İzmir’in Aliağa ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki Ömer Asaf Öztürk, doğuştan böbrek gelişim bozukluğu nedeniyle verdiği yaşam mücadelesini ikinci böbrek nakliyle kazandı. İlk nakli 2 yaşındayken yapılan ve yıllarca tedavi gören Ömer Asaf, kadavradan gerçekleştirilen naklin ardından sağlığına kavuştu.
İzmir’de yaşayan Ömer Asaf Öztürk, henüz bebekken başlayan sağlık sorunlarına karşı verdiği mücadelede umut veren bir gelişme yaşadı. 2015 yılında 6,5 aylık ve 1300 gram ağırlığında dünyaya gelen Ömer Asaf’ın, doğum sonrası yapılan kontrollerinde böbreğinin anne karnında gelişmediği belirlendi. Bunun üzerine minik bebeğe diyaliz tedavisi uygulanmaya başlandı.
Henüz 2 yaşındayken ilk böbrek naklini olan Ömer Asaf’a, babasının kuzeninden alınan böbrek nakledildi. Ancak nakledilen böbrekte yaklaşık 7 yıl sonra yetmezlik gelişti. Sağlık durumu yeniden kötüleşen Ömer Asaf, 2 yıl önce evde hemodiyaliz tedavisine başladı ve kadavradan böbrek nakli bekleme listesine alındı.
Bir ay önce gelen telefon hayatını değiştirdi
Yaklaşık 3 yıldır kadavradan böbrek nakli bekleyen Ömer Asaf ve ailesi için beklenen haber yaklaşık bir ay önce geldi. Uygun böbreğin bulunduğunun bildirilmesi üzerine küçük çocuk, Çiğli’deki özel bir hastanede ameliyata alındı.
İkinci böbrek naklinin ardından sağlık durumu düzelen Ömer Asaf, yeniden sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.
“Hayallerim gerçek oldu”
Yaşadığı süreci anlatan Ömer Asaf Öztürk, nakil ameliyatının ardından ağrılarının azaldığını belirtti. Uygun böbreğin bulunduğunu öğrendiğinde büyük mutluluk yaşadığını dile getiren Ömer Asaf, şöyle konuştu:
“Hayallerim gerçek oldu. Kateterden de kurtuldum. En çok kuzenimle dışarı çıkmak istiyorum. Allah böbrek nakli bekleyen herkese nasip etsin.”
Anne Öztürk: İki yıldır telefonum yastığımın altında uyuyorum
Anne Emine Öztürk, hem kendisinin hem de eşinin böbrek nakli ameliyatı geçirdiğini, oğullarının da benzer sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini anlattı.
Oğlunun yıllardır nakil beklediğini belirten anne Öztürk, bu süreçte umutlarını hiç kaybetmediklerini ifade etti.
Ömer Asaf’ın Türkiye’de evde hemodiyaliz tedavisi gören tek çocuk hasta olduğunu belirten anne Öztürk, bekleyişin aile üzerindeki etkisini şu sözlerle anlattı:
“Hiç umutsuzluğa kapılmadık. Ömer, Türkiye'de tek ev hemodiyaliz hastası çocuktu. Ayın 27'sinde bir umutla telefonumuz çaldı. 2 yıldır telefonum yastığımın altında uyuyorum. Bunu yaşamayan bilmez. Kimsenin organları topraklar altında çürümesin. Umut olsunlar. Bir çocuğun hayatına dokundular. Onun gibi birçok arkadaşı organ bekliyor. Umarım daha çok organ nakli olur. Kadavradan nakil oldu sevinemiyorum çünkü gelen böbreği düşünüyoruz. Orada bir can gitti, bize bir can geldi. İçimizde bunun hüznü var.”
Anne Öztürk, oğlunun nakil olacağını öğrendiğinde kendisine sarılarak ağladığını da dile getirdi. Aile, organ bağışının daha fazla hastaya umut olmasını istiyor.
Uzmanlardan nakil sonrası açıklama
Hastanede görev yapan Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, Ömer Asaf’a ilk nakilde verilen böbrekte kronik rejeksiyon, yani organ reddi geliştiğini ve bunun böbrek yetmezliğine yol açtığını belirtti.
Hastanenin böbrek nakli sorumlusu Uzm. Dr. Işık Özgü ise ikinci nakille birlikte böbreğin iyi çalıştığını ve Ömer Asaf’ın kısa sürede sağlığına kavuştuğunu ifade etti.
Yıllarca diyaliz tedavisi gören ve ikinci kez böbrek nakli olan Ömer Asaf’ın hikâyesi, organ bağışının hastalar ve aileleri için taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu.