Anadolu'nun kültürel mirasını kitre bebeklerle geleceğe taşıyor
- Oluşturulma : 07.08.2026 11:29
- Güncelleme : 07.08.2026 11:29
- Kaynak : AA
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülen İzmirli Emine Polat, geleneksel kitre bebek sanatıyla Anadolu'nun kültürel mirasını yaşatıyor. Yaklaşık 20 yıldır el emeğiyle hazırladığı bebekler, unutulmaya yüz tutmuş yöresel kıyafetleri ve yaşam kültürünü gelecek kuşaklara aktarıyor.
İzmir'de yaşayan 74 yaşındaki Emine Polat, evinin çatı katındaki atölyesinde büyük bir sabır ve titizlikle kitre bebek üretiyor. Geven bitkisinden elde edilen kitre kullanılarak hazırlanan bebekler, tel iskelet üzerine pamukla şekillendiriliyor. Daha sonra yüz, el ve ayak detayları tek tek işlenirken, temsil ettikleri yörenin geleneksel kıyafetleri de aslına uygun şekilde hazırlanıyor.
81 İLİ TEMSİL EDEN 160 BEBEK HAZIRLADI
Kitre bebek yapımını 2004 yılında kendi çabalarıyla öğrendiğini anlatan Polat, kitrenin geven bitkisinin sütünden elde edildiğini belirtti. İki gün suda bekletilip süzülen kitrenin pamukla birleştirilerek bebeklerin şekillendirilmesinde kullanıldığını ifade eden Polat, her bebeğin yüz ifadesini oluştururken temsil ettiği yörenin insanını hayal ettiğini söyledi. Bu nedenle hiçbir bebeğin diğerinin birebir aynısı olmadığını dile getirdi.
İlk dönemlerde yöresel kıyafetlere ulaşmakta güçlük çektiğini belirten Polat, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü öğretim üyelerinin arşivlerinden yararlanarak kıyafetleri gerçeğine uygun biçimde hazırlamaya başladığını anlattı.
Bugüne kadar Türkiye'nin 81 ilini temsil eden kadın ve erkek figürlerinden oluşan 160 kitre bebek yaptığını belirten Polat, eserlerini korumanın zor olması nedeniyle Malatya Kent Müzesi'ne teslim ettiğini söyledi. Polat, bebeklerin müzede sergilenmesinin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.
"ASLINDA YAPTIĞIMIZ İŞ KÜLTÜRÜMÜZÜ AKTARMAK"
Çalışmalarının temel amacının Anadolu'nun kültürel değerlerini gelecek nesillere taşımak olduğunu vurgulayan Polat, şunları söyledi:
"Aslında yaptığımız iş kültürümüzü aktarmak. Erzincan'da artık ehram kullanılmıyor. Ben ehramlı bir bebek yaptım. Sergilediğimde 'Bu nedir?' diye soruyorlar. Erzincan, Erzurum, Bayburt yörelerinde giyilen bir kıyafet ama bugün giyen yok. Tandırda kete yapan kadınları yaptım. Erzincan'da artık tandır da kalmadı. O bizim geleneksel tandırımız. Orada ekmekler pişerdi, börekler, keteler yapılırdı. Bunları yeni nesillere aktarmak da çok güzel."
KİTRE BEBEKLERİ YURT DIŞINDA DA İLGİ GÖRDÜ
Hazırladığı kitre bebekleri Almanya, Fransa ve Bulgaristan'da açtığı sergilerde tanıtma fırsatı bulduğunu anlatan Polat, etkinliklere yöresel kıyafetlerle katılarak Türk kültürünü temsil ettiğini söyledi.
"Bu kültürü taşımayı üstlendim çünkü bunu severek yapıyorum. Yurt dışında da tanıtmak nasip oldu. Bebeklerimizi, kıyafetlerini çok beğendiler. Gittiğim yerlerde kendim de bu geleneksel kıyafetleri giyiniyorum. Orada 'Bizim bu bebeklerde var ama bizler de bunu giyiyorduk' diye bu kültürü aktarmaya çalışıyoruz." diyen Polat, hazırladığı eserlerin kültürler arasında köprü kurduğunu ifade etti.
"SATILAN HER BEBEĞİMİN ARKASINDAN ÜZÜLÜYORUM"
Zeybek, mehteran takımı, Mevlana, geleneksel gelin ve damat figürleri ile Türkiye'nin yedi bölgesine özgü çok sayıda kitre bebek hazırlayan Polat, kıyafetlerde renk ve detayları gerçeğine uygun yansıtmaya büyük özen gösterdiğini söyledi.
Yaptığı her bebekle güçlü bir bağ kurduğunu belirten Polat, eserlerini satarken duygulandığını dile getirerek, "Yaptığım eserleri birebir yaşıyorum. Onları çok seviyorum. Satılan her bebeğimin arkasından üzülüyorum. İzmir temalı kitre bebeklerimi bir festivalde Japon bir aile aldı. Arkasından keşke vermeseydim dedim. Onlarla bütünleşiyorsunuz, yaşıyorsunuz. Ömrüm yettikçe devam ettirmeyi düşünüyorum." ifadelerini kullandı.