerinin ve doğal alanların giderek kaybolduğuna dikkat çeken Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Helil İnay Kınay, “Yapılan araştırmalar 1990-2015 yılları arasında Güney Afrika büyüklüğündeki yaklaşık 129 milyon hektar orman alanının yok olduğunu ortaya koymuş. 110 ülkede, 1.5 milyar insan iklim değişikliğine bağlı çölleşme tehdidi ile karşı karşıya. İnsan nüfusunun son çeyrek yüzyılda 2 milyar arttığını belirten bilim insanları yüzde 35’lik bu nüfus artışına karşılık diğer canlı popülasyonunun yüzde 58 azaldığına dikkat çekiyor. Türler yok oluyor. Yapılan araştırmalar çevre sorunlarına bağlı hastalıklar nedeni ile dünyada her yıl yaklaşık 5 milyon insanın hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. Tüm bu süreçler farklı hastalıklar, salgınlar ve virüslerle karşımıza çıkıyor” bilgilerini verdi.
Yarattığı çevre kirliliği ve halk sağlığı problemlerinin yanı sıra çöp değil kaynak olarak değerlendirilmesi gereken atıkların kontrolsüz olarak çevreye atılması ile önemli bir ekonomik değeri olan kaynağı da heba etmiş olduğumuzu söyleyen Helil İnay Kınay, “Hammadde olarak kullanabileceğimiz atık kaynağı yerine ilave maliyet ile yeni kaynak kullanımı yoluna gidiyoruz. Aynı zamanda atıklar ile kirlenmiş hava, su ve toprağı sağlıklı kullanabilmek adına ilave arıtma ve rehabilitasyon gibi çevresel maliyetleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu da ekonomik bir yük olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.
“EN ÇOK ATIK İTHAL EDEN ÜLKEYİZ”
Ülkemizde atık yönetimi süreçlerinin gerektiği gibi gerçekleştirilemediğini de söyleyen Kınay, “Evlerimizde oluşan çöpleri sağlıklı toplayamıyor, değerli bir ekonomik kaynak olan çöpü kullanamadığımız gibi, oluşan atıklar kontrolsüz biçimde çevreyi kirletirken, hammadde olarak dışarıdan atık ithal etmemiz de çok büyük bir çelişki. İstatistiki çalışmalar; belediyelerde toplanan atıkların yüzde 30’unun plastik olduğunu ve Türkiye’de farklı sektörlerde toplam 8 milyon 612 bin ton plastik tüketildiği, 1 milyon 800 bin ton plastik ambalajın piyasaya sürüldüğü ve bunun sadece 384 bin tonunun toplanmakta olduğunu belirtiyor. Avrupa Birliği (AB) verilerine göre ise 2019 yılında Türkiye 11,4 milyon ton atık ile AB’den en çok atık ithal eden ülke olmuş” ifadelerine yer verdi.
Sektörde hammadde olarak kullanılmak üzere ithal edilen atıklar ile birlikte nelerin ülkemize girdiğinden emin olunamadığının da altını çizen Helil İnay Kınay, “Mevzuatımıza göre her türlü denetimi yapılmış, çevre ve insan sağlığı için risk oluşturmayacak önlemler alınmış tehlikesiz nitelikteki atıkların ithalatı, ilgili denetim süreçleri ile mümkündür. Ülkemizde yıllardır zorunlu olan ‘Atık Mevzuatı’ kapsamında atıkların kaynağında ayrı toplanması ve bertarafı sürecinde evlerimizde oluşan atıkların ayrılması noktasında yaşanan problemler, altyapı eksikliklerinin giderilmemiş olması, evsel ve endüstriyel atıkların ayrıştırılması, toplanması, geri kazanımı ve bertarafı noktasında sorumlu idarelerin gerekliliklerini yerine getirmiyor olmaları ve denetim süreçleri yürütülmediği sürece atık yönetimi ve sağlıklı bir çevrede yaşam sürecinden söz etmek maalesef mümkün olmamaktadır” şeklinde konuştu.
KUTU
ÇEVRE SAĞLIĞI ÖNEM KAZANDI
“Kovid -19 salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlığımızı tehdit etmeye devam ediyor” diyen Helil İnay Kınay, “Yaşadığımız süreç hijyenin sağlık için önemi ile birlikte sağlıklı şehirlerde yaşayabilmek için çevre sağlığı hizmetlerinin de önemini ortaya koyuyor. Virüs salgını nedeni ile çevre sağlığı ve kişisel hijyene yönelik hassasiyetin ve zorunluluğun arttığı bu dönemde atık yönetimi bu sürecin de en önemli parçalarından birisidir. Ülkemizde virüs öncesi koşullarda dahi atık yönetimi sürecinde yaşanan eksiklik ve aksaklıklar, sokak toplayıcıları tarafından sağlıksız koşullarda yürütülen geri kazanılabilir atıkların toplanması süreci, atık ithalatının yarattığı çevresel ve yaşamsal riskler, içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullarda çok daha büyük öneme ve doğru ve etkin yönetim zorunluluğuna sahiptir” diye belirtti.
KARANTİNA SÜRECİ ATIKLARI ARTTIRDI
Salgın süreci kapsamında Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgeler ile hijyen koşulları nedeni ile marketlerde satılan ürünlere poşet kullanımı zorunluluğu getirildiğini de hatırlatan Helil İnay Kınay, “Özellikle evlerde kalmaya çalıştığımız süreçte sağlık ve hijyen nedeni ile ambalajlı ürün kullanımına yönelik artış, tek kullanımlık ürünler ve plastiklere yönelik eğilim, poşet kullanımı, tek kullanımlık eldiven maske vb. ürünler atık miktarı ve içeriğinde de değişikliklere ve yarattığı çevresel sorunlara neden olmakta. Dünyada ve ülkemizde de tek kullanımlık plastiklerin kullanımının azaltılması yönündeki çalışma ve eğilimler, salgın süreci ile birlikte bu ürünlerin tercih edilmesi noktasında miktarlarda artışa yol açtı” dedi.

Haber Merkezi